BM: Ekonominin Gündemi Eşitsizlik ve Ekolojik Kriz Olmalı

BM uzmanı Olivier De Schutter, ekonomik gündemin artan eşitsizlik ve ekolojik krizle mücadele etmesi gerektiğini vurguladı.

Birleşmiş Milletler, Nisan ayında yoksulluğun ortadan kaldırılmasına yönelik bir yol haritasını açıklamaya hazırlanırken, kurumun önde gelen uzmanlarından Olivier De Schutter, küresel ekonominin artık aşırı zenginlerin isteklerine boyun eğmekten vazgeçmesi gerektiğini ifade etti. De Schutter, artan eşitsizlik ve ekolojik çöküşle başa çıkabilmek için yeni bir ekonomik gündeme ihtiyaç duyulduğunu belirtti.

De Schutter, dünya genelindeki sıradan insanlara hizmet edecek şekilde küresel ekonominin yeniden yapılandırılmasının zorunlu olduğunu vurguladı. Siyasetçilerin, sadece en zengin bireylerin ve şirketlerin kârlarına odaklanan, toplumsal ve ekolojik açıdan yıkıcı büyümeye öncelik vermekten vazgeçmeleri gerektiğini söyledi. Bunun yerine, artan eşitsizlik, ekolojik çöküş ve aşırı sağ siyasetin yeniden yükselişi gibi iç içe geçmiş krizlerle mücadele etmek için yeni bir ekonomik gündem oluşturulması gerektiğini ifade etti.

De Schutter, “Elde ettiğimiz sınırlı kaynaklar, aşırı zenginlerin isteklerini karşılamak yerine, yoksulluk içinde yaşayan insanların temel ihtiyaçlarını karşılamaya ve toplumsal değer üreten alanlara öncelik vermek için kullanılmalıdır,” dedi. Ayrıca, sınırlı kaynaklarını sosyal konut yerine büyük malikâneler inşa etmeye ya da toplu taşıma sistemleri yerine güçlü otomobiller üretmeye öncelik veren bir ekonominin son derece verimsiz olduğunu ve düşük gelirli bireylerin ihtiyaçlarını karşılamada başarısız olacağını belirtti.

Nisan ayında yayımlanacak olan yol haritasının, BM ajansları, akademisyenler, sivil toplum kuruluşları ve sendikaları bir araya getiren gayri resmi bir “büyümenin ötesi koalisyonu” tarafından hazırlandığını da sözlerine ekledi. Bu yol haritasının, hükümetlerin ve çok taraflı kurumların yoksullukla mücadeledeki politika seçeneklerini genişletmeyi amaçladığını ifade etti. Değerlendirilen adımlar arasında evrensel temel gelir, iş güvencesi programları, borçların silinmesi ve aşırı servet vergisi gibi öneriler yer alıyor.

De Schutter, yol haritasının iki önemli girişimle aynı döneme denk geleceğini özellikle vurguladı. Bunlardan biri, BM Genel Sekreteri Antonio Guterres tarafından başlatılan ve ekonomik başarının temel ölçütü olarak GSYH’nin yerine neyin geçebileceğini inceleyen çalışma, diğeri ise küresel eşitsizlik üzerine, ünlü ekonomist Joseph Stiglitz liderliğindeki G20 bağımsız uzmanlar panelinin hazırladığı ikinci rapor.

BM içinde birçok kişinin yıllardır “büyümenin ötesine geçmenin zorunluluğuna” ikna olduğunu ancak büyümeyi sorgulamanın hâlâ tabu olduğunu belirten De Schutter, bu durumun değişebileceğini ifade etti. Yol haritası ve diğer girişimlerin, kamuoyunda tanınmış isimlerin büyüme konusundaki görüşlerini daha açık bir şekilde ifade etmelerine olanak tanıyabileceğini söyledi.

Bu süreçte, eşitsizlikle mücadeleyi denetlemek üzere kalıcı bir BM organı kurulması çağrısında da bulunan De Schutter, bu organın ekonominin baştan itibaren yeniden dağıtımcı ve sürdürülebilir olacak şekilde tasarlanmasını sağlayacak önlemleri gözetmesi gerektiğini belirtti. Bu yeni yapının, 1988’de kurulan ve iklim kriziyle mücadelede uluslararası çabaları koordine eden Hükümetlerarası İklim Değişikliği Paneli gibi çalışabileceğini ifade etti.

De Schutter, 2020’de BM özel raportörü olarak atanmasından bu yana birçok düşük gelirli ve gelişmekte olan ülkeyi ziyaret ettiğini ve bu ülkelerin yıkıcı bir büyüme modeline sıkıştığını belirtti. Bu durumun ekolojik yıkım, düşük ücretler ve asgari düzeyde yatırım gibi olumsuz sonuçlar doğurduğunu vurguladı. “Bu ülkelerde küresel piyasalardan değil, iç talepten beslenen bir büyümeye ihtiyacımız var. Kuzey-Güney eksenli küresel tedarik zincirleri yerine bölgesel entegrasyonu ve Güney-Güney ticaretini teşvik etmeliyiz. İnsanların yoksulluktan kurtulabilmesi için ihtiyaçlarını öncelemeliyiz,” dedi.

Daha zengin ve gelişmiş ülkeler için ise De Schutter, açıklanacak yol haritasının kamu hizmetleri ve sosyal korumaların, ekonominin geneline yayılan ayrım gözetmeyen büyümeye dayanmak yerine, servet ve yıkıcı ekonomik faaliyetlerin vergilendirilmesiyle nasıl finanse edilebileceğini ortaya koyacağını ifade etti. Ayrıca, Nisan ayında açıklanacak önerilerin, önde gelen ekonomistler, akademisyenler, BM organları, sendikalar ve sivil toplum kuruluşları tarafından desteklendiğini belirterek, “2030 sonrası gündem için gezegenin sınırlarını sosyal adaletle ve yoksulluk ile eşitsizlikle mücadeleyle uzlaştıran uygulanabilir bir alternatif sunma konusunda gerçekçi bir fırsat var. Mesele bu. Eğer bunu başaramazsak, aşırı sağ popülistler kendi gündemlerini dayatacaktır,” diye ekledi.

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu