Bakan Ersoy: Tarihi eser iadeleri için MİT desteği
Bakan Mehmet Nuri Ersoy, son 8 yılda 9 binden fazla eserin Türkiye’ye getirildiğini belirterek tarihi eser iadeleri sürecini anlattı.
Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, Türkiye’den yasa dışı yollarla yurt dışına çıkarılan kültür varlıklarının ülkeye kazandırılması için kapsamlı bir takip ve iade süreci yürütüldüğünü söyledi. Ersoy, 2002’den bu yana Türkiye’ye getirilen eser sayısının 13 bin 474’e ulaştığını, bunların 9 binden fazlasının son 8 yılda iade edildiğini belirtti.
2026 yılında 26 eserin Türkiye’ye döndüğünü ifade eden Ersoy, elde edilen sonuçların bilimsel araştırma, hukuk ve diplomasi çalışmalarının birlikte yürütülmesiyle mümkün olduğunu kaydetti. Bakan, yurt dışında bulunan çok sayıda eserin takibinin sürdüğünü belirterek, “Bazen MİT’ten rica ediyoruz, istiyoruz. ‘Şu konu, şu eser’ diyoruz” ifadelerini kullandı.
Bakanlık bürokratlarından edinilen bilgilere göre, Türkiye’ye ait eserlerin iadesinde en olumlu yaklaşım ABD’den geliyor ve en fazla eser bu ülkeden geri alınıyor. Türkiye kökenli çok sayıda kültür varlığının sergilendiği İngiltere ve Almanya’nın ise iade konusundaki görüşmelere mesafeli yaklaştığı belirtildi.
Marcus Aurelius heykelinin iadesi
Tarihi eserlerin izini sürmenin kimi zaman yıllar alabildiğini belirten Ersoy, Marcus Aurelius heykelinin 65 yıllık bir mücadelenin ardından Türkiye’ye getirildiğini söyledi. Heykelin topuğundaki bir parçanın bulunmasının, eserin Boubon Antik Kenti’nden çıkarıldığını kanıtlamada önemli rol oynadığını aktaran Ersoy, parçanın heykelle “yapboz gibi” uyduğunun ortaya konulduğunu ifade etti.
Marcus Aurelius ile Boubon Antik Kenti’nden yasa dışı yollarla çıkarılan diğer eserlerin Cumhurbaşkanlığı Millet Kütüphanesi’nde sergilendiğini belirten Ersoy, aynı sergide yurt dışından iade edilen eserlerle, Türkiye’de kaçakçılıktan kurtarılan ve bilimsel kazılarda bulunan kültür varlıklarının da yer aldığını söyledi.
Her eserin geçmişi anlamak açısından değer taşıdığını vurgulayan Ersoy, küçük bir kandil ya da yıpranmış bir sikkenin bile geçmişteki yaşam, üretim ve ticaret ilişkileri hakkında önemli bilgiler sağlayabileceğini belirtti. Bu nedenle Türkiye topraklarına ait tüm kültür varlıklarının aynı titizlikle takip edildiğini kaydetti.
Kültür varlığı kaçakçılığının sınır aşan ve örgütlü bir suç olduğunu ifade eden Ersoy, mücadelede uluslararası iş birliğinin önemine dikkat çekti. Osmanlı döneminde 1903’te çıkarılan ilk kanunla birlikte Türkiye’nin hukuki zemininin güçlendiğini belirten Bakan, daha önceki dönemlere ait eserlerde ise kanıtlama sürecinin daha zor olduğunu söyledi.
Türkiye’nin bugüne kadar 14 ülkeyle ikili anlaşma imzaladığını aktaran Ersoy, ABD ile 2021’de başlayan iş birliğinin 24 Mart 2026’da beş yıl daha uzatıldığını açıkladı. Türkiye’nin yalnızca kendi eserlerinin iadesini değil, farklı ülkelerden yasa dışı yollarla çıkarılan kültür varlıklarının ait oldukları topraklara dönmesini de savunduğunu belirten Ersoy, bu yıl Etiyopya kökenli bir el yazmasının Etiyopya makamlarına teslim edildiğini söyledi.
Eserler müzayede ve koleksiyonlarda izleniyor
Yurt dışındaki Türkiye kökenli eserlerin kesintisiz biçimde takip edildiğini belirten Ersoy, uzmanların müzeleri, özel koleksiyonları ve uluslararası müzayedeleri düzenli olarak incelediğini söyledi. Eserlerin geçmişinin akademik yayınlar ve arşiv belgeleri üzerinden araştırıldığını aktaran Bakan, sosyal medya platformlarının da takip edildiğini kaydetti.
Bir eserin Türkiye’den yasa dışı yollarla çıkarıldığına ilişkin bilimsel ve hukuki kanıtlar ortaya konulduğunda ilgili ülke makamları nezdinde iade sürecinin başlatıldığını ifade eden Ersoy, Türkiye’nin girişimleri sonrasında muhtemel alıcıların geri çekilebildiğini ve satıcıların zor durumda kaldığını söyledi.
Ersoy, tarihi eser iadeleri kapsamında Çingene Kızı mozaiğine ait 13’üncü paneli örnek gösterdi. Bilimsel incelemelerle panelin Zeugma’daki büyük taban mozaiğinin bir parçası olduğunun belirlendiğini aktaran Bakan, eserin uluslararası sanat piyasasında takibe alındığını söyledi.
İlk girişimde alıcı bilgilerine ulaşılamadığı için sonuç alınamadığını belirten Ersoy, dosyanın kapatılmadığını ifade etti. Uzmanların müzayede takibi sırasında panelin yeniden satışa çıkarıldığını tespit ettiğini aktaran Bakan, yenilenen girişimler sonucunda eserin bu yıl Türkiye’ye iade edilmesinin sağlandığını açıkladı.




