Türkiye Kuantum Teknolojileri İçin Uluslararası İşbirliğine Gidiyor
TÜBİTAK, kuantum teknolojileri için uluslararası AR-GE projelerini destekleyecek. Projelerin bütçesi 600 bin avro ile sınırlı.
TÜBİTAK, kuantum algılama, metroloji, haberleşme ve hesaplama alanlarında uluslararası işbirliklerine dayanan AR-GE projelerini desteklemek amacıyla EUREKA Xecs 2026 Uygulamalı Kuantum Teknolojileri Çağrısı’nı duyurdu. Bu çağrının toplam bütçesi 3 milyon avro olarak belirlenirken, Türk ortakların proje bütçesi 600 bin avroyu geçemeyecek ve projelerin süresi ise en fazla 36 ay olacak.
Türkiye, kuantum teknolojileri konusunda araştırma altyapısını, insan kaynağını ve sanayi kapasitesini geliştirmek için önemli adımlar atıyor. Türkiye Bilimsel ve Teknolojik Araştırma Kurumu (TÜBİTAK), bu alandaki çalışmaları endüstriyel uygulamalara ve ticarileşebilir ürünlere dönüştürmeyi hedefliyor. AA’nın derlediği bilgilere göre, kuantum hesaplama, haberleşme, algılama ve metroloji konuları, Türkiye’nin yüksek teknoloji gündeminde giderek daha fazla önem kazanıyor.
Bu bağlamda, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı’nın HIT-30 Yüksek Teknoloji Yatırım Programı çerçevesinde oluşturulan 300 milyon dolarlık destek bütçesi dikkat çekiyor. Bu programla, araştırma merkezleri, üniversiteler ve özel sektör için yüksek kapasiteli kuantum hesaplama altyapıları kurulması, ölçeklenebilir donanım ve yazılım ekosistemlerinin geliştirilmesi hedefleniyor.
Türkiye’deki kuantum altyapısının önemli bir parçasını TOBB, TOBB Ekonomi ve Teknoloji Üniversitesi (TOBB ETÜ) ve ASELSAN işbirliği oluşturuyor. Cumhurbaşkanlığı Savunma Sanayii Başkanlığı (SSB) koordinasyonunda yürütülen bu işbirliği çerçevesinde, 2022 yılında TOBB ETÜ Teknoloji Merkezi’nde Kuantum Teknolojileri Araştırma Laboratuvarı açıldı. TOBB ETÜ, süper iletken kuantum elektroniği alanındaki çalışmalarıyla Türkiye’nin ilk kuantum bilgisayarı olan QuanT’ı Kasım 2024’te tanıtmayı planlıyor.
Ayrıca, ASELSAN ile SSB arasında Süper İletken Kuantum İşlemci Birimi (QPU) Geliştirilmesi Projesi’nin başlatılması da önemli bir gelişme oldu. TÜBİTAK Ulusal Metroloji Enstitüsü (UME) ise mayıs ayında düzenlenen SAHA 2026 etkinliğinde rubidyum ve stronsiyum optik örgü saat prototipleri ile kuantum çip örneklerini sergiledi. Türkiye’nin uzay tabanlı zaman ve frekans teknolojileri alanındaki önemli projelerinden biri olan Rubidyum Atomik Frekans Standardı (RAFS), geçtiğimiz hafta SpaceX Transporter-17 görevi kapsamında başarıyla uzaya fırlatıldı.
TÜBİTAK’ın EUREKA Xecs 2026 Uygulamalı Kuantum Teknolojileri Çağrısı, kuantum teknolojilerinin teknoloji hazırlık seviyesini 4-5’ten 6-7’ye çıkarmayı ve özel sektör öncülüğünde üniversite ve kamu kuruluşlarının da yer aldığı ihtisaslaşmış AR-GE ve yenilik konsorsiyumları oluşturmayı amaçlıyor. Çağrıda, en az iki EUREKA üyesi ülkeden kuruluşların yer alması ve bu kuruluşlardan en az birinin Avrupa Birliği üyesi veya Ufuk Avrupa’ya asosiye bir ülkeden olması şartı aranmaktadır.
Çağrının ilk başlığı olan kuantum algılama alanında, tıbbi teşhis ve görüntüleme, hassas navigasyon, jeolojik araştırmalar ve uzay uygulamalarında daha yüksek doğruluk ve hassasiyet sağlayacak sensör teknolojilerine odaklanılacak. Ayrıca, ölçüm elektroniği, boyut küçültme, üretilebilirlik ve makine öğrenmesi destekli çözümler de bu kapsamda değerlendirilecektir.
Kuantum metrolojisi alanında, ölçüm altyapıları, test yöntemleri, doğrulama, sertifikasyon ve standardizasyon çözümleri desteklenecek. Kuantum haberleşme ve siber güvenlik projelerinde ise sistem performansının artırılması, mevcut iletişim altyapıları ve güvenlik çözümleriyle entegrasyon ile düşük maliyetli ve endüstriyel ölçekte uygulanabilir teknolojilerin geliştirilmesi hedefleniyor.
Kuantum hesaplama için etkinleştirici elektronik bileşenler ve sistemler başlığında, kübitlerin başlatılması, kontrolü, kalibrasyonu, sinyal okuma ve yükseltme işlemlerine yönelik düşük gürültülü elektronik sistemler geliştirilecek. Kriyojenik veya oda sıcaklığında çalışan çözümler ile ilgili fotonik teknolojiler de çağrı kapsamında yer alacak.
Programın ulusal çağrı bütçesi 3 milyon avro olarak belirlenirken, bir projedeki Türk ortakların toplam proje bütçesi 600 bin avroyu geçemeyecek. Sermaye şirketi dışındaki kurumların bütçesi, Türk ortakların toplam proje bütçesinin en fazla yüzde 30’u kadar olabilecek. Projeler en fazla 36 ay sürecek. Destek oranı büyük ölçekli kuruluşlar için yüzde 60, KOBİ’ler için ise yüzde 75 olacak. Genel ve özel bütçeli kamu idareleri, vakıf üniversiteleri, eğitim ve araştırma hastaneleri ile kamu araştırma merkez ve enstitülerinin uygun giderleri yüzde 100 oranında desteklenecek.
Personel, seyahat, danışmanlık, hizmet alımı, alet, teçhizat, yazılım, yayın, malzeme ve sarf giderleri destek kapsamına alınacak. Ancak konsorsiyumdaki kuruluşların birbirinden sağlayacağı bazı danışmanlık ve hizmet alımları ile ticarileşme aşamasına ilişkin giderler desteklenmeyecek. Uluslararası ön proje başvuruları 26 Kasım 2026’ya, tam proje önerileri ise 5 Mart 2027’ye kadar alınacak. Ulusal çağrı 8 Ocak 2027’de açılacak. Kuruluş bazlı ön kayıt için son tarih 30 Mart 2027, proje başvuruları için son tarih ise 31 Mart 2027 olarak belirlendi.




