Hürmüz Krizi Yenilenebilir Enerji Çözümlerini Gündeme Taşıdı

Hürmüz Boğazı’ndaki kriz, fosil yakıt sistemlerinin zayıflığını gösterirken, çözüm yenilenebilir enerji yatırımlarında aranıyor.

Orta Doğu’daki artan gerilimler ve Hürmüz Boğazı etrafındaki kriz, fosil yakıtlara dayalı enerji sistemlerinin ne denli kırılgan olduğunu bir kez daha gözler önüne seriyor. Uluslararası yetkililer, bu durumun çözümünün yenilenebilir enerji ve dağıtık sistemlerde olduğuna dikkat çekiyor.

Uluslararası Yenilenebilir Enerji Ajansı (IRENA) Genel Direktörü Francesco La Camera, Antalya Diplomasi Forumu (ADF) 2026 çerçevesinde Anadolu Ajansı muhabirine yaptığı açıklamada, yaşananların yalnızca geçici bir arz sorunu değil, aynı zamanda merkezi ve fosil yakıt temelli enerji sisteminin yapısal bir krizi olduğunu ifade etti. La Camera, fosil yakıtlarla çalışan sistemlerin enerji güvenliğini sağlama konusunda yetersiz kaldığını vurgulayarak, son yıllarda kurulan yeni elektrik kapasitesinin yüzde 90’ından fazlasının yenilenebilir kaynaklardan oluştuğunu belirtti.

Krizin enerji dönüşümünü hızlandırdığını dile getiren La Camera, çözümün daha fazla yenilenebilir enerji yatırımı ve merkezi olmayan sistemlerin yaygınlaştırılması olduğunu söyledi. Ayrıca, bölgesel işbirliklerinin önemine dikkat çekerek, Afrika ve Orta Asya’da yeni girişimlerin devam ettiğini, Bakü’de bir yatırım forumu düzenleneceğini ve çok taraflı finans kuruluşlarının yer aldığı platformlarla yatırımların kolaylaştırıldığını aktardı.

Birleşmiş Milletler (BM) Genel Sekreteri’nin İklim Eylemi ve Adil Geçiş Özel Danışmanı Selwin Hart ise ADF kapsamında yaptığı açıklamada, Orta Doğu’daki krizin özellikle fosil yakıt ithalatına bağımlı ülkeler için “açık bir uyarı” niteliği taşıdığını ifade etti. Dünya nüfusunun büyük bir kısmının net fosil yakıt ithalatçısı ülkelerde yaşadığına dikkat çeken Hart, mevcut sistemin doğası gereği “istikrarsız ve değişken” olduğunu vurguladı.

Yenilenebilir enerjinin artık en hızlı ve güvenli seçenek haline geldiğini belirten Hart, “Enerji güvenliği ve egemenliğine giden en güvenli yol yenilenebilir kaynaklardan geçiyor” dedi. Hart, mevcut krizlerin temiz enerji yatırımlarını hızlandırmak için bir fırsata dönüştürülmesi gerektiğini ifade ederek, hedeflerin somut politikalara ve projelere dönüştürülmesi çağrısında bulundu.

Yenilenebilir enerji kaynaklarının jeopolitik risklerden bağımsız olduğunu vurgulayan Hart, “Rüzgâra ya da güneşe ambargo uygulanamaz, fiyatları ani şekilde artmaz.” şeklinde değerlendirmelerde bulundu.

Öte yandan La Camera, kasım ayında Antalya’da düzenlenecek COP31 hazırlıklarının sürdüğünü, yenilenebilir enerji kapasitesinin artırılması ve enerji verimliliğinin iki katına çıkarılmasına yönelik bir raporun Eylül ayında New York’ta sunulacağını bildirdi. Fosil yakıtlardan çıkışa yönelik yol haritası ve elektrifikasyon hedeflerinin de zirvenin ana gündem maddeleri arasında yer alması bekleniyor.

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu