Ateşkes Sonrası Havacılık Sektöründe Endişeler: Toparlanma Zaman Alacak

IATA, İran’ın Hürmüz Boğazı’nı açması durumunda bile jet yakıtı arzının toparlanmasının aylar süreceğini belirtti.

Küresel havayolu endüstrisini temsil eden Uluslararası Hava Taşımacılığı Birliği (IATA), İran’ın Hürmüz Boğazı’nı yeniden açması halinde bile jet yakıtı arzının normale dönmesinin aylar alabileceği konusunda uyarıda bulundu. Bu açıklama, ABD Başkanı Donald Trump’ın İran ile iki haftalık bir ateşkes anlaşmasına varıldığını duyurmasının ardından geldi.

Ateşkes haberiyle birlikte petrol fiyatları varil başına 95 doların altına gerilerken, piyasalar Hürmüz Boğazı’ndan geçen küresel petrol ticaretinin yaklaşık beşte birinin yeniden başlayabileceği beklentisini fiyatlarına yansıttı. IATA Genel Direktörü Willie Walsh, Singapur’da yaptığı açıklamada, ham petrol fiyatlarında bir düşüş beklediklerini ancak rafineri kapasitelerindeki hasar nedeniyle jet yakıtı maliyetlerinin yüksek kalmaya devam edeceğini ifade etti.

Walsh, Orta Doğu’daki rafinerilerin yalnızca jet yakıtı değil, tüm rafine ürünler açısından küresel arzda kritik bir rol oynadığını belirterek, “Boğaz açılsa bile arzın normale dönmesi aylar alacaktır” dedi.

Havayolları Operasyonlarını Yeniden Düzenliyor

Orta Doğu’daki çatışmalar nedeniyle Asya’daki havayolu şirketleri, uçuşlarını azaltma yoluna giderken bazı firmalar kalkış noktalarından ekstra yakıt taşıma ve ek yakıt ikmali durakları eklemeye başladı. Jet yakıtı fiyatlarının iki katına çıkması, sektör üzerindeki maliyet baskısını daha da artırdı. Krizden en fazla etkilenen ülkeler ise yakıt ithalatına bağımlı ve düşük gelirli pazarlar oldu. Özellikle Vietnam, Myanmar ve Pakistan gibi ülkelerde bu baskı daha belirgin hale geldi. Çin ve Tayland, jet yakıtı ihracatını durdururken, Güney Kore ihracatını geçen yılki seviyelerle sınırlı tutmayı tercih etti.

Arz Geri Gelse Bile Zaman Gerekecek

Walsh, ham petrol akışının yeniden başlaması durumunda Çin ve Güney Kore’nin rafine ürün ihracatını artırabileceğini belirtti. Ancak mevcut yüksek rafineri marjlarının (crack spread) rafinerileri üretimi artırmaya teşvik edeceğini ifade etse de, bu durumun kısa vadede sınırlı etkileri olacağını vurguladı.

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu