ECB faiz yönü yeniden yukarı mı dönüyor? Yeni sinyal
Euro Bölgesi enflasyonunun enerji etkisiyle yükselmesi, ECB faiz yönü beklentilerini değiştirdi. JPMorgan ve BNP Paribas aralık artışı bekliyor.
Euro Bölgesi’nde yıllık enflasyon, ağustosta yüzde 3,3’e çıkarak temmuzdaki yüzde 2,9 seviyesini aştı. Fiyat artışlarının Avrupa Merkez Bankası’nın yüzde 2’lik orta vadeli hedefinin üzerinde kalması, ECB faiz yönü konusunda piyasa beklentilerinin yeniden şekillenmesine yol açtı. Manşet enflasyondaki yükselişin temel nedeni ise enerji maliyetlerindeki artış oldu.
Enerji enflasyonu aynı dönemde yüzde 10,3’ten yüzde 14,3’e yükseldi. Buna karşılık enerji ve gıda fiyatları hariç tutularak hesaplanan çekirdek enflasyon yüzde 2,5’ten yüzde 2,4’e geriledi. Hizmet fiyatlarındaki yıllık artış da yüzde 3,3’ten yüzde 3’e indi. Veriler, genel enflasyondaki ivmelenmenin büyük ölçüde enerji kaynaklı olduğunu gösterse de yüksek enerji maliyetlerinin diğer fiyat kalemlerine yayılma riski devam ediyor.
ECB, enerji kaynaklı şokun ekonomiye ve enflasyon görünümüne etkisini yakından takip ediyor. Banka haziran ayında üç politika faizini 25 baz puan artırarak mevduat faizini yüzde 2,25’e çıkarmıştı. Kararların önceden belirlenmiş bir faiz patikasına bağlı olmayacağını açıklayan ECB, bundan sonraki adımların ekonomik veriler ve toplantı bazındaki değerlendirmeler doğrultusunda belirleneceğini vurgulamıştı.
Eylül toplantısında artış beklentisi güçlendi
ECB’nin 10 Eylül’de gerçekleştireceği toplantı, kısa vadeli faiz politikasının yönü açısından kritik önem taşıyor. Piyasa fiyatlamaları, 25 baz puanlık artırım ihtimalinin yüzde 99,2’ye ulaştığına işaret ediyor. Böyle bir karar alınması halinde mevduat faizi yüzde 2,50 seviyesine yükselecek.
Asıl değişim ise eylül sonrasına ilişkin beklentilerde yaşanıyor. Daha önce sıkılaşma sürecinin eylül toplantısıyla tamamlanacağını öngören bazı büyük finans kuruluşları, enerji fiyatlarının kalıcılığı ve enflasyon risklerinin güçlenmesi nedeniyle tahminlerini revize etti. Bu tablo, ECB’nin eylül kararından sonra faizleri sabit tutup tutmayacağı sorusunu daha önemli hale getirdi.
Ekonomistlerin önemli bir bölümü, eylül artışının ardından ECB’nin beklemeye geçeceğini düşünüyor. Ancak piyasa göstergeleri ve finans kuruluşlarının güncellenen tahminleri, faiz artışlarının daha uzun bir döneme yayılabileceği ihtimalini de gündemde tutuyor.
JPMorgan ve BNP Paribas aralık artışı bekliyor
JPMorgan, ECB’nin aralık ayında 25 baz puanlık ek bir artırım yapacağını tahmin ediyor. Bu senaryonun gerçekleşmesi durumunda mevduat faizi yüzde 2,75’e çıkacak. BNP Paribas da benzer şekilde aralık ayında faiz artırımı öngörüyor. Kurumların tahmin değişiklikleri, enerji fiyatlarının uzun süre yüksek kalabileceği ve enflasyon baskılarının beklenenden daha dirençli olabileceği değerlendirmesine dayanıyor.
JPMorgan ekonomisti Greg Fuzesi’ye göre aralık beklentisinin arkasında birkaç temel unsur bulunuyor. Enerji maliyetlerindeki kalıcı baskı, ekonomik büyümenin dirençli seyretmesi, çekirdek enflasyondaki katılık ve ECB’nin nötr faiz oranına ilişkin değerlendirmesini yukarı yönlü değiştirmesi bu unsurlar arasında sıralanıyor.
Enerji piyasalarındaki gelişmeler, Avrupa’nın enflasyon görünümü bakımından belirleyici olmaya devam ediyor. Orta Doğu’daki çatışmaların enerji arzı üzerindeki etkisini sürdürmesi, petrol ve doğal gaz fiyatlarının yüksek kalma ihtimalini artırıyor. JPMorgan da Avrupa doğal gaz fiyatlarının kış boyunca yüksek seyredeceğini öngörüyor. Bu durum, bölge ekonomisinde enerji maliyetleri kaynaklı yeni bir fiyat baskısı yaratabilir.
Dördüncü faiz artışı temel senaryoda bulunmuyor
ECB’nin nötr faiz oranına dair değerlendirmelerindeki olası yukarı yönlü değişim de faiz görünümünde önem taşıyor. Ekonomiyi ne destekleyen ne de sınırlayan teorik faiz seviyesi olarak tanımlanan nötr oranın daha yüksek kabul edilmesi, yüzde 2,75’lik faiz düzeyinin önceki değerlendirmelere göre daha sınırlı bir sıkılaşma anlamına gelmesine neden olabilir.
Piyasalarda eylül ve aralık aylarındaki olası artışların ardından bir faiz artışı daha yapılabileceği yönünde fiyatlamalar bulunsa da JPMorgan, dördüncü artırımı temel senaryosuna dahil etmiyor. Bu nedenle mevcut görünüm, ECB’nin kesintisiz ve sınırsız bir faiz artırımı döngüsüne girdiği şeklinde yorumlanmıyor.
ECB’nin sonraki kararlarında enerji fiyatlarıyla birlikte çekirdek enflasyon, ücret artışları ve ekonomik büyümenin seyri belirleyici olacak. Enerji şokunun daha geniş bir fiyat baskısına dönüşmesi yeni artırımları gündeme getirebilir. Enerji piyasalarında normalleşme ve temel enflasyon göstergelerinde gerileme görülmesi ise faizlerin mevcut seviyelerde tutulmasını destekleyebilir.
Bu nedenle ECB faiz yönü henüz kesinleşmiş değil. Bununla birlikte enflasyonun hedefin üzerinde kalması, enerji maliyetlerindeki yükseliş ve ekonomik aktivitenin dirençli seyri, faizlerin daha uzun süre yüksek tutulabileceği beklentisini güçlendiriyor. Eylül toplantısının ardından verilecek mesajlar, piyasaların özellikle aralık ayına ilişkin faiz tahminlerinde belirleyici olacak.




