Türkiye’nin Ukrayna’ya Silah Sevkiyatı Tartışmaları Neden Artıyor?
Türkiye’nin Ukrayna’ya silah sevkiyatı, Karadeniz’deki gerginlikler ve NATO toplantıları sonrası gündeme geldi.
Ukrayna-Rusya savaşının mevcut durumu, Karadeniz’deki ticari deniz trafiğinin sorunlu hale gelmesi ve hububat krizinin tehditleriyle birleşince, Türkiye’nin Ukrayna’ya bazı ABD silah ve sistemlerini sevk etme süreci geniş bir tartışma konusu haline geldi. Bu durum, Türkiye’nin Rusya ve Ukrayna arasındaki denge politikasını kaybetme endişesini gündeme getirdi. Özellikle, Türkiye’de gerçekleştirilen NATO toplantısının en önemli sonuçlarından biri, Ukrayna’ya sağlanacak silah desteğinin artırılmasıydı.
Savaş öncesinde ve sonrasında Türkiye, her iki ülkenin de kabul edebileceği bir denge politikası izledi. Türkiye’nin, Ukrayna’ya SİHA’lar da dahil olmak üzere pek çok savunma sanayi ürünü sağladığı biliniyor ve bu durum gizli bir şekilde gerçekleşmedi. Türkiye, aynı zamanda her iki ülkeyle ticaretine devam etti. Tahıl ticareti anlaşması ise uluslararası alanda önemli bir başarı olarak değerlendirildi.
Ancak, uzun bir süredir Türk şirketlerinin işlettiği çeşitli yük gemilerinin hedef alınması ve yakın zamanda yaşanan can kayıpları bu durumu daha karmaşık hale getirdi. Ayrıca, Akkuyu Nükleer Santrali’nin deneme üretimine geçiş süreci de devam ediyor. Rusya’nın tahıl ihracatını kısıtlama kararı ve motorin ihracatını yasaklaması, son gelişmeler arasında yer alıyor.
Bu bağlamda, NATO toplantısı sonrası Türkiye’nin denge politikasının nasıl şekilleneceği hala belirsizliğini koruyor. ABD Dışişleri Bakanlığı tarafından Kongre’ye gönderilen yazının içeriği de büyük yankı uyandırdı. Bu durum, neden şimdi bu bilginin yayıldığı sorusunu akla getiriyor.
Öncelikle, bu süreç ABD sisteminde rutin bir uygulama olarak değerlendiriliyor. Eğer ABD, devletler arası bir satış yapılmışsa veya üzerinde herhangi bir kısıtlama varsa, bu durum Kongre’ye bildirilmekte. Kongre, 30 gün içinde aleyhte bir karar almazsa, bu işlem onaylanmış sayılıyor.
Türkiye’nin ABD Dışişleri Bakanlığı’na yaptığı bildirim sonrası Kongre’ye gönderilen yazı, bu sürecin bir parçası olarak değerlendiriliyor. Gönderilecek sevkiyat, Ukrayna-Rusya savaşının bağlamında büyük bir kapsam taşımıyor; zira bu sistemler zaten Ukrayna’nın envanterinde mevcut. ABD Dışişleri Bakanlığı da bu durumu önemle vurguluyor.
Gönderilecek mühimmat ve sistemler arasında 12 adet M270 Çok Namlulu Roketatar Sistemi (MLRS) ve 2.524 adet M26 güdümsüz Çift Amaçlı Geliştirilmiş Konvansiyonel Mühimmat (DPICM) roketi ile 47.000 adet M509AI 203 mm DPICM obüs mühimmatı bulunuyor.



