Şehirler İklim Değişikliği ve Savaşların Etkisiyle Zorlanıyor
Dünya Kent Forumu’nda konuşan delegeler, şehirlerin iklim değişikliği ve savaşlar karşısında uyum sağlamakta zorlandığını vurguladılar.
Azerbaycan’ın başkenti Bakü’de düzenlenen 13. Dünya Kent Forumu’nda (World Urban Forum – WUF13) katılımcılar, savaşlar ve iklim değişikliği gibi etkenlerin kentsel geleceği hızla şekillendirdiğini, ancak şehirlerin bu değişimlere uyum sağlamakta güçlük çektiğini ifade ettiler. Delegeler, standart konut modellerinden uzaklaşılması gerektiğini vurguladılar.
Etiyopya’nın Addis Ababa kentinde iklim değişikliğine karşı dayanıklılığı artırmak için çalışmalar yürüten Moges Tadesse, Afrika şehirlerinin karşılaştığı zorlukların oldukça ciddi olduğunu belirtti. Tadesse, zengin ülkelerin neden olduğu maliyetlerin kırılgan ülkelere yük olmaması için daha fazla uluslararası yatırım yapılması gerektiğini dile getirdi.
Uzmanlar, iklim krizinin yanı sıra demografik baskıların da büyük bir tehdit oluşturduğunu belirtiyor. Birleşmiş Milletler (BM) destekli Sürdürülebilir Çözümler Ağı’nın başkanı ekonomist Jeffrey Sachs, Afrika’nın 25 yıl içinde kırsal ağırlıklı bir kıta olma özelliğini kaybedeceğini söyledi. Sahraaltı Afrika’nın kent nüfusunun önümüzdeki çeyrek yüzyılda iki katına çıkması bekleniyor, bu da şehirlerin mevcut zorluklarına yaklaşık 1 milyar yeni insanın eklenmesi anlamına geliyor. Uzmanlar, bu dönüşümün konut ve istihdam için büyük yatırımlar gerektireceğini ifade ediyor.
Latin Amerika’da ise durum tersine dönüyor; hanelerin yaklaşık %20’sinin artık tek kişiden oluştuğu gözlemleniyor. Bu da daha küçük ve uygun fiyatlı kentsel konut birimlerine olan ihtiyacı artırıyor.
Avrupa Birliği (AB) genelinde artan konut krizi, Uygun Fiyatlı Konut Görev Gücü’nün Genel Başkan Yardımcısı Matthew Robert Baldwin tarafından sert bir şekilde eleştirildi. Baldwin, AB’deki konutların yaklaşık %20’sinin boş olduğunu, buna karşın kısa dönemli kiralamaların hızla arttığını ifade ederek, bu durumu bir skandal olarak nitelendirdi. Konut açığını kapatmak için dünya genelindeki kamu kaynaklarının bile yeterli olmayacağını belirten Baldwin, sabırlı ve sorumlu özel sermayenin uygun fiyatlı konutları desteklemek için sürece dahil edilmesi gerektiğini vurguladı.
WUF13’teki tartışmalar, BM-Habitat tarafından yayımlanan son Dünya Kentleri Raporu etrafında şekillendi. Rapora göre, dünya genelinde yaklaşık 3 milyar insan konut yetersizliği, karşılanamayan barınma maliyetleri veya temel hizmetlere erişim eksikliği nedeniyle olumsuz etkileniyor. Ayrıca, 1,1 milyardan fazla insan hâlâ gecekondu bölgelerinde ve kayıt dışı yerleşimlerde yaşamını sürdürüyor. Raporda, birçok bölgede konut fiyatlarının gelirlerden daha hızlı arttığı ve iklim kaynaklı yerinden edilmelerin yanı sıra artan eşitsizliklerin de bu durumu etkilediği vurgulanıyor.
BM’nin konut ve kentsel gelişim alanında çalışan uzmanlarından Ben Arimah, şehirlerdeki konut sorunlarının 2050 yılına kadar daha da büyüyeceğini belirtti. Dünya nüfusunun yalnızca %25’inin konut sahibi olabilmek için mortgage sistemlerinden yararlanabildiğini ifade eden Arimah, bu durumun insanların büyük çoğunluğunun finansal kapasitesinin yetersiz olduğunu gösterdiğini söyledi.




