Prens Selman’ın İran’a Yönelik Askeri Harekat Önerisi Gündemde
Suudi Veliaht Prens Selman’ın, ABD’ye İran’a karşı kara harekatı önerdiği iddiaları tartışma yarattı.
Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman’ın, ABD’ye İran’a karşı kara harekatı da dahil olmak üzere askeri önlemler alınması gerektiğini önerdiği iddiaları, sosyal medyada geniş yankı buldu. Uzun süredir devam eden çatışmaların bölgedeki riskleri artırabileceği kaydediliyor.
ABD’li yetkililerle yapılan görüşmeler hakkında bilgi sahibi olan kaynaklara göre, Prens Selman, ABD Başkanı Donald Trump’a İran’a karşı savaşın sürdürülmesi gerektiğini iletti. Bu görüşmelerde, ABD-İsrail askeri operasyonlarının Orta Doğu’da tarihi bir değişim yaratma fırsatı sunduğu ifade edildi.
New York Times’ta yer alan habere göre, son günlerde gerçekleştirilen bir dizi toplantıda Prens Selman, Trump’a İran’daki mevcut yönetimin ortadan kaldırılması için baskı yapılması gerektiğini vurguladı. Görüşmelere yakın olan kaynaklar, Prens Selman’ın İran’ın Basra Körfezi için uzun vadeli bir tehdit oluşturduğunu ve bu tehdidin ancak mevcut yönetimin devrilmesiyle sona erebileceğini savunduğunu aktardı.
İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu da İran’ı uzun vadeli bir tehdit olarak değerlendiriyor. Ancak analistler, İsrail’in iç sorunlarla zayıflamış bir İran’ı kendi güvenliği açısından yeterli görebileceğini belirtiyor. Suudi Arabistan ise İran’daki başarısız bir devlet yapısının doğrudan bir güvenlik tehdidi oluşturduğunu düşünüyor.
Uzayan çatışmalar, hem Suudi hem de ABD yönetimlerinde endişelere yol açıyor. Üst düzey yetkililer, savaşın uzaması durumunda İran’ın Suudi petrol tesislerine daha ağır saldırılar düzenleyebileceğinden ve ABD’nin uzun süreli bir savaşa sürüklenebileceğinden korkuyor. Trump, kamuoyuna yaptığı açıklamalarda savaşın kısa sürede sona erebileceğini ima ederken, zaman zaman çatışmanın tırmanabileceği yönünde sinyaller de verdi.
Pazartesi günü sosyal medya üzerinden yaptığı bir paylaşımda, yönetiminin İran ile “tam ve kapsamlı bir çözüm” konusunda verimli görüşmeler yaptığını ifade etti. Ancak İran, bu görüşmelerin sürdüğü iddialarını yalanladı.
Savaşın Suudi Arabistan ekonomisi ve ulusal güvenliği üzerindeki etkileri giderek büyüyor. ABD-İsrail saldırılarına karşılık olarak İran’ın düzenlediği insansız hava aracı ve füze saldırıları, petrol piyasasında ciddi dalgalanmalara yol açtı. Suudi yetkililer, Prens Selman’ın savaşın uzatılması yönünde baskı yaptığı iddialarını reddetti. Suudi hükümeti, bu çatışmanın başlamasından önce de barışçıl çözümleri desteklediğini açıkladı.
Suudi hükümeti, “Bugün birincil önceliğimiz halkımıza ve sivil altyapımıza yönelik günlük saldırılara karşı kendimizi savunmaktır” ifadesini kullandı. Ayrıca, İran’ın diplomatik çözümler yerine tehlikeli bir gerilim politikası izlediği ve bunun tüm taraflara zarar verdiği vurgulandı.
Görüşmelere dair bilgi sahibi kaynaklar, Trump’ın zaman zaman savaşı sonlandırmaya açık bir tutum sergilediğini belirtti. Ancak Prens Selman, bunun bir hata olacağını savunarak, İran’daki yönetimi zayıflatmak için enerji altyapısına yönelik saldırıların sürdürülmesi gerektiğini ifade etti. ABD’li yetkililerle temas halinde olan kaynaklara göre, Prens Selman, ABD’nin İran’da enerji altyapısını ele geçirmek ve yönetimi devirmek amacıyla kara birlikleri kullanmasını da önerdi.
Son günlerde Trump’ın İran’ın petrol altyapısının merkezi konumundaki Hark Adası’nı ele geçirmeye yönelik askeri operasyon ihtimalini daha ciddi şekilde değerlendirdiği bildirildi. Hava indirme birlikleri veya deniz piyadeleriyle gerçekleştirilebilecek böyle bir operasyonun son derece riskli olacağı ifade ediliyor.
Suudi Arabistan’ın savaşa bakışı, ekonomik faktörlerden de etkileniyor. Savaşın başlamasından bu yana İran’ın misilleme saldırıları, Hürmüz Boğazı’ndaki trafiği ciddi şekilde aksattı ve bölgedeki enerji sektörünü zor durumda bıraktı. Suudi Arabistan, Birleşik Arap Emirlikleri ve Kuveyt’ten çıkan petrolün büyük bölümü uluslararası piyasalara ulaşmak için bu boğazdan geçmek zorunda. Alternatif boru hatları inşa edilmiş olsa da, bu hatların da saldırıların hedefi olduğu belirtiliyor.
Suudi yönetimine yakın analistler, Prens Selman’ın savaştan kaçınmayı tercih etmiş olabileceğini, ancak Trump’ın geri adım atması halinde Suudi Arabistan’ın daha güçlü ve öfkeli bir İran’la karşı karşıya kalabileceğinden endişe duyduğunu ifade ediyor. Bu değerlendirmeye göre, yarım kalmış bir askeri operasyon, Suudi Arabistan’ı sık sık İran saldırılarına açık hale getirebilir ve Tahran’a Hürmüz Boğazı’nı zaman zaman kapatma gücü kazandırabilir. Uluslararası Kriz Grubu Körfez ve Arap Yarımadası Projesi Direktörü Yasmine Farouk, “Suudi yetkililer kesinlikle savaşın sona ermesini istiyor ancak nasıl sona ereceği büyük önem taşıyor” değerlendirmesinde bulundu.



