Altın ve Gümüş Fiyatlarında Yükseliş Sürecek mi?

Altın ve gümüşteki son dalgalanmalar yatırımcıları düşündürüyor. Bankalar, değerli metallerin geleceği hakkında ne düşünüyor?

Son günlerde altın ve gümüş piyasalarında yaşanan sert satışların ardından gelen hızlı toparlanma, yatırımcıların bu durumu yapısal bir değişiklik mi yoksa kısa vadeli bir aşırı tepki mi olarak değerlendirmelerine neden oldu. Büyük bankalar ve piyasa analistleri, değerli metallerin orta ve uzun vadeli görünümünün olumsuz etkilenmediğini savunuyor.

Deutsche Bank stratejistleri, son satış dalgasının esasen kısa vadeli tetikleyicilerden kaynaklandığını belirtiyor. Banka, spekülatif pozisyonların artışına dikkat çekerken, bunun yalnızca geçtiğimiz haftaki sert fiyat hareketlerini açıklamakta yetersiz kaldığını ifade ediyor. Deutsche Bank, değerli metallerdeki fiyat düzeltmesinin, görünürdeki tetikleyicilerin ötesine geçtiği görüşünde. Ancak, resmi ve bireysel yatırımcıların değerli metallere olan ilgisinin kalıcı bir biçimde azaldığına dair belirgin bir işaret bulunmadığını vurguluyor.

Altın ve gümüşteki sert düşüş, ABD dolarındaki toparlanma, ABD Başkanı Donald Trump’ın Fed başkanlığı için Kevin Warsh’ı aday göstermesiyle değişen para politikası beklentileri ve hafta sonu öncesi pozisyon kapamaları gibi faktörlerden kaynaklandı. Ancak Deutsche Bank, altın ve gümüş için temel yatırım hikayesinin hala geçerli olduğunu düşünüyor. Banka, altın fiyatlarındaki düşüşün kalıcı olmayacağına ve mevcut koşulların 1980’ler veya 2013’teki zayıflık dönemlerinden oldukça farklı olduğuna dikkat çekiyor.

Barclays da benzer bir değerlendirme yaparak, teknik göstergelerin aşırı ısındığını kabul etse de, jeopolitik belirsizlikler ve para politikası risklerinin altın talebini desteklemeye devam edebileceğini belirtiyor.

Gümüş piyasasında ise dalgalanmalar daha belirgin. Bunun nedenleri arasında gümüşün görece küçük bir piyasa olması, yüksek volatilite ve bireysel yatırımcıların ağırlığı gösteriliyor. eToro piyasa analisti Zavier Wong, kısa vadede spekülatif pozisyonların fiyat hareketlerinde önemli rol oynadığını, ancak gümüşteki tüm hareketlerin spekülasyona bağlanmasının fazla basit bir yaklaşım olduğunu ifade ediyor. Gümüş, veri merkezleri, yapay zeka altyapısı ve enerji dönüşümü gibi alanlarda güçlü bir endüstriyel talep görüyor.

Ocak ayında yayımlanan bir çalışmaya göre, küresel gümüş talebinin bu on yıl içinde hızla artması bekleniyor. Güneş enerjisi ve yeni hücre teknolojileri sayesinde toplam yıllık talebin 2030 yılına kadar 48-54 bin ton seviyesine ulaşacağı öngörülüyor. Buna karşın, arzın yalnızca yaklaşık 34 bin ton civarında kalması bekleniyor; bu da talebin ancak yüzde 62-70’inin karşılanabileceği anlamına geliyor. Güneş enerjisi sektörünün yıllık 10-14 bin ton gümüş tüketmesi bekleniyor.

Wong, gümüş talebinin hala güçlü olduğunu ve gümüşün, geçmişte olduğu gibi güçlü dönemlerde kendi önüne geçtiğini belirtiyor. JPMorgan ise altın konusunda daha iyimser bir yaklaşım sergileyerek, 2026 yılı sonu için altın fiyatı hedefini ons başına 6.300 dolara yükseltti. Bu, mevcut fiyatlara göre yaklaşık yüzde 34’lük bir artışı işaret ediyor. JPMorgan analisti Gregory Shearer, son dalgalanmaların geçici olduğunu ve merkez bankalarından gelen talebin beklenenden fazla olduğunu savunuyor.

JPMorgan, kısa vadede bazı pozisyonların tasfiye edilmesini olası görse de, altının çok boyutlu bir portföy koruma aracı olarak cazibesini koruduğunu vurguluyor. Gümüş konusunda ise daha temkinli bir yaklaşım sergileyerek, gümüş fiyatlarını etkileyen faktörlerin daha karmaşık hale geldiğini belirtiyor.

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu