2025 GSYH Verileri Üzerine Aracı Kurumların Değerlendirmeleri

Aracı kurumlar, 2025 GSYH verilerini değerlendirerek Türkiye ekonomisinin büyüme yapısını analiz etti.

TÜİK’in 2025 yılına dair Gayrisafi Yurt İçi Hasıla (GSYH) verilerini açıklamasının ardından, birçok aracı kurum ve bankanın ekonomik araştırma birimleri bu verileri derinlemesine incelemeye aldı. Yapılan analizler, Türkiye ekonomisinin %3,6’lık büyüme oranına ulaşmasına rağmen, tüketim odaklı bir yapıya sahip olduğunu ve dış dengeden uzaklaştığını ortaya koyuyor.

İş Yatırım analistleri, son çeyrekte %3,4 olarak açıklanan büyüme verilerini, dengeli bir büyüme kompozisyonundan uzaklaşma olarak nitelendirdi. Özel tüketim, çeyrek bazında %4,2 oranında bir artış göstererek genel büyümeye önemli bir katkı sağladı. Bu artışın, altın fiyatlarındaki ani yükselişten kaynaklanan servet artışından beslenmiş olabileceği düşünülüyor. Ancak dış ticaret verileri, mal ve hizmet ihracatındaki %4,5’lik daralma ile büyümeye olumsuz etki yaparak net ihracatın çeyreklik büyümeyi 1,9 puan düşürdüğünü gösteriyor. İş Yatırım, 2026 yılı için %3,7’lik büyüme tahminini korurken, ABD-İsrail’in İran’a yönelik saldırılarının ihracat üzerindeki olumsuz etkilerini de yakından takip edeceklerini belirtti.

Garanti BBVA’nın araştırması, 2025 yılının son çeyreğinde iç talebin canlılığını sürdürdüğünü, ancak yatırımların belirgin bir şekilde yavaşladığını vurguladı. Özel tüketim harcamalarının büyümeye katkısının artması, enflasyon dinamikleri açısından bazı soru işaretleri oluşturuyor. Dış talep ise, ihracattaki daralmanın derinleşmesi ile büyümeyi olumsuz yönde etkilemeye devam ediyor. Garanti BBVA, 2026 yılı için %4,0’lık büyüme tahminini korurken, jeopolitik risklerin yatırım kararlarını erteleyebileceği konusunda uyarıda bulundu.

Gedik Yatırım, öncü göstergelerin tüketim tarafındaki hızın devam ettiğini ifade etti. Kredi kartı harcamaları ve vergi tahsilatı gibi veriler, tüketim eğiliminin 2026’nın ilk çeyreğinde de güçlü kalacağını gösteriyor. 2026 yılı için büyüme tahmini %3,5 seviyesinde tutulurken, petrol ve emtia fiyatlarındaki belirsizlikler de dikkate alınıyor.

İş Bankası Ekonomik Araştırmalar birimi, 2025 yılının son çeyreğinde tarım üretimindeki daralmanın sürdüğünü, sanayi üretimindeki yavaşlamanın ise üretim faaliyetleri üzerindeki baskıları artırdığını belirtti. Para politikasındaki sıkı duruşa rağmen, yılın son çeyreğinde tüketim harcamalarının ivme kazanması, iç talebin canlılığını koruduğunu gösteriyor. Ancak net ihracatın büyümeyi kısıtlamaya devam etmesi, dikkat çekici bir durum. Yatırım harcamalarının ivme kaybetmesine rağmen büyümeye katkı sağlamaya devam etmesi ise olumlu bir gelişme olarak değerlendiriliyor.

Raporlar, sektörler arası ayrışmaya da işaret ediyor. İstanbul Sanayi Odası (İSO) verilerine göre, Türk imalat sektörü 2026 yılının ilk çeyreğinde istikrarlı bir seyir izlese de, enflasyonist baskılar maliyetleri son iki yılın en yüksek seviyesine çıkardı. Yeni siparişlerdeki iyileşme, üretimdeki yavaşlamanın son 14 ayın en ılımlı düzeyine gerilemesine neden oldu. Hammadde ve asgari ücret artışları, nihai ürün fiyatlarında enflasyonun üst üste üçüncü ay hızlanmasına yol açtı.

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu