Hürmüz Boğazı’nın Kapanması Tarımda Fırtınaya Yol Açtı
Hürmüz Boğazı’nın kapanması, gübre fiyatlarını yükselterek tarımda büyük bir krize neden oldu.
Dünya genelindeki çiftçiler, Orta Doğu’da artan çatışmaların etkisiyle bahar ekimine hazırlanırken, gübre ve yakıt fiyatlarındaki yükseliş nedeniyle üretim kapasitelerini kaybetme riskiyle karşı karşıya. Hürmüz Boğazı’nın kapanması, bölgedeki büyük gübre üretim tesislerinin faaliyetlerini durdurmasına ve lojistik hatların kesilmesine yol açarak, küresel tarım arzında ‘Rusya-Ukrayna savaşı sonrası en büyük şoku’ yarattı.
Hürmüz Boğazı, dünya gübre ticaretinin yaklaşık üçte birini ve ihraç edilen yakıtın %20’sini taşıdığı için, şu anda küresel tarımın en kritik noktası haline geldi. Paris çevresindeki buğday tarlalarından Hindistan’ın Keşmir vadisine kadar çiftçiler, ton başına artan fiyatlarla mücadele ediyor. StoneX analisti Josh Linville, bu durumu ‘Kelimenin tam anlamıyla, bu durum yılın daha kötü bir zamanında gerçekleşemezdi. Bahar ekimi kapıda ve elimizde spot kargo kalmadı.’ sözleriyle özetliyor.
Küresel arz sıkıntısı, Türkiye pazarında da etkisini göstermeye başladı. 2026 yılına ait veriler, çiftçilerin maliyet artışlarıyla nasıl başa çıkmaya çalıştığını ortaya koyuyor. Üre gübresi ton başına 26.000 TL’ye ulaşarak tarihi bir zirveye çıkarken, DAP gübresi fiyatları 34.750 TL/ton seviyesine fırladı. Tarım Kredi Kooperatifleri ve Gübretaş gibi kuruluşların açıkladığı fiyatlar, geçen yıla göre %40’ı aşan artışlar göstererek çiftçilerin üretim planlarını altüst etti.
Dünyanın en büyük tek sahalı üre tesisine sahip olan Katar Enerji, doğal gaz tesislerine yapılan saldırılar nedeniyle üretimi durdurmak zorunda kaldı. Bu durum, ihtiyacının %40’ını Orta Doğu’dan karşılayan Hindistan gibi büyük ithalatçıları doğrudan etkiledi. Hindistan’daki üç büyük üre fabrikasının gaz tedarikinin kesilmesi nedeniyle kapasite düşürdüğü bildiriliyor.
Uzmanlar, gübre maliyetlerindeki bu aşırı artışın ekim tercihlerini değiştirebileceğini öngörüyor. Yüksek miktarda azotlu gübre gerektiren mısır yerine, çiftçilerin daha az gübre isteyen soya fasulyesine yönelebileceği belirtiliyor. Ancak bu durum, yıl sonunda küresel tahıl dengelerini bozarak gıda enflasyonunu tetikleyebilir.
ABD Başkanı Donald Trump, yükselen enerji ve gübre fiyatlarını kontrol altına almak amacıyla Hürmüz Boğazı’ndan geçecek tankerlere ABD Donanması tarafından eskort yapılacağını ve düşük maliyetli ‘siyasi risk sigortası’ sağlanacağını duyurdu. Bu açıklama, petrol piyasasında kısmi bir rahatlama sağlasa da, Tahran’ın Körfez’deki enerji varlıklarını hedef alma ihtimali piyasalardaki belirsizliği artırmaya devam ediyor.
Morningstar analisti Seth Goldstein, arz şokunun birkaç haftadan fazla sürmesi durumunda azot fiyatlarının iki katına, fosfat fiyatlarının ise %50 artabileceği konusunda uyarıyor. Bu senaryo, fiyatların 2022 yılındaki rekor seviyelere geri dönmesi anlamına geliyor.
Küresel arz şoku, Türkiye’deki tarım girdi maliyetlerini de kontrolsüz bir şekilde yukarı çekiyor. 2026 yılı üretim sezonu başlarken, Türkiye genelinde gübre fiyatları son yılların en sert yükselişini yaşıyor. Orta Doğu’daki savaşın yarattığı lojistik tıkanıklık ve artan navlun maliyetleri, yerel piyasada üre gübresinin tonunu 26.000 TL seviyelerine taşırken, DAP gübresini ise 34.750 TL bandına fırlattı. Tarım Kredi Kooperatifleri ve Gübretaş’ın açıkladığı son fiyatlar, geçen yıla oranla %40’ı aşan artışlarla çiftçinin üretim planlarını altüst etmiş durumda. Uzmanlar, Türkiye’nin gübre ham maddesinde dışa bağımlılığı nedeniyle bu jeopolitik krizden en çok etkilenen ülkelerden biri olacağını vurguluyor. Eğer Hürmüz Boğazı’ndaki kısıtlamalar devam ederse, Türkiye’deki gübre fiyatlarının 2022 yılındaki Rusya-Ukrayna savaşı dönemindeki zirveleri aşabileceği ve bunun doğrudan market raflarına ‘gıda zammı’ olarak yansıyacağı öngörülüyor.




