COP31’de Türkiye’nin Fosil Yakıtlardan Uzaklaşma Yükümlülükleri
Türkiye, COP31’de fosil yakıtlardan uzaklaşma konusunda önemli sorumluluklar üstleniyor. Zirvenin detayları ve beklentiler haberimizde.
COP31, Türkiye’nin başkanlığında 9-20 Kasım tarihleri arasında Antalya’da gerçekleştirilecek. Bu zirve, Türkiye’nin ev sahipliğinde düzenlenecek ilk COP toplantısı olma özelliği taşıyor. Türkiye’nin yanı sıra Avustralya’nın da müzakereleri yöneteceği bu zirve, iki ülke arasında uzun süren görüşmelerin ardından varılan bir uzlaşı ile hayata geçiriliyor. Zirvenin en önemli gündem maddelerinden birinin fosil yakıtlardan uzaklaşma konusunun olması bekleniyor.
Geçtiğimiz yıl Brezilya’da yapılan zirvede, 80’den fazla ülke fosil yakıtlardan uzaklaşma yol haritası talep etmişti. Ancak, petrol üreten ülkelerin, özellikle Suudi Arabistan’ın itirazları nedeniyle bu talep sonuç metninde yer bulamamıştı. Bununla birlikte, 2023’te Dubai’de gerçekleştirilen COP28’de, ülkelerin fosil yakıtlardan uzaklaşma taahhüdünü içeren bir referans eklenmişti.
Brezilya, bu süreçte yol haritasının BM süreci dışında ilerleyeceğini duyurmuştu. Bu plan, 80’den fazla ülkenin desteklediği bir çerçevede şekillenecek ve Nisan ayında Hollanda ile Kolombiya’nın işbirliğiyle bir zirve yapılacak. Bu gönüllü koalisyonun ilerleme kaydetmesi bekleniyor.
COP30 Başkanı André Corrêa do Lago, bu yol haritasının Brezilya Devlet Başkanı Lula’nın desteğini aldığını ve önümüzdeki yıl bilim odaklı bir diyalog sürecinin gerçekleşeceğini belirtmişti. Sürecin tamamlanmasının ardından, COP31’de bir rapor sunulması planlanıyor.
Fosil yakıtlardan uzaklaşma yol haritasına destek veren ülkeler arasında Avustralya’nın yer aldığı biliniyor. Ancak Türkiye’nin bu konuda nasıl bir tutum sergilediği henüz netlik kazanmış değil. Türkiye, 2053 yılına kadar net sıfır emisyon hedefi belirlemiş olsa da, fosil yakıtlardan ne zaman çıkacağına dair bir açıklama yapmamış durumda. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, İstanbul’da düzenlenen COP31 başlangıç toplantısında iklim değişikliği ile mücadelede birçok konunun bulunduğunu ve meselenin sadece fosil yakıtlarla sınırlı olmadığını dile getirmişti.
İklim Ağı üyesi WWF-Türkiye’den Pınar Gayretli, Türkiye ve Avustralya arasındaki yeni başkanlık sisteminin bilinmeyen bir denklemi temsil ettiğini belirtti. Gayretli, COP31’in başarılı olabilmesi için Türkiye’nin sorumluluk alması gerektiğini vurguladı. Türkiye’nin başkanlık rolünü üstlenmesi gerektiğini ifade eden Gayretli, Avustralya ile işbirliği yaparak bu sorumluluğu yerine getirmesi gerektiğini söyledi.
CAN Europe’tan Özlem Katısöz, fosil yakıtlardan uzaklaşma konusunda kararlı ülkelerin olduğunu hatırlatarak, Kolombiya ve Hollanda’nın Nisan ayında bu konuyu ele alacak bir konferans düzenleyeceğini belirtti. Ayrıca, Avustralya’nın da bu süreçte aktif rol oynadığını ve COP31’de somut sonuçlar elde edilmesini beklediklerini dile getirdi.
İklim Ağı temsilcileri, Türkiye’nin COP31’e ev sahipliği yaparken değişimi kendi sınırları içinde başlatması gerektiğine dikkat çekiyor. Emisyon azaltımının kritik bir adım olduğunu vurgulayan temsilciler, Türkiye’nin adil bir enerji geçişi sağlamak için kömürü geride bırakan bir liderlik göstermesi gerektiğini ifade ediyor.




