İnşaat Sektöründe Büyüme Devam Ederken Riskler Artıyor
İnşaat sektöründe kamu destekli büyüme devam ederken, yüksek maliyetler ve zayıf talep nedeniyle riskler artıyor.
Türkiye Müteahhitler Birliği (TMB), 2026 yılına dair ilk İnşaat Sektörü Analizi Raporu’nu yayımladı. Raporda, ekonomik göstergelerin inşaat sektöründeki büyümeyi sürdürdüğünü gösterdiği, ancak yüksek maliyetler, sıkı finansman koşulları ve zayıf özel sektör talebinin uzun vadeli dayanıklılık açısından riskleri artırdığı ifade ediliyor. Kısa vadeli performans ile uzun vadeli sürdürülebilirlik hedefleri arasındaki denge, hem kamu hem de özel sektör için kritik bir noktayı temsil ediyor.
Raporda, 2025 yılı inşaat sektörü açısından büyümenin sürdüğü, ancak bu büyümenin niteliği ve sürdürülebilirliği üzerine tartışmaların yoğunlaştığı bir dönem olarak değerlendiriliyor. Deprem bölgesinin yeniden inşası ve büyük ölçekli kamu yatırımlarının etkisiyle sektör, yıl boyunca ekonomiye önemli katkılar sağlarken, özel sektör kaynaklı talebin zayıf kalması ve konut ile ticari yapı yatırımlarında dengelenmenin sağlanamaması dikkat çekiyor. Bu durum, büyümenin büyük ölçüde kamu destekli projelere bağlı kaldığını ortaya koyuyor.
Yüksek Maliyetler ve Sıkı Finansman Koşulları
Raporda, 2025 yılının yüksek belirsizlikler, sıkı finansman koşulları ve jeopolitik risklerin belirleyici olduğu bir dönemde geçtiği vurgulanıyor. İnşaat sektörünün, deprem bölgesinin yeniden inşası ve kamu öncülüğündeki büyük ölçekli yatırımlar sayesinde ekonomiye güçlü katkılar sunduğu belirtilirken, özel sektör kaynaklı yatırımların zayıf seyri nedeniyle konut ve ticari yapı yatırımlarında kalıcı bir dengelenme sağlanamadığı ifade ediliyor. Bu nedenle mevcut yapı kaynaklı büyümenin niteliği ve sürekliliği konusunda soru işaretleri ortaya çıkıyor.
İnşaat maliyetlerindeki yüksek artışın, arsa ve finansman giderlerindeki yükselişle birleşerek özellikle konut projelerinde kârlılığı olumsuz etkilediği kaydediliyor. Hane halkının alım gücündeki erozyon ve borçlanma maliyetlerinin artması, yeni proje başlangıçlarını kısıtlıyor. Üretim artışı ile finansal sağlamlık arasındaki dengenin bozulması, orta ve küçük ölçekli firmalar için nakit akışı ve borçluluk risklerini daha görünür hale getiriyor.
Yüksek Faizlerin Etkisi
İnşaat sektörünün, 2025 yılı üçüncü çeyreğinde %13,9 oranında bir büyüme kaydettiği ve üst üste 12 çeyrek boyunca kesintisiz büyüme serisini sürdürdüğü belirtiliyor. Ancak, büyümenin sürdürülebilirliği konusunda belirsizlikler devam ediyor. Yüksek finansman maliyetleri ve tasarruf tedbirleri çerçevesinde kısıtlanan kamu yatırımları nedeniyle, sektörün %1’e düşürülen vergi tevkifatı uygulamasının tüm kamu projelerine yaygınlaştırılması ve oranların %2’ye indirilmesi yönündeki beklentiler sürüyor. Ayrıca, Kamu İhale Kanunu’nun yenilenmesi, kamu yatırımlarının önceliklendirilmesi ve fiyat farkı talepleri TMB tarafından kamuoyuna sunuluyor. İnşaat maliyet endeksi yıl boyunca yüksek seviyelerde seyrederek firmaların kârlılığını olumsuz etkiliyor. Maliyetlerdeki bu artış, yeni projelere başlanmasını zorlaştırıyor ve yüksek faizli kredi koşulları firmaların temkinli hareket etmesine neden oluyor. Ancak, ciro endeksinde gözlenen artış, sektörün ekonomideki payının arttığını gösteriyor; bunun önemli bir kısmının fiyatlardaki yükselişten kaynaklandığı görülüyor.
Yurt Dışındaki Projeler
2025 yılında Türk müteahhitler tarafından yurt dışında 19,7 milyar ABD Doları değerinde 269 proje üstlenildiği ifade ediliyor. Sektör, 1972 yılında Libya ile yurt dışı pazara açılmasından bu yana toplamda 12.816 projeyle 557,3 milyar ABD Doları büyüklüğünde bir uluslararası proje portföyüne ulaştı. İş üstlenilen ülke sayısı Togo ile birlikte 138’e yükseldi. Ancak, yurt dışı müteahhitlik hizmetlerinin 2025 yılı performansı, savaşlar, küresel jeopolitik gerilimler ve finansmandaki daralma nedeniyle 2024 yılında ulaşılan 30,3 milyar ABD Doları seviyesinin gerisinde kaldı. 2025 yılında en çok iş üstlenilen ülke 4,2 milyar ABD Doları ile Romanya olurken, Irak 3,3 milyar ABD Doları ile ikinci, Türkmenistan ise 2,2 milyar ABD Doları ile üçüncü sırada yer aldı.
“İnşaat Zirvesi Türkiye 2026” Hazırlıkları Başladı
Türkiye Müteahhitler Birliği tarafından 2026 yılının önemli etkinliklerinden biri olarak planlanan “İnşaat Zirvesi Türkiye (CST) 2026” için hazırlık süreci başlatıldı. “İnşaat Teknolojileri ve Yenilikçi Yapı Malzemeleri” temasıyla 17-18 Haziran 2026 tarihlerinde Ankara’da gerçekleştirilecek bu uluslararası zirve, inşaat sektörünün tüm paydaşlarını ortak bir platformda bir araya getirmeyi amaçlıyor. Zirveye, dünya genelinden sektör temsilcileri, uluslararası kuruluşlar, akademisyenler, politika yapıcılar ve kamu otoritelerinin katılması bekleniyor. Bu çerçevede, inşaat sektörünün geleceğini şekillendirecek konuların ele alınması hedefleniyor.
Zirve kapsamında, katılımcı firmalar en son teknoloji ürünlerini, sürdürülebilir çözümlerini ve yüksek kaliteli yapı malzemelerini sergileme fırsatı bulacak. Ayrıca, uluslararası konuşmacıların katılacağı panel oturumlarında; dijitalleşme, yapay zeka uygulamaları, döngüsel ekonomi, karbon emisyonlarının azaltılması ve büyük ölçekli projelerin finansmanı gibi kritik konular kapsamlı bir şekilde ele alınacak.
Türkiye Müteahhitler Birliği tarafından 2025 yılının son çeyreğine dair yapılan değerlendirmelerde, inşaat sektörüne ilişkin önemli tespitler yer alıyor. 2025 yılı verileri, inşaat üretim endeksinin kayda değer bir büyüme eğiliminde olduğunu gösteriyor. Deprem bölgelerinin yeniden inşası ve kentsel dönüşüm faaliyetleri sektörün toparlanma potansiyelini desteklemiş, ancak bu büyümenin sürdürülebilirliği özel sektör yatırımlarının eksikliği nedeniyle sınırlı kalmıştır. Üretimdeki artışın kamu projelerine dayanması, özel yatırımların aynı hızda devreye girmemesi, büyüme ivmesinin uzun vadede korunması konusunda belirsizlik yaratmaktadır.
2025 yılı aralık ayında Türkiye genelinde konut satışları, bir önceki yılın aynı ayına göre %19,8 oranında azalarak 254 bin 777 olarak gerçekleşmiştir. Ancak, 2025 yılı genelinde konut satışları bir önceki yıla göre %14,3 artarak 1 milyon 688 bin 910 olmuştur. 2025 yılında en fazla konut satışının yapıldığı iller sırasıyla İstanbul, Ankara ve İzmir olurken, en az konut satışı yapılan iller ise Ardahan, Bayburt ve Hakkâri olmuştur.
Yabancılara yapılan konut satışları 2025 yılında %9,4 oranında azalarak 21 bin 534 olarak kaydedilmiştir. Yabancılara en fazla konut satışı yapılan iller İstanbul, Antalya ve Mersin olurken, en fazla satışın yapıldığı ülke vatandaşları ise Rusya, İran ve Ukrayna olmuştur.
2025 yılı, inşaat sektöründe düzenleyici ve yapısal dönüşüm başlıklarının daha belirgin hale geldiği bir dönem olmuştur. Dijitalleşme, kayıt dışılıkla mücadele, şeffaflık ve sürdürülebilirlik odaklı düzenlemeler, kısa vadede uyum maliyetleri yaratırken uzun vadede sektörün kurumsal kapasitesini ve rekabet gücünü artırmayı hedeflemektedir. Bu çerçevede sektör, yalnızca üretim hacmiyle değil, kalite, verimlilik ve çevresel uyum kriterleriyle de yeniden tanımlanmaya başlamıştır.
2025 yılında Türk müteahhitleri, yurt dışında üstlenilen projeler sayesinde küresel ölçekteki varlığını korumuş ve pazar çeşitliliğini sürdürmüştür. Jeopolitik riskler, finansman koşullarındaki sıkılık ve bazı bölgelerde artan siyasi belirsizlikler sınırlama getirse de Türk müteahhitleri, deneyim, esneklik ve maliyet avantajı ile uluslararası pazarda rekabet gücünü muhafaza etmeye devam etmiştir.




