Emtia Piyasalarında İstihdam Verisi Sonrası Satış Baskıları Artıyor

Emtia piyasalarında istihdam verisi sonrası satış baskıları ve enerji maliyetleri etkili oldu. Dolar endeksi ve tahvil faizleri yükseldi.

Bu hafta emtia piyasalarında Hürmüz Boğazı’ndaki arz endişeleri, enerji kaynaklı enflasyon baskıları ve ABD’deki tarım dışı istihdam verisinin ardından ABD Merkez Bankası’nın (Fed) para politikasına dair artan ‘şahin’ beklentiler belirleyici bir rol oynadı.

Küresel piyasalarda, ABD’de açıklanan güçlü istihdam verisi sonrasında tahvil faizlerindeki artış ve dolar endeksinin güçlenmesi, risk iştahını olumsuz etkileyerek emtia piyasalarında geniş çaplı satış eğilimlerini tetikledi. Mayıs ayı tarım dışı istihdam verisi 172 bin olarak açıklanarak piyasa beklentilerinin üzerinde geldi. Bu durum, Fed’in faiz indirimlerinde daha temkinli bir yaklaşım sergileyeceğine dair fiyatlamaları artırdı. Dolar endeksi yukarı yönlü hareket ederken, ABD’nin 10 yıllık tahvil getirileri yüzde 4,5 seviyesinin üzerine çıktı.

Güçlü istihdam verisi, ABD ekonomisinin yüksek faiz ortamına rağmen dirençli kaldığını gösterirken, para politikasında gevşeme beklentilerini erteledi. Bu durum, değerli metaller başta olmak üzere dolar cinsinden fiyatlandırılan emtialar üzerinde baskı oluşturdu.

<pAyrıca, ABD-İran müzakerelerine dair belirsizlikler piyasalarda temkinli bir seyir izlenmesine neden oldu. Hürmüz Boğazı üzerinden geçen enerji arzına yönelik risk algısı, petrol fiyatlarını desteklerken, enerji maliyetleri aracılığıyla küresel enflasyon görünümüne ilişkin endişeleri artırdı.

Küresel hisse senedi piyasalarında haftanın son işlem gününde de satış baskısı hissedilirken, yatırımcıların dikkatleri Fed’in gelecekteki para politikası mesajlarına odaklandı. Para piyasalarındaki fiyatlamalarda, Fed’in politika faizini yüzde 3,50-3,75 aralığında sabit tutacağına kesin gözüyle bakılırken, enerji maliyetlerindeki yüksek seyrin enflasyonist baskıları artırması, bu yılki faiz indirimi beklentilerinin ertelenmesinde etkili oldu.

Değerli Metallerde Doların Gücü ve Şahin Fed Beklentisi Etkili Oldu

Değerli metaller, tamamlanan haftayı güçlü ABD istihdam verisinin etkisiyle yükselen dolar endeksi ve reel tahvil getirilerinin baskısıyla olumsuz bir seyirle kapattı. Uzun vadeli yüksek faiz beklentileri, değerli metallerin cazibesini azaltarak fiyatlar üzerinde baskı yarattı. Hürmüz Boğazı kaynaklı jeopolitik riskler ise enerji enflasyonunu artırarak büyük merkez bankalarının faiz indiriminde temkinli hareket edebileceği öngörüsünü pekiştirdi.

Analistler, jeopolitik gerilimlerin sürdüğü bir ortamda altına yönelik klasik güvenli liman talebinin enflasyon ve faiz kanalıyla baskılandığını belirtiyor. Yüksek tahvil getirileri ve güçlü dolar endeksi, altının alternatif maliyetini artırarak talep üzerinde olumsuz bir etki yarattı. Bu gelişmelerle değerli metallerde ons bazında fiyatlar, gümüşte yüzde 9,8, paladyumda yüzde 9,4, platinde yüzde 7,4 ve altında yüzde 4,7 geriledi.

Baz Metallerde Çin Verileri ve Doların Etkisi Satışları Derinleştirdi

Baz metallerde de güçlü dolar endeksi ve yükselen ABD tahvil getirileri genel satış baskısını artırırken, Çin ekonomisine dair karışık sinyaller fiyatlamalarda etkili oldu. Çin’de mayıs ayına ilişkin açıklanan resmi imalat PMI verisi 50 seviyesinde kalarak genişleme-daralma sınırında bulundu.

Güçlenen dolar, dolar cinsinden fiyatlanan metalleri diğer para birimlerini kullanan alıcılar için pahalı hale getirerek satış baskısını artırdı. Hafta başında bazı baz metallerde Hürmüz Boğazı ve tedarik zinciri riskleri nedeniyle arz endişeleri öne çıksa da haftanın ilerleyen günlerinde güçlü ABD verileri makro görünümü daha baskın hale getirdi. Bakırda Çin talebine dair zayıf sinyaller ve küresel büyüme görünümündeki belirsizlikler satış baskısını artırdı. Alüminyumda hafta başında Hürmüz kaynaklı arz riskleri fiyatları desteklese de haftanın ilerleyen günlerinde güçlü istihdam verisinin ardından dolar ve tahvil faizlerindeki artışla kazançlar geri verildi. Nikelde ise Endonezya kaynaklı arz görünümü ve piyasadaki arz fazlası beklentileri fiyatlar üzerinde baskı yaratmaya devam etti.

Baz metallerde tezgah üstü piyasada bu hafta libre bazında fiyatlar alüminyumda yüzde 2,4, nikelde yüzde 2,2, bakırda yüzde 2 ve kurşunda yüzde 0,7 gerilerken, çinko yatay seyretti.

Brent Petrol Fiyatlarında Arz Endişeleri Etkili, Doğal Gazda İç Dinamikler Gündemde

Enerji piyasasında tamamlanan haftada, Hürmüz Boğazı’ndaki arz endişeleri ve ABD-İran müzakerelerine dair haber akışı fiyatlamalarda belirleyici oldu. Boğaz’ın küresel petrol ve LNG taşımacılığı açısından kritik öneme sahip olması, piyasalarda arz güvenliği hassasiyetini artırdı. Orta Doğu’daki jeopolitik risklerin küresel petrol arzında kesinti ihtimalini gündemde tutması, Brent petrol fiyatlarının diğer emtia gruplarına göre daha dirençli kalmasını sağladı.

OPEC+’ın üretim politikasına dair beklentiler, ABD petrol stoklarındaki düşüş ve yaz aylarında talebin artabileceğine yönelik öngörüler petrol fiyatlarını destekledi. Hafta ortasında müzakere sürecinin yeniden başlayabileceğine dair açıklamalar fiyatlarda sınırlı bir gevşeme sağlasa da, hafta genelinde arz kaygıları fiyatlamalardaki yüksek seyrin korunmasına neden oldu. Ayrıca, ABD’de ham petrol stoklarında düşüş yaşanması da fiyatları destekleyen unsurlar arasında yer aldı. Ancak, Çin talebine dair belirsizlikler ve diplomatik temaslara yönelik haber akışı Brent petrol fiyatlarındaki artışı sınırladı.

ABD doğal gaz piyasasında ise petrol piyasasından farklı olarak iç dinamikler öne çıktı. Haftalık depolama miktarının beklentilerin altında kalması, hava tahminlerinde soğutma talebinin önceki beklentilere göre zayıflayabileceğine dair işaretler ve kar satışları fiyatlar üzerinde baskı oluşturdu. Haftalık bazda doğal gazın İngiliz termal birimi (MMBtu) cinsinden fiyatı yüzde 1,9 gerilerken, Brent petrolün varil fiyatı yüzde 0,7 arttı.

Tarım Emtialarında Arz Beklentileri ve Güçlü Dolar Fiyatları Baskıladı

Tarım emtialarında ise ABD’deki elverişli hava koşulları, yüksek rekolte beklentileri ve güçlü dolar endeksi fiyatlamalar üzerinde baskı oluşturan ana unsurlar oldu. Tahıl grubunda ekim alanlarındaki hızlı ilerleme ve mevsim normallerine yakın seyreden yağışlar rekolte beklentilerini artırırken, güçlenen dolar endeksi ABD kaynaklı tahılları uluslararası alıcılar için pahalı hale getirerek ihracat rekabetçiliğini olumsuz etkiledi. Mısır ve soya fasulyesinde ABD’de ekim ilerlemesinin beş yıllık ortalamaların üzerinde seyretmesi, arz tarafında rahatlama beklentilerini güçlendirdi. Buğdayda ise küresel arz görünümü ve Karadeniz Bölgesi’nden ihracat kapasitesine ilişkin beklentiler fiyatlamalar üzerinde baskısını sürdürdü.

Bu gelişmelerle Chicago Ticaret Borsası’nda kile başına fiyatlar mısırda yüzde 6,4, soya fasulyesinde yüzde 5,4, buğdayda yüzde 4,9 ve pirinçte yüzde 1,7 geriledi. Kahve fiyatlarındaki sert düşüş dikkat çekti. Brezilya’da 2026-2027 dönemine ilişkin güçlü üretim beklentileri, küresel arz fazlası tahminleri ve üretici satışlarının artması, kahve fiyatları üzerinde baskı oluşturdu. ABD’de Intercontinental Exchange’te libre bazında fiyatlar kahvede yüzde 7,1 ve pamukta yüzde 2,9 düşerken, şekerde yüzde 0,4 artış görüldü. Kakaonun ton başına fiyatı da haftayı yüzde 4,6 düşüşle tamamladı.

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu