COP31 Başkanlığına Çağrı: Fosil Yakıtlar İçin Adil Çıkış Şart

COP31 Başkanlığı sürecinde Türkiye, yeni kömür projeleri yerine fosil yakıtlardan adil çıkış politikalarını benimsemeli.

Çanakkale’nin Biga ilçesinde, ithal kömürle çalışan Cenal Termik Santralı’nın kapasitesinin artırılması için izin süreci başladı. Bu süreçte düzenlenen halk katılım toplantısında, katılımcılar Türkiye’nin COP31 Başkanlığına dikkat çekerek, gerçek iklim liderliğinin yeni kömür projeleriyle değil, fosil yakıtlardan adil bir çıkışla mümkün olduğunu vurguladılar.

Kasım ayında Antalya’da gerçekleştirilecek COP31 toplantısına ev sahipliği yapmaya hazırlanan Türkiye, Çanakkale’deki Cenal Termik Santralı için yeni bir izin süreci başlatmış durumda. Mevcut santralin 1320 MW olan kurulu gücünün, 1050 MW’lık yeni bir ünite ile 2370 MW’ye çıkarılması planlanıyor.

Sivil toplum kuruluşları, projenin “kapasite artışı” olarak adlandırıldığını ancak ÇED başvurusunda yeni kazanlar, baca ve 1.050 MW gücünde yeni bir ünite bulunduğunu belirtiyor. Bu durumun mevcut santralin genişletilmesi değil, yeni bir kömürlü termik santral inşası anlamına geldiği ifade ediliyor.

Kazdağı Doğal ve Kültürel Varlıkları Koruma Derneği, projenin gerçekleşmesi durumunda Cenal Termik Santrali’nin kurulu gücünün 1.320 MW’den 2.370 MW’ye yükseleceğini belirtti. Çanakkale’de halihazırda 5 kömürlü termik santralin faaliyet gösterdiği ve bölgenin yıllardır hava kirliliği, su kaynakları üzerindeki baskı ve halk sağlığı üzerindeki olumsuz etkilerle mücadele ettiği dile getirildi. Dernek, kömürlü termik santralların 2005 yılından bu yana en az 3.167 erken ölüme neden olduğunu ve sağlık maliyetinin yaklaşık 7 milyar dolar olduğunu hatırlattı.

30 Haziran 2026’da gerçekleştirilen Halkın Katılım Toplantısı’nda, bölgedeki yaşam savunucuları, meslek örgütleri ve sivil toplum kuruluşları, projenin çevresel, iklimsel ve halk sağlığı üzerindeki risklerine dair itirazlarını dile getirdi. “Kapasite artışı” adı altında sunulan projenin fiilen yeni bir kömürlü termik santral yatırımı anlamına geldiği vurgulandı ve sürecin kamu yararı ve iklim politikaları açısından yeniden gözden geçirilmesi istendi.

Dernek, Türkiye’nin COP31 sürecinde iklim liderliğinden ve karbonsuzlaşmadan bahsederken, aynı zamanda ithal kömüre dayalı yeni yatırımların önünü açmaması gerektiğini belirtti. Gerçek iklim liderliğinin yeni kömür projeleriyle değil, fosil yakıtlardan adil ve planlı çıkış politikalarıyla mümkün olduğuna dikkat çekildi.

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu