Türk İlaç Sanayisinde Yerli Üretim ve Tedarik Vizyonu
Türk ilaç sanayisinin yerli üretim ve tedarik zinciri vizyonu İstanbul’da önemli bir etkinlikte masaya yatırıldı.
Küresel tedarik zincirlerinde yaşanan aksaklıklar ve pandemi sonrası artan üretim güvenliği ihtiyacı, Türk ilaç sanayisinin yerli üretim ve tedarik zinciri konularını ön plana çıkardı. Bu bağlamda, İstanbul’da gerçekleştirilen TİYSAT B2B İş Olanakları Etkinliği, sektörün tüm paydaşlarını bir araya getirdi. TİYSAT (Teknoloji, İlaç ve Yerli Sanayi Topluluğu Kümelenmesi) ve Artkim Group’un iş birliğiyle düzenlenen etkinlik, tarihi Rumeli Han’da, Bilimsel Eczacılık Günü çerçevesinde gerçekleştirildi.
Etkinlikte, ilaç üreticileri, ham madde sağlayıcıları, makine üreticileri ve yazılım firmaları gibi birçok sektör temsilcisi bir araya gelerek doğrudan temas kurma fırsatı buldu. Yerli üretim kapasitesinin artırılması, sürdürülebilir üretim altyapısının güçlendirilmesi ve global rekabet gücünün artırılması gibi stratejik konular, toplantının ana gündemini oluşturdu.
Hürmüz Boğazı’nın Önemi ve İlaç Yan Sanayi
TİYSAT Yönetim Kurulu Başkanı Erdinç Yaşrin, Ortadoğu’daki gelişmelerin ve Hürmüz Boğazı’nın kapanma olasılığının, üretim sürekliliğinin ne kadar kritik olduğunu bir kez daha gösterdiğini belirtti. Yaşrin, güçlü bir yan sanayinin sektördeki sürdürülebilirliği sağladığını, etkili iş birlikleri ve iletişim stratejilerinin ise büyümeyi desteklediğini ifade etti. Ayrıca, ilaç yan sanayisinin sadece üretimi desteklemekle kalmayıp, sağlıkta bağımsızlık ve sürdürülebilir üretim açısından da stratejik bir ekosistem oluşturduğunu vurguladı.
Yaşrin, “İlaç sektörü, dünyanın en rekabetçi alanlarından biridir. Bu nedenle, güçlü üretimin yanı sıra etkili bir pazarlama ve markalaşma stratejisi de gereklidir. Üretim, değerli bir süreçtir; ancak bu değerin dünya pazarına ulaştırılması, gerçek başarının anahtarıdır.” dedi.
Yerli ve Entegre Üretim Ekosistemi
Artkim Group’un Kurucusu ve CEO’su Ahmet Güler, ilaç sanayisindeki rekabetin yalnızca üretim kapasitesi ile sınırlı olmadığını, aynı zamanda teknoloji kullanımı, tedarik zinciri yönetimi ve inovasyonun da önemli faktörler olduğunu belirtti. Güler, yerli ve entegre bir üretim ekosisteminin oluşturulmasının, sürdürülebilir büyüme için artık bir zorunluluk haline geldiğini ifade etti.
Bu etkinliğin, Türk ilaç sanayisinin yerli üretim ekseninde güçlenmesine katkı sağlayacak stratejik bir iş birliği platformu olduğunu vurgulayan Güler, yerli üreticilerin karar vericilerle buluşturulmasının uzun vadeli ve yüksek katma değerli iş birliklerine olanak tanıyacağını söyledi.
Etkinlikte, yalnızca TİYSAT üyelerine özel katılım modeli ile ilaç üretim zincirinin tüm halkalarının birebir görüşmeler gerçekleştirmesi sağlandı. Görüşmelerde, son yıllarda yaşanan küresel lojistik sorunları, ham maddeye erişim zorlukları ve bölgesel krizlerin ilaç sanayisine etkileri öne çıktı. Sektör temsilcileri, yerli üretim altyapısının güçlendirilmesinin sadece ekonomik bir gereklilik değil, sağlık güvenliği açısından da kritik bir unsur olduğunu vurguladı.
Sektörün Yeni Dönem Ajandası
Etkinlikte, TİYSAT e-dergisi hakkında bilgiler paylaşıldı ve 29-30 Haziran tarihlerinde TÜSEB-TİYSAT iş birliğiyle gerçekleştirilecek Arama Konferansı’nın hazırlıkları hakkında bilgi verildi. TÜSEB Başkan Yardımcısı Doç. Dr. Murat Sarğın, sektör temsilcileriyle bir araya gelerek yürütülen çalışmalar hakkında değerlendirmelerde bulundu.
Gerçekleştirilen birebir görüşmelerin, yeni yatırım süreçlerine, yerli üretim odaklı projelere ve sektörler arası uzun vadeli iş birliklerine önemli katkılar sağlaması hedefleniyor.




