Türkiye, Güneş Enerjisinde Dünya Sıralamasında Yedinci Oldu

Türkiye, güneş enerjisi üretimindeki artışıyla dünya genelinde yedinci sıraya yükseldi.

Küresel elektrik dönüşümü, 2025 yılında rüzgar ve güneş enerjisinin elektrik talebindeki artışın neredeyse tamamını (%99) karşılamasıyla yeni bir aşamaya geçti. Ember’in 2026 yılına ait Küresel Elektrik Görünümü raporuna göre, bu artış, diğer temiz enerji kaynaklarıyla birleşerek fosil yakıt üretimindeki artışı durdurdu. Türkiye, güneş enerjisi üretiminde dünya genelinde yedinci en büyük artışı gerçekleştirerek bu süreçte önemli bir rol üstlendi.

2025 yılında Türkiye, elektriğinin %22’sini rüzgar ve güneşten üreterek küresel ortalamanın (%17) üzerinde bir başarı elde etti. Ember Türkiye ve Kafkaslar Bölge Lideri Ufuk Alparslan, Türkiye’nin bu alandaki başarısını vurgulayarak, “Güney ve doğu komşularında rüzgar ve güneş enerjisinin payı hala düşükken, Türkiye, Orta Doğu, Kafkasya ve Orta Asya ülkeleri için önemli bir örnek teşkil ediyor. 2026 yılında düzenlenecek COP31 toplantısına ev sahipliği yapacak olan Türkiye, elde ettiği bu ivmeyi sürdürerek temiz enerji dönüşümündeki bölgesel liderliğini güçlendirmek için avantajlı bir konumda,” dedi.

Küresel ölçekte yenilenebilir enerji kaynakları, 2025 yılında tarihi bir dönüm noktasına ulaşarak, küresel elektriğin %33,8’inin bu kaynaklardan üretildiği ve bu oranın kömürün payını (%33) geride bıraktığı bildirildi.

Güneş enerjisindeki olağanüstü büyüme, küresel temiz elektrik üretimindeki artışın temel motoru oldu. 2025 yılında güneşten elde edilen elektrik, %30 artış göstererek, son sekiz yılın en hızlı büyümesini kaydetti ve toplam elektrik üretiminde %8,7’lik bir paya ulaştı. Türkiye’de ise son iki yılda güneş enerjisinin elektrik üretimindeki payı iki katına çıkarak 2025 yılında %10,5’e yükseldi. Bu durum, Türkiye’nin güneş kapasitesini artırmadaki ilerlemesini açıkça ortaya koyuyor.

Güneş enerjisi, dünya genelinde artan elektrik talebinin karşılanmasında da kritik bir rol oynadı. Küresel talep artışının %75’ini güneş enerjisi karşılarken, rüzgar enerjisi ile birlikte bu oran %99’a ulaştı. Ember’in yıllık Küresel Elektrik Görünümü raporu, 2025 yılı küresel elektrik sistemine dair kapsamlı bir değerlendirme sunarak, 91 ülkenin verilerini içeren açık bir veri seti ile yayımlandı.

Küresel ölçekte temiz elektrik üretimi, 2025 yılında talep artışından daha hızlı bir büyüme gösterdi. Temiz elektrik üretimi 887 TWh artarken, elektrik talebi 849 TWh yükseldi. Bu durum, küresel fosil yakıtlardan elektrik üretiminin %0,2 oranında gerilemesine neden oldu ve bu, yüzyılda fosil yakıtlı elektrikte büyüme yaşanmayan beşinci yıl olarak kayıtlara geçti. Türkiye’de rüzgar ve güneş enerjisi üretimindeki artış talep büyümesini aşsa da, hidroelektrik üretimindeki büyük düşüş, fosil yakıt kullanımında artışa yol açtı.

Küresel düzeyde hidroelektrik üretimi 2025 yılında sabit kalırken, Türkiye, Brezilya’dan sonra 18 TWh’lik düşüşle hidroelektrikten elektrik üretiminde en büyük kaybı yaşayan ikinci ülke oldu. Bu üretim kaybı, doğalgaz santralları ile telafi edildi ve Türkiye’ye her yıl ortalama 1,8 milyar dolarlık ek gaz ithalatına mal oldu. Alparslan, “Güneş ve rüzgar, Türkiye’nin enerji güvenliği için giderek daha vazgeçilmez hale geliyor. Bu kaynaklar hızla yaygınlaştırılabilirse, kurak dönemlerde hidroelektrikteki kaybı telafi edecek önemli bir tamamlayıcı olacak ve maliyetli fosil yakıt ithalatını azaltacaktır,” şeklinde konuştu.

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu