Akhisar, Zeytin ve Zeytinyağı Pazarında Büyümeye Hazırlanıyor
Akhisar, zeytin ve zeytinyağı üretiminde küresel pazarlarda büyüme hedefleriyle yeni projeler tanıttı.
Türkiye’nin zeytin ve zeytinyağı merkezi konumundaki Akhisar, uluslararası rekabette öne çıkmak için yeni hedeflerle yola çıkıyor. Yaklaşık bin kişinin katıldığı bir etkinlikte, 2025 yılı işlem hacminde başarılı olan firmalar ödüllendirilirken, Lisanslı Depoculuk Projesi de tanıtıldı.
Akhisar Ticaret Borsası tarafından düzenlenen törene Manisa Valisi Vahdettin Özkan, Akhisar Kaymakamı Mustafa Can, il ve ilçe protokolü, kamu kurumları temsilcileri ile çok sayıda üretici, sanayici ve ihracatçı katıldı. Akhisar Ticaret Borsası Yönetim Kurulu Başkanı Alper Alhat, Akhisar’ın üretim kapasitesi, sanayi altyapısı ve ihracat yeteneği ile dünya zeytin ve zeytinyağı sektöründe önemli bir merkez olma yolunda ilerlediğini ifade etti. Alhat, görevde oldukları süre boyunca sadece borsa hizmeti sunmadıklarını belirterek, “Ülkemiz ve sektörümüz için sürekli ortaya çıkan sorunlarla başa çıkmak için anında harekete geçebilen bir ekip oluşturduk. Üyelerimiz ve Akhisar halkı, gerektiğinde bir araya gelerek güçlü bir birliktelik sergileyebiliyor,” dedi.
Zeytinyağındaki KDV oranının yüzde 8’den yüzde 1’e indirilmesi ve zeytin ile zeytinyağının GEKAP kapsamı dışında bırakılmasının sektördeki önemli kazanımlar olduğunu vurgulayan Alhat, “Bu sadece Akhisar için değil, Türkiye’deki tüm zeytin sektörü için bir mücadeleydi,” şeklinde konuştu. Türkiye’nin zeytin ve zeytinyağı potansiyelinin uluslararası pazarlarda daha etkin bir şekilde değerlendirilmesi gerektiğini belirten Alhat, Akhisar menşeli ürünlerin şu anda Türkiye’nin 81 iline ve 100’den fazla ülkeye ulaştığını ifade ederek, “Henüz ulaşmadığımız yaklaşık 50 ülke var. Bu, yeni pazar fırsatları demek. Vizyonumuz daha fazla üretim yapmak ve bu üretimden korkmamaktır. Bunun yolu, daha fazla katma değer yaratmak ve dünya pazarlarından daha büyük pay elde etmektir,” dedi.
Alhat, üreticilerin en büyük sorunlarından birinin finansman maliyetleri ve stok yönetimi olduğunu belirterek, Lisanslı Depoculuk Projesi’nin ürünlerin güvenli depolanmasını sağlayacağını, finansmana erişimi kolaylaştıracağını ve ticareti güçlendireceğini söyledi. Lisanslı depoculuk sisteminin sadece bir depolama yatırımı olmadığını vurgulayan Alhat, “Bu proje, üreticimizin ürününü değerinde satmasını sağlayacak, kaliteyi koruyacak ve ticaretin daha sağlam bir temele oturmasına katkıda bulunacak,” dedi. Ayrıca, zeytinyağı üretiminde ortaya çıkan atık suyun ekonomiye kazandırılması için yapılan çalışmalara da değinen Alhat, “Biz buna karasu değil, Altın Su diyoruz. Bu dönüşüm, hem çevreyi koruyacak hem de üreticilere yeni ekonomik değerler sunacak,” ifadelerini kullandı.




