Hidroelektrik Santrallerde Su Kullanım Hakkı Feshi Yetkisi DSİ’ye Verildi
Hidroelektrik santrallerin su kullanım hakkı feshi yetkisi Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü’ne verildi. Yeni düzenlemeler detaylarıyla açıklandı.
Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü (DSİ), hidroelektrik santrallerin denetim ve yaptırım yetkilerini artıran yeni bir yasal düzenlemeyi yürürlüğe soktu. 11 Haziran 2026 tarihinde Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde kabul edilen 7584 sayılı Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun, 20 Haziran 2026 tarihli Resmî Gazete’de yayımlandı.
Yeni düzenleme ile birlikte, 6200 sayılı Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğünce Yürütülen Hizmetler Hakkında Kanun’a hidroelektrik enerji üretim tesislerini kapsayan bir ek madde eklendi. Ek Madde 16, 6446 sayılı Elektrik Piyasası Kanunu çerçevesindeki hidroelektrik santrallerde güvenlik riskleri, işletme talimatları ve denetim eksiklikleri için kademeli yaptırım süreçlerini öngörüyor.
Bu yeni düzenleme, hidroelektrik santrallerin sadece üretim performansını değil, aynı zamanda su rejimi, işletme disiplini ve güvenlik yükümlülükleri açısından da uyumunu yaptırım konusu haline getiriyor. Böylece, hem HES işletmecileri hem de Borsa İstanbul’da HES portföyü bulunan şirketler için yeni bir regülasyon çerçevesi oluşturulmuş oluyor.
Kanun metnine göre, hidroelektrik enerji üretim tesislerinde can ve mal güvenliğini tehdit eden durumların tespit edilmesi halinde, üretim lisansı sahibi şirkete öncelikle ihtar yapılacak. Şirketin, gerekli önlemleri alması için belirli bir süre tanınacak. Eğer bu süre içinde önlemler alınmazsa, tesisin enerji üretimi için su kullanımı durdurulacak ve şirkete ek süre verilecek. Ek süre içinde de önlemler alınmazsa, su kullanım hakkı anlaşması derhal feshedilebilecek.
Yine, risk oluşturan durumların mahalli mülki idari amir kararıyla ortadan kaldırılması ve bu süreçte yapılan masrafların ilgili şirketten tahsil edilmesi de düzenleniyor.
Düzenleme, sadece can ve mal güvenliği açısından risk oluşturan durumlarla sınırlı değil. DSİ tarafından belirlenen işletme talimatlarına uymayan hidroelektrik santraller için de yaptırım süreci başlayacak. Bu durumda, şirkete önce ihtar gönderilecek ve eksikliklerin giderilmesi için süre verilecek. Süre içinde yükümlülüklerin yerine getirilmemesi halinde, şirkete idari para cezası uygulanacak.
İdari para cezası, 250 bin TL ile 5 milyon TL arasında değişecek ve ceza tutarı, ihmalin niteliği ve sonuçların ağırlığına göre hesaplanacak. Eğer ihtar edilen hususlar yerine getirilmezse, ceza tutarının iki katı uygulanacak ve şirkete ek süre verilecek. Bu süre içinde de yükümlülüklerin yerine getirilmemesi halinde, DSİ su kullanım hakkı anlaşmasını feshedebilecek.
Yeni düzenleme, elektrik piyasası açısından önemli bir ayrım da yapıyor. Türkiye Elektrik İletim A.Ş. tarafından verilen dengeleme güç piyasası talimatlarına göre yapılan işletme halleri, DSİ işletme talimatı kapsamı dışında tutuluyor. Bu durum, hidroelektrik santrallerin elektrik sistemi içindeki dengeleme ve esneklik rolü açısından kritik bir öneme sahip.
Yeni düzenleme, HES portföyü bulunan şirketlerin yalnızca kurulu güç ve üretim miktarı üzerinden değerlendirilmeyeceğini bir kez daha ortaya koyuyor. Su kullanım hakkı anlaşmaları, DSİ işletme programları ve denetim süreçleri, HES yatırımlarında operasyonel riskin önemli bir parçası haline geliyor. Bu durum, Borsa İstanbul’daki hidroelektrik hisseleri açısından da dikkatle izlenmesi gereken bir konu olarak öne çıkıyor.
2026 ilkbaharında hidroelektrik üretiminin elektrik piyasasında öne çıktığı göz önüne alındığında, bu yeni kanun değişikliği, mevcut tartışmaların regülasyon tarafını güçlendiriyor. Kanun hükmü, 20 Haziran 2026 itibarıyla yürürlüğe girmiş olsa da, uygulamaya ilişkin usul ve esasların DSİ’nin bağlı olduğu bakanlık tarafından çıkarılacak yönetmelikle belirleneceği ifade ediliyor.
Sonuç olarak, bu düzenleme, HES işletmecileri için daha sıkı bir uyum çerçevesi getirmekte ve yatırımcıların HES şirketlerini değerlendirirken su kullanım hakkı, DSİ programı ve denetim süreçlerini daha yakından izlemeleri gereken bir döneme işaret etmektedir.
HES işletmelerinde DSİ işletme programı ve su kullanım hakkı gibi konuların enerji piyasasında hangi riskleri daha görünür hale getirdiğini düşünüyorsunuz? Görüşlerinizi yorumlarda paylaşabilirsiniz.




