ABD’nin Yeni Liman Ücreti Küresel Ticaret Üzerinde Etkili Olabilir
ABD yönetimi, yabancı gemilerle taşınan yükler için liman ücreti getirmeyi planlıyor. Bu durum küresel ticaret üzerinde etkili olabilir.
ABD yönetimi, yabancı yapım gemilerle taşınan yükler için yeni bir liman ücreti uygulaması üzerinde çalışıyor. Eğer bu düzenleme hayata geçirilirse, gemicilik rotalarının değişmesi, navlun maliyetlerinin artması ve küresel ticarette yeni gerilimlerin ortaya çıkması bekleniyor.
Özellikle ABD ile Çin arasında, Kasım 2025’te deniz yoluyla taşınan kargo ücretlerinin askıya alınmasının ardından, sektördeki gerginlikler yeniden alevlenmiş durumda. Beyaz Saray, “Amerika’nın Denizcilik Eylem Planı” çerçevesinde, ABD’ye gelen tüm kargolar için evrensel bir altyapı ve güvenlik ücreti getirmeyi planlıyor. Bu düzenlemenin, yerli gemi inşa sanayisini canlandırmak ve stratejik bir ticari filo oluşturmak amacıyla yapıldığı ifade ediliyor.
Plan kapsamında, ABD yapımı olmayan gemilerle taşınan yükler için kilogram başına 1 ila 25 sent arasında bir ücret uygulanması öngörülüyor. Bu tarifeler, ton başına yaklaşık 10 ila 250 dolara denk geliyor. Beyaz Saray, bu uygulamanın düşük senaryoda 10 yılda 66 milyar dolar, yüksek senaryoda ise 1,5 trilyon dolara kadar gelir potansiyeli yaratabileceğini belirtiyor. Elde edilen gelirlerin, “Denizcilik Güvenlik Güven Fonu”na aktarılması ve ABD tersanelerinin desteklenmesi planlanıyor.
Ancak, bu düzenlemeye sektörden itirazlar da gelmeye başladı. Uluslararası Denizcilik Odası (ICS), dünya ticaret filosunun yüzde 80’inden fazlasını temsil ederek, ABD’nin denizcilik kapasitesini artırma hedefini desteklediklerini ancak liman ücretlerine karşı olduklarını açıkladı. Bu uygulamanın ticaret akışlarını bozabileceği, enflasyonist baskılar yaratabileceği ve misilleme riskini artırabileceği vurgulandı.
Uzmanlar, bu planın yürürlüğe girmesi durumunda bazı yüklerin alternatif pazarlara kayabileceğini ve taşıma sözleşmelerinin yeniden müzakere edilebileceğini öngörüyor. Bu durum, spot piyasada dalgalanmalara ve navlun maliyetlerinde kısa vadeli artışlara yol açabilir. Özellikle enerji ve emtia taşımacılığı, bu düzenlemeden en fazla etkilenecek alanlar arasında yer alıyor. Karayipler-ABD Körfezi hattında bir Aframax tanker için ton başına navlun maliyetinin, en düşük ücret senaryosunda dahi yüzde 30 oranında artabileceği hesaplanıyor.
Plan, yalnızca liman ücretlerini değil, aynı zamanda ABD’nin gemi inşa kapasitesinin artırılmasına ve uluslararası hatlarda faaliyet gösterecek bir “Stratejik Ticari Filo” kurulmasına yönelik hedefleri de içeriyor. ABD’de şu anda 400 fitten büyük gemi inşa edebilen yalnızca sekiz tersane bulunuyor. Ayrıca, otonom ve insansız gemi teknolojileri için düzenleyici altyapının oluşturulması da planlanıyor. ABD Sahil Güvenliği’nin test alanları belirlemesi, uzaktan kontrol merkezlerinin sertifikasyonu ve karmaşık liman operasyonları için yedek sensör sistemlerinin geliştirilmesi hedefleniyor. Ancak, sigorta, sorumluluk ve acil müdahale süreçlerine ilişkin detayların henüz netleşmediği ifade ediliyor.
Bu düzenlemenin Kongre onayı gerektirdiği ve 2027 mali yılı bütçesi kapsamında yasalaşmasının beklendiği belirtiliyor. Sektörde, olası bir “maliyet şoku” konusunda tartışmalar şimdiden başlamış durumda.




