Rusya ve Belarus Ortak Nükleer Tatbikat Gerçekleştirdi
Rusya ve Belarus, nükleer harp başlığı taşıyan sistemlerle ortak tatbikat düzenledi. Tatbikat, stratejik kuvvetlerin hazırlık seviyesini test etmeyi amaçlıyor.
Rusya ve Belarus, nükleer harp başlığı taşıyan füze sistemleri ve stratejik platformlarla ortak bir tatbikat gerçekleştirdi.
Rusya Savunma Bakanlığı, nükleer stratejik ve taktik kuvvetlerin hazırlık durumunu değerlendirmek amacıyla kapsamlı bir nükleer tatbikat başlattı. 19-21 Mayıs 2026 tarihleri arasında düzenlenen tatbikatta yaklaşık 65 bin personel ve 7800 farklı ekipman ile silah sistemi yer aldı.
Tatbikat çerçevesinde nükleer denizaltılar, uzun menzilli bombardıman uçakları, savaş gemileri, çeşitli boyutlardaki füze lançerleri ve farklı deniz platformları görev aldı. TASS ajansının haberine göre, Rus yetkililer tatbikatların dış tehditlere karşı kuvvetlerin tepki yeteneğini değerlendirmeyi hedeflediğini belirtirken, operasyon senaryolarında balistik ve seyir füzesi ateşlemeleri de yer aldı.
Faaliyetlerin özellikle Leningrad ve Merkez Askeri Bölge alanlarında yoğunlaştığı ifade edilirken, mobil sistemlerin ve füzelerin konuşlandırılmasıyla senaryoların test edildiği kaydedildi. Tatbikatın dikkat çeken unsurlarından biri, nükleer harp başlığı taşıma kapasitesine sahip İskender-M füze sistemlerinin aktif olarak kullanılmasıydı. Ayrıca, uzun menzilli havacılık birlikleri ve nükleer kapasiteye sahip denizaltı unsurlarının tatbikata dahil olduğu belirtildi.
Rusya’nın Oreshnik hipersonik nükleer balistik füze sistemini Belarus topraklarına konuşlandırmasının ardından gerçekleştirilen bu ortak tatbikat, nükleer hazırlık faaliyetleri kapsamında değerlendiriliyor. Belarus Savunma Bakanlığı, tatbikatların temel amacının nükleer silahların planlanmamış konuşlanma noktalarına sevk edilmesi ve muharebe konuşlandırma hazırlığının test edilmesi olduğunu açıkladı.
Tatbikat çerçevesinde Belarus’a ait füze birlikleri ve hava kuvvetleri, Rus ordusuyla koordineli bir şekilde görev aldı. Faaliyetlerin üçüncü ülkelere karşı gerçekleştirilmediği ve bölgesel güvenliğe tehdit oluşturmadığı vurgulandı. Açıklamalara göre eğitimlerde uzun mesafeli intikal operasyonları ve kuvvet konuşlandırma hesaplamaları üzerinde duruluyor. Bu bağlamda mobil nükleer kapasitenin sahada hızlı bir şekilde dağıtılması, tespit edilmeden hareket ettirilmesi ve alternatif taarruz noktalarından operasyon gerçekleştirilmesine yönelik senaryoların test edildiği düşünülüyor.
Son dönemde Ukrayna’nın Rusya’ya yönelik İHA saldırılarını artırması ve NATO ülkelerinin Ukrayna’ya askeri desteğini genişletmesi, tatbikatların zamanlamasına yönelik uluslararası dikkatleri artırdı. Analistler, Rusya’nın bu faaliyetlerle Batı’ya güçlü bir stratejik mesaj vermeyi ve nükleer caydırıcılık kapasitesini görünür kılmayı hedeflediğini değerlendiriyor.




