Savaş Ortadoğu’daki Lojistik Değerleri Yeniden Belirliyor
İsrail ve ABD’nin İran’a yönelik saldırıları, Türkiye’nin lojistikteki güvenli konumunu ön plana çıkarıyor.
İsrail ve ABD’nin 28 Şubat’ta İran’a karşı başlattığı askeri harekât, Orta Doğu’daki lojistik hatlarda risk algısını yükseltti. Uzmanlar, bu durumun kara yolu taşımacılığında temkinli bir yaklaşımı beraberinde getirdiğini vurguluyor. Türkiye’nin lojistik alanındaki güvenli konumu ise bu süreçte dikkat çekiyor.
Hürmüz Boğazı, küresel ticaretin önemli geçiş noktalarından biri olarak, bölgedeki saldırılar ve artan riskler nedeniyle tehlikeli bir hale geldi. Birçok lojistik firması, bu gelişmeler ışığında sevkiyatlarını kısıtlarken, alternatif güzergahlar arayışına girdi. Uluslararası Nakliyeciler Derneği (UND) Yönetim Kurulu Başkanı Şerafettin Aras, yaptığı açıklamada, Türkiye’nin iç taşımalarına doğrudan bir etki olmadığını belirtti. Aras, “İran hattında sektör daha temkinli hareket ediyor. Bazı firmalar, İran seferlerini geçici olarak azaltmış veya alternatif güzergahları değerlendirmeye başlamıştır.” ifadelerini kullandı.
Bölgedeki güvenlik durumunun, Uluslararası Karayolu ile Eşya Taşıma Sözleşmesi (CMR) ve kasko poliçeleri üzerinde belirsizlikler yarattığını dile getiren Aras, sürücülerin güvenlik konusundaki hassasiyetinin arttığını kaydetti. Özellikle yakıt temini ve bazı ana güzergahlardaki risk algısının, firmaların planlamalarını olumsuz etkilediği belirtildi.
“Uzun Süreli Bir Kapanma Beklemiyoruz”
Aras, Gürbulak ve Bazargan sınır kapılarında geçişlerin tamamen durmadığını, daha kontrollü bir şekilde devam ettiğini ifade etti. Irak’a yönelik transit taşımaların genel olarak sürdüğünü, Suriye hattında ise yeni geçiş imkanlarının Arap ülkelerine ulaşım açısından alternatif oluşturabileceğini belirtti. Ancak, bölgedeki güvenlik durumu nedeniyle sektörün bu hatta da temkinli yaklaştığını vurguladı. Mevcut gelişmelerin uzun süreli bir kapanmaya dönüşmesini beklemediklerini, ancak dönemsel aksaklıkların yaşanabileceğini ifade etti. İran genelinde risk algısının yükseldiği ve özellikle Tahran, Tebriz, Urumiye ve Bender Abbas Limanı çevresindeki askeri hareketliliğin ticari akışı yavaşlattığı gözlemleniyor.
“Orta Koridor ve Kalkınma Yolu’nun Önemi Ortaya Çıktı”
UND Başkanı Aras, mevcut gelişmelerin Türkiye’nin uzun süredir gündemde olan Orta Koridor ve Kalkınma Yolu Projesi’nin stratejik önemini bir kez daha ortaya koyduğunu belirtti. Orta Koridor’un Avrupa ile Orta Asya ve Uzak Doğu arasındaki taşımalar için önemli bir alternatif sunduğunu, bu hattın etkin kullanılabilmesi için Hazar Denizi’ndeki Ro-Ro ve feribot kapasitesinin artırılması gerektiğini söyledi. Ayrıca, Kalkınma Yolu Projesi’nin Türkiye ile Körfez ülkeleri arasında yeni ve güçlü bir lojistik hat oluşturma potansiyeli taşıdığını ifade etti.
LOJİPORT




