Küresel Enerji Piyasalarında Fiyat Artışları Devam Ediyor

Brent petrol fiyatları son dört haftada %45 artışla 105 doları geçti. Hürmüz Boğazı’ndaki aksaklıklar arz endişelerini artırıyor.

Brent petrolün varil fiyatı, son dört haftada %45’in üzerinde bir artışla 105 dolar seviyesini geçti. Hürmüz Boğazı’ndaki geçişlerde yaşanan aksaklıklar ve artan jeopolitik gerilim, küresel enerji piyasalarında arz endişelerini derinleştirdi.

Uluslararası piyasalarda referans olarak kabul edilen Brent türü ham petrolün vadeli varil fiyatı, 27 Şubat’ta 72,48 dolardan kapanmıştı. Ancak son dört haftada fiyatlarda keskin dalgalanmalar gözlemlendi. 27 Mart’ta Brent petrol, 27 Şubat’a kıyasla %45,3’lük bir artışla 105,32 dolardan işlem gördü.

Hürmüz Boğazı’ndaki geçişlerdeki sorunlar, enerji arzına yönelik endişeleri artırarak petrol fiyatlarını yukarı yönlü etkiledi. 27 Şubat ile 27 Mart arasındaki dönemde, İran ile ABD-İsrail arasında artan askeri gerilim, deniz güvenliği krizine yol açtı. İran, bölgedeki tanker geçişlerini kısıtlamaya başlayınca, boğazdan geçen gemi sayısı önemli ölçüde azaldı ve birçok petrol tankeri geçiş için beklemek zorunda kaldı. Bu durum, dünya petrol ticaretinin yaklaşık %20’sinin gerçekleştiği bu kritik noktada aksamalara neden oldu.

ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, İran’a yönelik askeri operasyonların birkaç hafta içinde sona erebileceğini ve Washington’un hedeflerine kara birlikleri olmadan ulaşabileceğini ifade etti. İran Meclis Başkanı Muhammed Bakır Kalibaf ise enerji fiyatlarını düşürmek için yayılan yalan haberlerin piyasa üzerinde etkili olmadığını ve gerçek fiyatların er ya da geç ortaya çıkacağını belirtti.

Saldırılardan sonraki ilk işlem günü olan 2 Mart’ta, jeopolitik endişeler nedeniyle Brent petrol fiyatı 82,37 dolara kadar yükseldi ve günü 77,74 dolardan kapattı. Bu, 17 Mart 2022’den sonraki en yüksek günlük artış olarak kaydedildi. Sonraki günlerde Hürmüz Boğazı’na yönelik tehditler, tedarik kesintisi endişelerini artırarak petrol fiyatlarının 78-86 dolar seviyelerinde işlem görmesine neden oldu.

İran’ın bölgedeki ABD üslerine ve enerji tesislerine yönelik misillemeleri, sigorta şirketlerinin savaş poliçelerini askıya alması, önde gelen tanker ve konteyner şirketlerinin geçişleri durdurması ve bazı üreticilerin güvenlik endişeleri nedeniyle üretimlerini kısması, piyasalardaki arz endişelerini derinleştirdi. Artan fiyatlar karşısında ABD, Hint rafinerilerinin Rus petrolü almasına geçici bir muafiyet tanısa da Brent petrol fiyatı 6 Mart’ta 94,64 dolara kadar yükseldi ve ikinci haftada dalgalanmalar devam etti.

Brent petrolün vadeli varil fiyatı, 9 Mart’ta önceki kapanışa göre %28,9 artışla 119,5 dolara kadar çıkarak 29 Haziran 2022’den sonraki en yüksek seviyesini gördü. Petrol sahaları ve LNG terminallerinde meydana gelen hasar ile boğazdaki kesintiler, küresel enerji tedarikinde büyük aksamalara yol açtı. Irak Petrol Bakanlığı, savaşın getirdiği mevcut durum nedeniyle Irak’taki petrol faaliyetlerinin büyük ölçüde durduğunu bildirdi.

Katar Enerji Bakanı Saad bin Şeride el-Kaabi, füze saldırıları sonucunda Ras Laffan Sanayi Şehri’nde oluşan hasarın Katar’ın sıvılaştırılmış doğal gaz (LNG) ihracat kapasitesini %17 azalttığını ve bunun yıllık gelirde 20 milyar dolarlık kayba neden olduğunu açıkladı. Öte yandan, Rusya Başbakan Yardımcısı Aleksandr Novak, 1 Nisan’dan itibaren benzin ihracatının yasaklanacağını duyurdu. Rusya, iç piyasadaki istikrarı korumak amacıyla çeşitli akaryakıt türlerine zaman zaman ihracat yasağı uyguluyor.

İngiltere’de akaryakıt fiyatlarındaki artış sürerken, küresel çapta yaşanan arz aksaklıkları ve artan talep nedeniyle bazı akaryakıt istasyonlarında geçici tedarik kısıtlamaları yaşandığı bildiriliyor. Portekiz hükümeti, akaryakıt indiriminde süresiz devam kararı alırken, Fransa hükümeti, yakıt fiyatlarındaki artıştan etkilenen sektörlere 70 milyon Euro yardım paketi açıkladı. İspanya Meclisi, küresel enerji ve ekonomik krize karşı alınan önlemlere onay verdi. Norveç Parlamentosu’nun benzin ve dizel vergilerini düşürmesine hükümetten tepki geldi. Hindistan hükümeti ise Orta Doğu’daki gerilim nedeniyle benzin ve mazot vergisini düşürdü.

Dünya Bankası Grubu, Orta Doğu’daki çatışmanın yol açtığı krizde ülkelere yardımcı olmak için hızla harekete geçtiklerini ve hükümetleri, firmaları ve hanehalklarını desteklemek amacıyla mevcut tüm araçları kullanacaklarını bildirdi. Ayrıca, bölgedeki sevkiyatların sekteye uğraması nedeniyle sıvılaştırılmış doğal gaz (LNG) piyasaları da olumsuz etkilendi. Dünyanın en büyük LNG ihracatçılarından Katar, Ras Laffan tesislerindeki üretimi güvenlik riskleri nedeniyle durdurarak “mücbir sebep” ilan etti.

Avrupa doğal gaz piyasasında fiyat oynaklığı belirgin şekilde arttı. Hollanda merkezli TTF’de işlem gören doğal gaz kontratları, jeopolitik risklerle sert hareketler sergiledi. Nisan vadeli TTF kontratı, 27 Şubat’ta megavatsaat başına 31,9 Eurodan kapanırken, saldırıların ardından piyasaların açıldığı 2 Mart’ta %39 artışla 44,5 Eurodan işlem gördü. Artan arz güvenliği endişeleriyle 9 Mart’ta 56,4 Euroya kadar yükselen kontrat, saldırıların başlamasından bu yana en yüksek kapanış seviyesini gördü. Saldırılardan iki hafta sonra, Avrupa doğal gaz fiyatları, saldırı öncesi seviyelere göre %57 artışla haftayı 50,1 Eurodan tamamladı.

Yeni saldırılar ve LNG arz riski nedeniyle kontratlar 27 Mart’ta, savaş öncesi megavatsaat başına 31,9 Eurodan yaklaşık %70 artışla 54,17 Euro seviyesinden işlem gördü. Kömür piyasasında da benzer bir eğilim izlendi. Kömür fiyatı, elektrik üretiminde gaz yerine kullanıldığı için yükseldi. Asya piyasaları için referans kabul edilen Newcastle kömür nisan vadeli kontratı, saldırılardan önce 27 Şubat’ta ton başına 118,5 dolar iken, 2 Mart’ta %8,6 artışla 128,7 dolara yükseldi. Bu kontrat, 9 Mart’ta 143,8 dolara kadar çıkarak, saldırıların ardından en yüksek kapanışı yaptı. ABD ile İsrail’in İran’a yönelik ortak saldırıları ve İran’ın misillemeleri sonrası kömür fiyatları, saldırı öncesi seviyelere göre %13,8 artışla haftayı 134,9 dolardan tamamladı.

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu