Ezine’de Kuraklıkla Mücadelede Yeşil Gübreleme Yöntemi

Ezine’de kuraklıkla mücadele için uygulanan yeşil gübreleme projesi, zeytinliklerin verimliliğini artırmayı amaçlıyor.

Kuraklık, Türkiye genelinde tarımsal üretimi olumsuz etkilerken, Çanakkale’nin Ezine ilçesinde zeytinliklerde uygulanan yeşil gübreleme modeli dikkat çekiyor. TEMA Vakfı ve Datassist iş birliğiyle hayata geçirilen bu proje, zeytinliklere ekilen bitkilerin toprağa karıştırılarak doğal bir gübre oluşturmasını sağlıyor. Bu yöntem, toprağın su tutma kapasitesini artırarak, kuraklık koşullarında bile üretimi desteklemeyi amaçlıyor. 2025 yılında bölgedeki yağışların normal seviyelerin yaklaşık yüzde 26 altında kalması beklenirken, bu model doğa temelli bir çözüm sunuyor.

Ezine, zeytin tarımının yoğun olarak yapıldığı bölgelerden biri olarak biliniyor. Son yıllarda yaşanan kuraklık, bu alanda ciddi zorluklar yaratırken, TEMA Vakfı Orman ve Kırsal Kalkınma Bölüm Başkanı Dr. Ferhat Taze, yeşil gübreleme projesinin amacının azalan yağışlardan maksimum fayda sağlamak olduğunu belirtiyor. Bu bağlamda, zeytin bahçeleri yağışlı dönemlerde örtü bitkileriyle kaplanarak hem erozyonun önüne geçiliyor hem de toprakta organik madde miktarı artırılıyor.

Dr. Taze, topraktaki organik maddenin su tutma kapasitesini belirleyen en önemli unsur olduğunu vurgularken, Türkiye’deki tarım topraklarının yüzde 99’unda bu oranın düşük seviyelerde olduğunu ifade ediyor. İdeal organik madde oranının yüzde 3 ila 5 arasında olması gerektiğini belirten Taze, her yüzde 1’lik artışın 1 dekar alanda yaklaşık 23 ton daha fazla suyun tutulabilmesi anlamına geldiğini aktarıyor.

Projede örtü bitkisi olarak kullanılan fiğ, çiftçilere hem yem bitkisi olarak hem de organik madde sağlama açısından fayda sunuyor. Üst kısmı hayvan yemi olarak değerlendirilirken, kök ve toprakta kalan kısımlar organik maddeye dönüşüyor. Bu sayede bitkisel üretim ile hayvancılık arasında bir döngü kurulurken, kimyasal gübre ihtiyacı da azalıyor. Proje, Ezine’deki 7 köyde yaklaşık 60 dekar alanda uygulanıyor ve üreticilere gübre ile tohum desteği sağlanıyor. Uygulamanın en az üç yıl sürdürülmesi planlanırken, örnek bahçelerin köye yakın alanlarda seçilmesiyle modelin yaygınlaşması hedefleniyor. Uygulama sonrasında, üreticilerin projeye katılmak için başvuruda bulunduğu belirtiliyor.

Ezine Ziraat Odası Başkanı Serkan Zehir, artan kuraklık nedeniyle bu tür projelerin yaygınlaştırılması gerektiğini vurguluyor. Son üç yılda kuraklığın etkisini ciddi şekilde hissettiklerini ifade eden Zehir, 2025’te rekoltede yüzde 30-40’a varan düşüşler yaşandığını belirtiyor. Ezine’de hayvancılığın gelişmiş olduğunu ve yeşil gübreleme modelinin bu sektörde de önemli bir rol oynayabileceğini dile getiriyor. Hayvancılıkta maliyetlerin yaklaşık yüzde 70’inin yemden oluştuğunu belirten Zehir, yeşil gübrelemenin yalnızca zeytinlikleri değil, hayvancılığı da besleyen bir döngü kurduğunu ifade ediyor.

Deniz Ataç, uygulamanın yaygınlaşmasında yapısal bir engel olmadığını belirtiyor. Üreticilere zarar vermeyen, aksine maliyetleri düşüren ve verimi artıran bir model sunduklarını ifade eden Ataç, asıl meselenin alışkanlıklara dayandığını vurguluyor. Çiftçilerin eski yöntemleri sürdürdüğünü, yeni uygulamaları ise deneyimleyerek öğrendiklerini belirtiyor. Ayrıca, suyun hâlâ verimsiz kullanıldığına dikkat çekerek, en ucuz çözümün suyu düştüğü yerde tutmak olduğunu ifade ediyor.

Datassist’in Kurucu Ortağı Ayşe Nazmiye Uça, şirketin İstanbul dışına açılma kararıyla Çanakkale hikâyesinin başladığını söylüyor. Metropollerin sürdürülemez büyümesine karşı Çanakkale’de uydu ofis açarak, buraya ne katabileceklerini düşünmeye başladıklarını belirtiyor. Uça, bu arayışın Datassist ile TEMA Vakfı’nı bir araya getirdiğini ve yeşil gübreleme modelini tercih ettiklerini ifade ediyor. Ezine’nin zeytincilik ve hayvancılık açısından uygun yapısının bu tercihte etkili olduğunu vurguluyor.

Mecidiye Köyü’nde üretim yapan çiftçi Ali Aydın, yeşil gübreleme uygulamasını daha önce gördüğünü ancak nasıl yapacağını bilmediği için uygulamaya geçemediğini, TEMA Vakfı’nın desteğiyle bu projeye dahil olduğunu belirtiyor. Aydın, kuraklığın son yıllarda etkisini artırdığını ve verimde ciddi kayıplar yaşandığını ifade ediyor. Ezine Bozköy’de üretim yapan Tunay Ertem ise projeye katıldığı için umutlu olduğunu, toprağın su tutma kapasitesinin artmasıyla daha iyi sonuçlar almayı beklediğini aktarıyor. Ertem, fiği hayvancılık yapanlara verip karşılığında hayvan gübresi alabileceklerini belirterek, böyle bir takasın sistemin kendi kendine döneceğini ifade ediyor. Ancak sahadaki en büyük sorunlardan birinin iş gücü kaybı olduğunu dile getiriyor ve gençlerin köyde kalmadığını, işçi bulmanın zorlaştığını vurguluyor.

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu