İran Savaşı Küresel Ekonomiyi Alt Üst Etti: Yeni Dönem Başlıyor
İran Savaşı, enerji fiyatlarından gıda maliyetlerine kadar küresel ekonomiyi etkileyen büyük bir krize yol açtı.
ABD ve İsrail’in İran’a yönelik askeri müdahalesinin üzerinden bir ay geçerken, savaşın etkileri küresel ekonominin her alanında hissedilmeye başlandı. Enerji piyasalarından gıda fiyatlarına, finansal varlıklardan hava taşımacılığına kadar birçok sektörde dalgalanmalar yaşanıyor. Özellikle petrol fiyatlarındaki ani artış, arz zincirlerindeki kırılmalar ve stagflasyon riskinin yükselmesi, dünya ekonomisini belirsizlikle dolu bir döneme sürüklüyor.
İran savaşıyla birlikte enerji piyasalarında yaşanan değişiklikler, ekonomik etkilerin merkezinde yer alıyor. Savaş öncesinde 70 dolar civarında seyreden petrol fiyatları, bir ay içinde 100 doları aşarak yeni bir seviyeye yerleşti. ABD’de benzin fiyatları yeniden galon başına 4 dolara yaklaşırken, Asya’nın bazı bölgelerinde yakıt sıkıntıları yaşanmaya başladı. Bu durum, özellikle Filipinler ve Hindistan gibi ülkelerde uzun yakıt kuyruklarına yol açtı.
Uluslararası Enerji Ajansı (IEA) Başkanı Fatih Birol, krizin devam etmesi durumunda hiçbir ülkenin etkilerden kaçamayacağını belirtti. Hürmüz Boğazı’nın fiilen kapanması, petrol fiyatlarındaki artışın temel nedenlerinden biri olarak öne çıkıyor. Bu stratejik geçit, küresel petrol arzının yaklaşık %20’sini ve sıvılaştırılmış doğalgazın önemli bir kısmını taşımakta. Orta Doğu’daki diğer enerji merkezlerinin de zarar görmesi, arz şokunu daha da derinleştiriyor.
Petrol fiyatlarının artışı, tüketiciye de yansıyor. Yakıt fiyatları hızla yükselirken, elektrik ve enerji faturaları da artış gösteriyor. ABD’de ortalama benzin fiyatı, Şubat ayındaki 2,98 dolardan 3,98 dolara yükseldi. Bazı ülkeler, krizin etkilerini hafifletmek amacıyla kısa çalışma haftası uygulamaları ve enerji tasarrufu çağrıları gibi önlemler almaya başladı. IEA, piyasalardaki dalgalanmaları azaltmak için rezervlerden 400 milyon varil petrol serbest bıraktı.
Savaşın etkileri finansal piyasalarda da hissediliyor. ABD borsalarında Dow Jones ve Nasdaq 100 düşüş trendine girdi. Yatırımcılar, belirsizlik nedeniyle daha temkinli bir tutum sergilemeye başladı. Ancak bazı ekonomistler, yapay zeka yatırımları ve mali teşviklerin ekonomiyi desteklemeye devam ettiğini savunuyor.
Ekonomistler için en büyük risklerden biri stagflasyon ihtimali olarak öne çıkıyor. Yüksek enflasyon, düşük büyüme ve artan işsizlik kombinasyonu, 1970’lerdeki petrol krizinde olduğu gibi küresel ekonomide ciddi hasar yaratma potansiyeline sahip. ABD Merkez Bankası (Fed) için bu durum, faiz artırma veya indirme arasında zor bir ikilem yaratıyor. Fed Başkanı Jerome Powell, stagflasyon riskini sınırlı görse de bazı ekonomistler daha temkinli yaklaşmakta.
Savaşın ilk etkileri havacılık sektöründe de kendini gösterdi. Orta Doğu hava sahasının kapanması, uçuş iptalleri ve rotaların değişmesine neden oldu. Dubai gibi bazı merkezler sınırlı şekilde yeniden açılmaya başlasa da, operasyonlar hâlâ aksak ilerliyor. Jet yakıtı fiyatları da hızla yükseldi; Şubat sonunda 99 dolar olan jet yakıtı, Mart ortasında 197 dolara çıktı. Bu artış, bilet fiyatlarına da yansımaya başladı.
Enerji dışındaki kritik emtialarda da ciddi aksaklıklar yaşanıyor. Yapay zeka ve teknoloji üretimi için gerekli olan helyum arzı daralıyor ve yarı iletken üretimi risk altında. Tarım ve gıda alanında ise gübre üretiminde kritik olan üre arzı daralıyor. Küresel gübre arzının üçte biri Hürmüz Boğazı’ndan geçiyor, bu da tarımsal üretimde düşüş ve gıda fiyatlarında artış riskini beraberinde getiriyor.
İran savaşı, küresel ekonomide çok katmanlı bir şok yaratmış durumda. Enerji fiyatlarının yükselmesi, enflasyon baskısının artması, tedarik zincirlerinin bozulması ve finansal piyasaların zayıflaması, ekonomik dengelerin ne kadar kırılgan olduğunu bir kez daha gözler önüne seriyor. Mevcut görünüm, küresel ekonominin savaşın süresine bağlı olarak daha da kırılgan hale gelebileceğini gösteriyor. Enerji, gıda, teknoloji ve finansal sistem üzerindeki baskının hafiflemesi için ABD, İsrail ve İran arasında bir anlaşma şart. Ancak şu aşamada böyle bir uzlaşı ihtimali zayıf görünüyor.




