Yeni Gümrük Paketi: Enerji Dönüşümüne Yön Veren Düzenlemeler

Yeni gümrük paketi, enerji dönüşümünün maliyetini ve yönünü etkileyen düzenlemeleri içeriyor.

11 Temmuz 2026 tarihinde Resmi Gazete’de yayımlanan yeni ithalat düzenlemeleri, Türkiye’nin yeşil teknoloji tedarik zincirine çelişkili mesajlar gönderiyor. Belirli lityum iyon batarya hücreleri için geçici olarak %0 gümrük vergisi uygulanırken, güneş paneli camları ve 170 kV üzerindeki seramik izolatörler için bazı menşe gruplarına %5 ve %7 oranında ek vergiler getiriliyor.

Solar cam, haziran ayından bu yana damping soruşturması kapsamına alındı. Bu durum, yeni düzenlemenin yeşil etkisinin yalnızca yerli üretimi koruma ile değil, aynı zamanda üretim kapasitesi, fiyat, kalite, teslim süreleri ve enerji yatırımlarının hızına olan etkisiyle de değerlendirilmesi gerektiğini ortaya koyuyor.

Düzenlemeler, iklim veya enerji dönüşümüne yönelik bir paket olarak tasarlanmamış. Ticaret Bakanlığı, bu düzenlemelerin yerli üretimi koruma, haksız rekabeti önleme, istihdamı artırma ve cari açığı azaltma hedefleri doğrultusunda hazırlandığını belirtirken, sanayinin ara mal ihtiyaçlarının da göz önünde bulundurulduğunu ifade ediyor. Ancak enerji depolama hücreleri, solar cam ve yüksek gerilim ekipmanları gibi unsurların dahil edilmesi, klasik ticaret politikalarının sonuçlarının doğrudan yenilenebilir enerji yatırımlarına, şebeke dönüşümüne ve dijital altyapıya uzandığını gösteriyor.

Aynı gün içerisinde üç ayrı Cumhurbaşkanı Kararı yayımlandı. 11506 sayılı karar, İthalat Rejimi Kararı’ndaki temel gümrük vergilerini ve ek mali yükümlülükleri değiştiriyor. Yeşil teknolojiler açısından önemli olan ilave gümrük vergileri 11508 sayılı kararda yer alırken, PET reçinesi için koruma önlemi 11509 sayılı kararda belirtiliyor. Bu ayrım, bir ürünün tarifede yeniden adlandırılmasının veya alt koda bölünmesinin her zaman yeni bir vergi anlamına gelmediğini vurguluyor.

11508 sayılı karar, gümrük vergisi muafiyetinden yararlanarak yapılan ithalatlarda ilave gümrük vergisi uygulanmayacağını belirtiyor. Ayrıca, yeni getirilen veya artırılan ilave gümrük vergileri için kararın yayımını izleyen 30 gün içerisinde tescil edilen beyannamelerde önceki oranların geçerli olacağı bir geçiş süresi öngörülüyor. Bu nedenle maliyet etkisi, tüm ürünlerde aynı anda başlamıyor; ürünün GTİP’i, menşei, muafiyet durumu ve beyanname tarihi gibi faktörler bu durumu etkiliyor.

Gözetim uygulaması, doğrudan yeni bir vergi oranı ilan etmiyor. Ancak ithal malın beyan edilen birim kıymeti, tebliğdeki gözetim kıymetinin altında kalırsa ithalatçıdan gözetim belgesi talep edilebiliyor. Alternatif olarak, ithalatçı ek kıymet beyanıyla gümrük kıymetini referans seviyeye yükseltebiliyor. Bu ikinci yol, verginin hesaplandığı matrahı büyütme potansiyeli taşıdığı için fiili ithalat maliyetini artırabiliyor. Bu nedenle bazı sektörlerde, düzenlemenin en etkili kısmı vergi oranları değil, güncellenen gözetim birim fiyatları olabilir.

11508 sayılı kararın en dikkat çekici düzenlemesi, 8507.60.00.00.21 GTİP kodundaki lityum iyon batarya hücrelerine ilişkin. Bu pozisyon için bazı menşe gruplarında %30 ilave gümrük vergisi görünmesine rağmen, eklenen dipnot, bu pozisyondaki eşyanın ithalatında 31 Aralık 2026 tarihine kadar ilave gümrük vergisinin %0 olarak uygulanacağını belirtiyor. Ancak bu muafiyet, tüm lityum iyon bataryaları veya enerji depolama sistemlerini değil, yalnızca belirli hücre pozisyonunu kapsıyor.

İlave gümrük vergisinin geçici olarak sıfırlanması, ithal hücre kullanarak batarya paketi, batarya yönetim sistemi ve enerji depolama sistemi üreten firmaların girdi maliyetlerini düşürebilir. Bu durum, depolamalı güneş enerjisi santralleri ve rüzgar enerjisi santralleri projeleri ile sanayi tesislerinin öz tüketim, yük kaydırma ve kesintisiz güç yatırımlarını kolaylaştırabilir. Ancak %30’luk verginin sıfırlanması, nihai batarya sisteminin fiyatının otomatik olarak %30 düşeceği anlamına gelmiyor. Hücrenin toplam sistem maliyetindeki payı, döviz kuru, navlun, diğer vergiler, entegrasyon giderleri ve tedarikçinin avantajı gibi faktörler belirleyici olacaktır.

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı, 2035 yılı itibarıyla rüzgar ve güneş kurulu gücünü 120 GW’a çıkarmayı ve her yıl en az 7,5-8 GW yeni kapasite eklemeyi hedefliyor. Depolama sistemleriyle entegre yaklaşık 15 GW kapasiteli ön lisanslı güneş santrali de talebin önümüzdeki yıllarda güçlü kalacağını gösteriyor. Bu ölçek, kısa vadede hücre arzını hızlandıracak bir köprü politikası gerektiriyor; ancak geçici vergi avantajının hangi talep ve kapasite hesabına dayandığı henüz kamuya açık bir şekilde belirtilmemiştir.

Türkiye, aynı zamanda yerli batarya hücresi üretimini stratejik bir alan olarak büyütmeye çalışıyor. POMEGA, Ankara’daki tesisinde 3 GWh kurulu LFP hücre kapasitesine sahip; ABD merkezli ONE ile yürüttüğü iş birliği çerçevesinde Türkiye’deki üretimin 2026’da 2 GWh ile başlaması ve 2027’de yıllık 5 GWh’ye ulaşması planlanıyor. Togg ile Farasis’in ortak girişimi Siro ise Gemlik’teki kampüsünde hücre üretimine başlamayı ve kapasiteyi ilerleyen yıllarda 20 GWh’ye çıkarmayı hedefliyor.

Bu takvim, sıfır ilave gümrük vergisinin yerli hücre kapasitesinin ölçeklenmeye çalışıldığı döneme denk geldiğini gösteriyor. Düzenleme, iç talebin yerli arzı aşacağı bir geçiş döneminde paket üreticilerine hücre sağlayan geçici bir köprü olabilir. Ancak yerli alım, teknoloji transferi, araştırma-geliştirme, geri dönüşüm veya kapasite artışı gibi koşullara bağlanmadığı takdirde, ithal hücreleri ucuzlatıp Türkiye’yi hücre üreticisinden çok paket montajcısına dönüştürme riski taşımaktadır. Bu nedenle temel soru, verginin sıfırlanıp sıfırlanmadığı değil, sıfır vergi uygulamasının yerli kapasiteye geçiş planıyla birlikte yönetilip yönetilmediğidir.

Güneş paneli camlarının sınıflandırıldığı 7007.19.80.00.23 GTİP kodunda yeni tabloda bazı menşe grupları için %5 ilave gümrük vergisi yer alıyor. Solar camlara yönelik koruma yalnızca bu orandan ibaret değil; Çin, Malezya ve Vietnam menşeli 70.06 ve 70.07 pozisyonlarındaki solar camlara yönelik damping soruşturması da 19 Haziran 2026’dan beri devam ediyor. Henüz kesinleşmiş bir dampinge karşı vergi bulunmamakta; ancak ilave gümrük vergisi ile soruşturma sonucunda doğabilecek bir önlem birlikte değerlendirildiğinde solar cam etrafında çok katmanlı bir koruma yapısı oluşmaktadır.

Damping soruşturması, Türkiye Şişe ve Cam Fabrikaları AŞ’nin başvurusu üzerine açıldı ve Düzce Cam, Europen Endüstri, Çağdaş Cam, Okandan Cam, Salt Cam ve Camplaza Solar Cam tarafından desteklendi. Soruşturma tebliğine göre, Çin, Malezya ve Vietnam menşeli ithalat, 1 Ocak 2022-30 Eylül 2025 döneminde artış gösterdi; ithal fiyatların yerli üretim dalının yurt içi birim satış fiyatlarını kırdığı ve baskıladığı değerlendirildi. Bu durum, üretim, yurt içi satış, nakit akışı, kapasite kullanım oranı, verimlilik ve pazar payı gibi göstergelerde bozulmalara yol açtı. Ancak bunlar nihai hüküm değil, soruşturma açılmasına yeterli bulunan başlangıç tespitleridir.

Koruma, yerli solar cam yatırımını ve tedarik güvenliğini destekleyebilir. Ancak panel üreticileri için cam, bir girdi niteliğindedir. Yerli kapasite, miktar, kalite, kaplama standardı, fiyat veya teslim süresi bakımından talebi karşılamıyorsa, korunan cam üreticisinin kazancı, panel üreticisine daha yüksek maliyet ve daha düşük ihracat rekabeti olarak dönebilir. Solar cama %5 ilave gümrük vergisi uygulanması da panel fiyatının %5 artacağı anlamına gelmez; gerçek etki, camın panel maliyetindeki payı, menşe, gözetim kıymeti, yerli alternatifin fiyatı ve maliyet aktarım oranı hesaplanmadan belirlenemez.

8546.20.00.00.13 GTİP kodundaki, anma gerilimi 170 kV’ı geçen seramik elektrik izolatörleri bazı menşe grupları için %7 ilave gümrük vergisi ile listeye eklendi. Bu ürünün toplam bir iletim hattı veya trafo merkezi yatırımındaki payı sınırlı olabilir; dolayısıyla bir şebeke projesinin maliyetinin %7 artacağı iddia edilemez. Ancak bu ürün, yenilenebilir enerji santrallerinin sisteme bağlanmasını sağlayan yüksek gerilim altyapısının doğrudan bir parçası olduğu için kararın yönü önemlidir.

Türkiye’nin 120 GW rüzgar ve güneş hedefi, güçlü ve modern bir şebeke altyapısına duyulan ihtiyacı da beraberinde getiriyor. Yerli izolatör üretimi talebi zamanında, uygun kalite ve rekabetçi fiyatla karşılayabiliyorsa %7 ilave gümrük vergisi tedarik zincirini güçlendirebilir. Ancak kapasite veya teslim süresi yetersizse, aynı vergi, bağlantı yatırımlarındaki darboğazı büyütebilir. Yeşil sanayi politikası açısından belirleyici olan veri, vergi oranı değil; yerli üretimin gerçek kapasitesi, fiyatı ve proje teslim süresine olan etkisidir.

İncelenen karar eklerinde grafik işlemci, ana işlemci, sunucu veya entegre devreleri doğrudan hedefleyen yeni bir tarife değişikliği görünmüyor. 11506 sayılı karar ekinde veri iletim ve yönlendirme cihazlarını kapsayan 8517.62.00.90.11 ve 8517.62.00.90.19 alt kodlarında temel gümrük vergisi tüm sütunlarda sıfır; ancak bu satırlar tek başına yapay zeka sunucularına veya veri merkezi donanımına verilmiş özel bir teşvik olarak yorumlanamaz. Bu nedenle paketin yapay zeka üzerindeki olası etkisi, doğrudan çip maliyetinden çok enerji altyapısı üzerinden araştırılmalıdır.

Uluslararası Enerji Ajansı’nın (IEA) Energy and AI raporuna göre, veri merkezlerinin küresel elektrik tüketimi 2024’te yaklaşık 415 TWh düzeyinden 2030’da yaklaşık 945 TWh’ye yükselebilir; bu, küresel elektrik tüketiminin yaklaşık %3’üne denk geliyor. Yapay zekaya yönelik hızlandırılmış sunucuların elektrik tüketiminin ise yılda yaklaşık %30 büyüyerek toplam artışın büyük bölümünü sürüklemesi bekleniyor. IEA, bu talebin karşılanmasında yenilenebilir enerjinin depolama ve güçlü şebeke altyapısıyla birlikte belirleyici rol oynayacağını, küresel artışın yaklaşık yarısının yenilenebilir kaynaklarla karşılanacağını öngörüyor.

Bu çerçevede, belirli batarya hücrelerinde geçici %0 ilave gümrük vergisi, veri merkezlerinin kesintisiz güç kaynağı ve saha ölçekli enerji depolama yatırımları için olumlu bir etki yaratabilir. Yüksek gerilim şebeke ekipmanındaki koruma ise yerli arz yeterli değilse bağlantı maliyeti ve süresi üzerinden olumsuz etkiler yaratabilir. Türkiye, veri merkezi ve yapay zeka yatırımlarını çekmek istiyorsa, donanım ithalatı kadar şebeke bağlantı süresini, depolama kapasitesini, enerji verimliliğini ve elektriğin karbon yoğunluğunu da rekabet unsuru olarak ele almak zorundadır.

11509 sayılı karar, 3907.61.00.00.00 GTİP kodunda yer alan ve viskozitesi 78 ml/g veya daha fazla olan PET reçinesi ithalatına üç dönem boyunca ek mali yükümlülük getiriyor. Tutar, 19 Temmuz-30 Aralık 2026 döneminde 120 ABD doları/ton, 31 Aralık 2026-30 Aralık 2027 döneminde 115 ABD doları/ton ve 31 Aralık 2027-30 Aralık 2028 döneminde 110 ABD doları/ton olacak. Belirli ülke ve gümrük bölgeleri için ilk dönemde toplam 12.041 ton, ikinci ve üçüncü dönemlerin her birinde 24.081 ton tarife kontenjanı açılıyor; ülke veya gümrük bölgesi başına üst sınırlar sırasıyla 4.014 ton ve 8.027 ton olarak belirleniyor. Bu önlem ilave gümrük vergisi değil; gümrük vergileri ve diğer mali yükümlülüklerden ayrı tahsil edilen bir koruma önlemi.

Birincil PET’in ithalat maliyetinin artması, geri dönüştürülmüş PET’in göreli ekonomik çekiciliğini artırabilir. Ancak kararda asgari geri dönüştürülmüş içerik, yeniden kullanım, ambalaj azaltımı, ürün başına malzeme verimliliği veya karbon yoğunluğu koşulu bulunmuyor. Bu nedenle çevresel sonuç otomatik olarak olumlu değil. Önlem, tamamlayıcı döngüsel ekonomi politikalarıyla birleştirilirse geri dönüştürülmüş PET talebini destekleyebilir; aksi halde yerli fosil bazlı birincil reçine üretimini koruyup ambalaj maliyetini yükseltmekle sınırlı kalabilir.

Yerlilik, tek başına yeşillik değildir. Bir ürünün Türkiye’de üretilmesi; daha düşük karbonlu enerji kullanıldığı, kaynak verimliliğinin yüksek olduğu, atıkların geri kazanıldığı, teknolojinin yerlileştiği veya nihai yatırımın hızlandığı anlamına kendiliğinden gelmez. Aynı şekilde ithal bir girdinin ucuzlaması da tek başına yeşil dönüşüm değildir; ucuz girdi, yerli üretim kabiliyetini aşındırıyorsa uzun vadede yeni bir dışa bağımlılık yaratabilir.

Solar cam ve şebeke ekipmanındaki koruma; kapasite artışı, fiyat performansı, kalite, teslim süresi, ihracat, araştırma-geliştirme ve ürünün karbon yoğunluğu gibi ölçülebilir yükümlülüklere bağlanmadığında sanayi dönüşümünden çok fiyat korumasına dönüşebilir. Belirli batarya hücrelerindeki geçici sıfır vergi de yerli hücre üretiminin devreye alınma takvimi, teknoloji transferi, yerli katma değer ve batarya geri dönüşümü hedefleriyle birlikte yönetilmediğinde montaj ekonomisini büyütebilir.

Batarya tarafında ithal hücre hacmi, yerli hücre üretimi, kurulu depolama maliyeti, paket üretimindeki yerli katma değer ve geri dönüşüm oranı izlenmeli. Solar cam tarafında yerli kapasite, kapasite kullanım oranı, teslim süresi, panel maliyeti ve ihracat fiyatı birlikte açıklanmalı. Şebeke tarafında yüksek gerilim ekipmanının tedarik süresi, bağlantı kuyruğu ve trafo merkezi yatırım maliyeti takip edilmelidir. Yapay zeka tarafında veri merkezlerinin elektrik kaynağı, enerji verimliliği, şebeke bağlantı süresi ve depolama kapasitesi ölçülmelidir. PET tarafında ise geri dönüştürülmüş PET payı, ambalaj başına malzeme kullanımı ve toplama oranı açıklanmalıdır.

Bugünkü bilgilerle düzenlemenin yeşil bilançosu karmaşık görünüyor: enerji depolama yatırımları için kısa vadede olumlu, yerli hücre üretimi için belirsiz, solar cam üreticileri için koruyucu, panel üreticileri ve güneş santrali maliyetleri açısından riskli, şebeke dönüşümünde yerli kapasiteye bağlı, yapay zeka donanımı bakımından doğrudan nötr fakat enerji altyapısı üzerinden etkili, PET tarafında ise döngüsellik koşulları olmadığı için çevresel sonucu belirsiz. Kararların başarısı, ne kadar ithalatı azalttığıyla değil, Türkiye’ye ne kadar temiz kapasiteyi ne kadar hızlı, uygun maliyetli ve düşük karbonlu biçimde kurdurduğu ile ölçülmelidir.

Sizce Türkiye, yeşil teknolojilerde yerli üretimi korurken enerji yatırımlarının maliyetini ve hızını nasıl dengelemeli? Görüşlerinizi yorumlarda paylaşın.

Bu analiz, 11 Temmuz 2026 tarihli ve 33307 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan üç Cumhurbaşkanı Kararının resmi metinlerine dayanmaktadır. İlgili belgelere aşağıdaki bağlantılardan ulaşılabilir: 11506 sayılı İthalat Rejimi Kararında Değişiklik Yapılmasına İlişkin Karar, 11508 sayılı İthalatta İlave Gümrük Vergisi Uygulanmasına İlişkin Kararda Değişiklik Yapılmasına Dair Karar ve 11509 sayılı PET Resin İthalatında Korunma Önlemi Uygulanmasına İlişkin Karar.

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu