Türk Savunma Sanayisi 2026 Hedeflerine Hazırlanıyor

Türk savunma sanayisi, 2026 hedefleri doğrultusunda önemli projelerle küresel rekabette yer almayı amaçlıyor.

Türk savunma sanayisi, 2026 yılına yönelik insansız ve milli platformlar dahil birçok alanda önemli adımlar atmaya hazırlanıyor. Cumhurbaşkanlığı Savunma Sanayii Başkanlığı’nın açıkladığı yol haritasında, KIZILELMA İnsansız Savaş Uçağı, Milli Muharip Uçak KAAN, özgün motor projeleri ve yeni nesil deniz, hava ve kara sistemleri dikkat çekiyor.

Savunma Sanayii Başkanı Haluk Görgün, 5. Savunma ve Havacılık Sanayiinde Küresel Stratejiler Konferansı’nda yaptığı açıklamada, 2025 yılı hedefleri ile 2026 yılı projelerini paylaştı. Toplantıda sunulan projeler, sahada elde edilen somut sonuçları ve teslimatları içeriyordu.

Görgün, savunma sanayisinin insan kaynağı, AR-GE, ihracat ve sanayileşme alanlarında dönüşüm geçirdiğini belirterek, bu süreçte yetenek gelişiminin her aşamada ele alındığını vurguladı. Savunma Kariyer Platformu’nun 250 binden fazla kullanıcıyı firmalarla buluşturduğunu, Savunma Gelişim Platformu’nun ise dijital öğrenme altyapısı sunduğunu ifade etti.

“Tersine beyin göçü” konusuna da değinen Görgün, 2023 yılında yurtdışına giden 339 mühendise karşılık sadece 47 kişinin geri döndüğünü, ancak 2025 itibarıyla bu dengenin pozitif hale geldiğini ve 98 giden mühendise karşılık 190 nitelikli uzmanının ekosisteme yeniden katıldığını belirtti. Başvuru sayısındaki yaklaşık üç katlık artışın bu dönüşümün bir göstergesi olduğunu söyledi.

Görgün, “Bütün bu adımlar bize şunu gösteriyor; yetenek artık sadece keşfedilmiyor, yönlendiriliyor. Yalnızca yetiştirilmiyor, güçlendiriliyor. İddiamız nettir, milli ürünler ancak milli yetkinliklerle mümkündür.” şeklinde değerlendirmelerde bulundu.

Haluk Görgün, 18 kritik teknoloji alanı belirlediklerini, 2025 yılı boyunca 5 teknoloji günü düzenlediklerini ve 1900’den fazla katılımcıyla bilgi paylaşımı sağladıklarını aktardı. Üniversite işbirlikleriyle 127 üniversite ve 334 araştırma grubuyla ortaklıkların arttığını belirten Görgün, AR-GE portföyünün toplam büyüklüğünün 920 milyon dolara ulaştığını ifade etti.

Savunma sanayisindeki AR-GE çalışmalarının çıktılarının ihracata dönüştüğünü belirten Görgün, 2025 yılında 14 yeni AR-GE projesi imzaladıklarını, 10 yeni proje başlatma ve 1 yeni SAGA çağrısı kararı aldıklarını aktardı. Toplam yürütülen ve tamamlanan AR-GE proje sayısının 205’e, SAGA proje önerisi sayısının ise 87’ye ulaştığını söyledi.

2025 yılında sektörün mal ve hizmet ihracatının 10 milyar doları aştığını, 17,9 milyar dolarlık yeni ihracat sözleşmesi imzaladıklarını belirten Görgün, geçen yıl 58 ilde savunma ve havacılık ihracatı yapıldığını, 1 milyon doların üzerinde ihracat yapan il sayısının 21’den 26’ya yükseldiğini ifade etti. Türkiye’nin ilk 100 ihracatçısı arasında savunma sanayi şirketlerinin sayısının da 17’den 26’ya çıktığını vurguladı.

Görgün, yeni sözleşme üretme kapasitesinin arttığını belirterek, 2025 yılında önemli anlaşmalara imza attıklarını, KAAN’ın Endonezya’ya, askeri gemi ihracatının Portekiz’e, HÜRJET’in ise İspanya’ya yapıldığını örnek gösterdi. Geçen yıl imzalanan sözleşmelerde Asya-Pasifik’te 5,5 milyar dolar, Avrupa’da 5,3 milyar dolar, Amerika kıtasında 3,3 milyar dolar, Orta Doğu’da 2,2 milyar dolar ve Afrika’da 1,7 milyar dolarlık bir ölçek oluştuğunu belirtti. Ayrıca, 2025 yılında en çok Avrupalı müttefiklere ihracat yapıldığını vurgulayarak, bu durumun güven ve birlikte çalışabilirliğin bir göstergesi olduğunu ifade etti.

Görgün, sektörün 4 binden fazla firmaya, 1400’den fazla projeyi aşan bir portföre, 100 binden fazla doğrudan istihdama, 20 milyar dolardan fazla ciroya ve 10 milyar dolardan fazla ihracat ölçeğine ulaştığını belirtti. Sektörün finansmana erişimini kolaylaştıran kredi ve leasing modelleri ile 900’den fazla başvuru üzerinden 5,7 milyar lira finansman büyüklüğüne ulaştıklarını ifade etti. Ayrıca, Savunma Sanayii Yatırım ve Geliştirme Faaliyetlerini Destekleme Programı kapsamında 25 milyon dolarlık kredi desteği sağladıklarını ve üretim kabiliyeti ile finansal sürdürülebilirliği destekleyen bir yaklaşım benimsediklerini aktardı.

Görgün, 2026 yılında sektörün ara kademe ihtiyacını karşılamak amacıyla Savunma Sanayii Meslek Yüksek Okulu modelinin güçlendirileceğini belirtti. Havacılıkta 2026 yılı, hem platform hem de motor ve insansız sistemlerde kritik bir eşik olacağını, KIZILELMA İnsansız Savaş Uçağı’nın ilk teslimatının gerçekleştirileceğini, KAAN’ın seri üretim sözleşmesinin imzalanacağını ve TB3 SİHA’ların ilk teslimatının yapılacağını açıkladı. Ayrıca, yapay zeka destekli TB2T-AI SİHA’ların ilk teslimatının da gerçekleştirileceğini ifade etti.

GÖKBEY helikopterine TS1400 turboşaft motorunun entegre edileceğini ve HÜRKUŞ teslimatlarının başlayacağını belirten Görgün, Milli Muharip Uçak Özgün Motor Geliştirme Projesi’nde PDR sürecinin tamamlanıp CDR sözleşmesinin imzalanacağını söyledi.

Hava savunma ve füze sistemleri projeleri kapsamında yüksek adetli teslimatlar yapılacağını, AKYA torpidosunun seri üretim sürecinin başlatılacağını, denizaltılara ATMACA Silah Sistemi yeteneği kazandırılacağını ve muharip gemilere MİDLAS entegrasyonunun tamamlanacağını aktardı. Ayrıca, ihracat lisansına tabi farklı kalibrelerdeki top sistemlerinin yerli ve milli geliştirilmesi için sözleşmeler imzalanacağını belirtti. GİZEM Projesi ile yüksek güçlü lazer silah sistemine sahip ülkeler sınıfına giriş sağlayacak sözleşmenin hayata geçirileceğini söyledi.

BULUT programında tasarım çalışmalarının sürdürüleceğini ve pilot seçilecek ilk merkezde bulut altyapısının faaliyete geçirileceğini aktardı. Platform ve alt sistemler açısından kara, deniz, elektronik harp, radar-sensör ve uzay tabanlı haberleşme alanlarında eş zamanlı ilerlemelerin olacağını ifade etti. Yakın yörünge uyduları ve askeri 5G/6G haberleşme altyapısını hedefleyen GÖKBAĞI Projesi’nin başlatılacağını belirtti. Hava platformlarının beka kabiliyetinde kritik öneme sahip DIRCM teknolojisinin ASELSAN ana yükleniciliğinde bir helikopter üzerine entegre edileceğini ve envantere kazandırılacağını söyledi.

Katmanlı hava sahası kapsaması için ALP-100G ve ALP-300 erken ihbar radarlarından en az iki yeni teslimat yapılacağını, spektrum üstünlüğü için yeni nesil kara konuşlu elektronik harp sistemi KORAL 200’ün envantere kazandırılacağını aktardı. Elektronik destek ve taarruz kabiliyetlerini birleştiren ILGAR-2 teslimatlarının tamamlanacağını belirtti.

ALTAY Seri Üretim Projesi kapsamında çift haneli sayıda ALTAY Tankı’nın Kara Kuvvetlerine teslim edileceğini, farklı konfigürasyonlarda 15 Orta Sınıf İnsansız Kara Aracı’nın envantere kazandırılacağını ve seri üretim projelerinin başlatılacağını aktardı. Deniz Kuvvetleri için TCG Muratreis denizaltısının envantere katılacağını ve TCG 18 Mart denizaltısının modernizasyonunun tamamlanacağını belirtti. Yerli füze, radar ve sensörlere sahip 6’ncı MİLGEM gemisi TCG İzmir’in teslimatının gerçekleştirileceğini ifade etti.

Amfibi harekatta kullanılacak 4 LCT’nin Deniz Kuvvetlerine, 70 RHİB botunun ise Kara Kuvvetlerine teslim edileceğini, kamikaze insansız deniz araçlarında yerli geliştirme programı kapsamında sürü kabiliyetinin deniz üzerindeki gösteriminin yapılacağını belirtti.

Otonomi teknolojilerinde Göksancak ve Yaman projelerinin başlatılacağını, kuantum teknolojilerinde Süper İletken Kuantum İşlemci Birimi geliştirilmesi ve kuantum manyetometrelerin GNSS’ten bağımsız navigasyon ile denizaltı tespitinde kullanımı projelerinin imzalanacağını aktardı. Sentetik biyolojide Rekor Projesi, tapa teknolojilerinde Korkilit Projesi’nin hayata geçirileceğini ifade etti. KARTAL projesinde yerli prepreg sistemleriyle GÖKBEY’de kullanılan kritik parçaların doğrulamalarının tamamlanıp proje kabulünün gerçekleştirileceğini belirtti.

KAAN, Milli Muharip Uçak Özgün Motor, HÜRJET, Barış Kartalı Modernizasyonu, Hava SOJ ve ÖZGÜR projeleri kapsamında 6 proje için Tasarım/Üretim Organizasyon Onayı denetiminin yapılacağını aktardı. Haluk Görgün, 2026 yılında yapılacak tüm bu çalışmalarla 2025’te kurulan dönüşüm mimarisini daha ileriye taşıyacaklarını belirtti. İnsan kaynağında yetkinliği artıracaklarını, AR-GE’de stratejik teknoloji üretimini derinleştireceklerini, ihracatta kurumsal dış açılımı güçlendireceklerini ve sanayileşmede ekosistemi sürdürülebilir hale getireceklerini ifade etti. Görgün, Türkiye savunma sanayisinin artık yalnızca ‘ihtiyacını karşılayan’ bir yapı olmadığını, rekabet eden, ihracat yapan, teknoloji üreten ve ittifakların güvenilir paydaşı olan bir güç haline geldiğini vurguladı.

Görgün, 50’ye yakın deniz platformunun eş zamanlı olarak üretildiğine dikkat çekerek, Milli Uçak Gemisi Projesi’ne (MUGEM) ilişkin soruları yanıtladı. TCG Anadolu’nun envanterdeki en büyük gemi olduğunu, MUGEM’in ise TCG Anadolu’nun 3 katı büyüklüğünde, 60 bin tonluk bir proje olduğunu belirtti. Bununla ilgili üretim faaliyetlerinin başladığını ve sözleşmelerin imzalandığını ifade etti. Savunma Sanayii Başkanlığı’nın, İstanbul Tersane Komutanlığı’nın ve Deniz Kuvvetleri Komutanlığı’nın projeyi yönetmekteki sorumluluklarını vurguladı. Ülkemizdeki denizcilik ve askeri denizcilik alanında kabiliyeti olan tüm üreticilerle birlikte, kısa sürede tamamlayıp donanmaya teslim etmeyi planladıklarını belirtti.

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu