Petrol Fiyatları Hürmüz Boğazı’ndaki Gerginliklerle Yükseliyor
Petrol fiyatları, Hürmüz Boğazı’ndaki gerginlikler ve ABD’nin İran’a yönelik saldırıları ile yükselişini sürdürüyor.
Petrol fiyatları, ABD’nin İran’a yönelik gerçekleştirdiği yeni askeri operasyonların ardından Orta Doğu’daki enerji arzı konusunda artan endişelerle yükselmeye devam ediyor. Perşembe günü, WTI vadeli petrol kontratı yüzde 1,12 artarak varil başına 74,34 dolara, Brent petrol vadeli kontratı ise aynı oranda yükselerek 78,89 dolara ulaştı.
Fiyatlardaki artış, Hürmüz Boğazı üzerinden yapılan sevkiyatların etkilenebileceği korkusuyla daha da güçlendi. Yenilenen çatışmalar, Körfez bölgesindeki petrol ihracatında son haftalarda gözlemlenen iyileşmeyi tehdit ediyor. Brent petrol fiyatı, gün içinde 23:30:23 itibarıyla 78,90 dolara yükseldi. LCO, yüzde 1,13 artışla 0,88 dolara çıkarken, CL tarafında günlük artış yüzde 1,18 oldu.
Brent ve WTI petrol fiyatları, bir önceki seansta yüzde 8’in üzerinde değer kazanmıştı. Perşembe günü bazı kazançlarını geri vermesine rağmen, fiyatlar güçlü seyrini korudu. Eski ABD Başkanı Trump, ABD-İran ateşkesinin fiilen sona erdiğini belirterek, İran hedeflerine yeni saldırılar emretti ve daha fazla askeri eylem uyarısında bulundu. İran ise Hürmüz Boğazı’nın kapatılabileceği tehdidini gündeme taşıdı.
Hürmüz Boğazı çevresinde ticari gemilere yönelik saldırıların artması, bölgedeki güvenlik risklerini yeniden gündeme getirdi. Son iki gün içinde, Katar’a ait bir LNG tankeri, Suudi Arabistan’a ait bir ham petrol tankeri ve en az bir başka ticari gemi çeşitli olaylarda hedef alındı. Umman açıklarında seyreden başka bir tanker, kimliği belirsiz bir merminin isabet ettiğini bildirirken, bu saldırı gemide yangına yol açtı ancak can kaybı yaşanmadı. Gemi işletmecileri, güvenlik risklerini yeniden değerlendirirken, bazı petrol ve gaz tankerleri Hürmüz Boğazı geçişlerini ertelemek zorunda kaldı veya planlanan rotalarından geri döndü.
ABD öncülüğündeki Joint Maritime Information Center, Hürmüz Boğazı’ndaki deniz taşımacılığı için tehdit seviyesini “ciddi” olarak belirledi. Uluslararası Denizcilik Örgütü de bu rotayı kullanan gemilere aşırı dikkatli olmaları çağrısında bulundu. Washington, İran hedeflerine yönelik yeni saldırıların Tahran’ın ticari deniz taşımacılığını tehdit etme kapasitesini azaltmayı amaçladığını açıkladı. İran, ABD askeri varlıklarına karşılık vereceğini bildirdi ve Hürmüz Boğazı’ndaki seyrüseferle ilgili tehditlerini yineledi. Bu açıklamalar, geçen ayki ateşkes sonrası kademeli olarak iyileşen tanker trafiği üzerinde yeni baskılar oluşturdu. Ticaret uzmanları, ticari gemilere yönelik yeni saldırıların toparlanmayı durdurabileceğini ve Basra Körfezi’nden gelen ham petrol akışını yeniden tehdit edebileceğini değerlendiriyor.
ANZ, son gelişmelerin, ABD-İran arasındaki anlaşmanın çökmesi durumunda Basra Körfezi petrol arzının yeniden aksayabileceği endişesini artırdığını belirtti. Banka, Hürmüz Boğazı üzerinden taşımacılığın bu haftaki ticari gemi saldırılarından önce toparlandığını vurguladı. Ancak İran’ın stratejik su yolu üzerindeki kontrolünü yeniden güçlendirme çabası, iyileşen arz görünümünü tehdit ediyor. Petrol piyasasında jeopolitik prim yeniden şekilleniyor. Hürmüz Boğazı, küresel ham petrol ve LNG akışı açısından kritik bir geçiş hattı konumunda bulunuyor. Bölgedeki saldırılar, yalnızca spot fiyatları değil, navlun, sigorta ve teslimat planlamasını da etkiliyor. Operatörlerin rotaları ertelemeleri veya değiştirmeleri, fiziksel piyasanın risk maliyetini artırıyor.
Rafine ürün piyasalarındaki sıkışıklık da fiyatları destekliyor. ANZ, Rusya’nın dizel ihracatına yönelik kısıtlamaların temmuz ayı boyunca devam etmesinin yakıt piyasalarındaki daralmayı artırdığını belirtti. ABD hükümet verileri, distilat ve benzin stoklarında önemli düşüşler olduğunu gösteriyor. Aynı veriler, rekor yakıt ihracatına işaret ediyor. Ticari ham petrol stokları geçen hafta artmış olmasına rağmen, piyasa rafine ürün tarafındaki sıkılığı daha güçlü bir şekilde fiyatlandırıyor. Stratejik Petrol Rezervi’nden ek varil salınması da arz tarafında dikkat çeken bir unsur oldu. Buna rağmen benzin ve distilat stoklarının daralması, nihai ürün talebinin güçlü kaldığını gösteriyor. Aşağı yönlü fiyat baskısı, rafineri ürün piyasasındaki sıkışıklık nedeniyle sınırlı kalıyor.
Piyasalar, bundan sonraki süreçte ABD-İran çatışmasındaki yeni gelişmelere, Hürmüz Boğazı’ndaki sevkiyat koşullarına ve Orta Doğu ham petrol ihracatındaki kesinti sinyallerine odaklanacak. WTI’ın 74,34 dolar ve Brent’in 78,89 dolar seviyesine yükselmesi, yatırımcıların arz riskini fiyatlamaya devam ettiğini gösteriyor. Önceki seansta yüzde 8’i aşan ralli, jeopolitik başlığın fiyatlara hızlı bir şekilde yansıdığını ortaya koyuyor. Petrol fiyatlarının kalıcı olarak yüksek seyretmesi, enerji ithalatçısı ülkeler için enflasyon baskısını artırabilir. Daha pahalı ham petrol, ulaşım, sanayi üretimi ve rafine ürün maliyetleri üzerinde geniş bir fiyat etkisi yaratır. Merkez bankaları, enerji kaynaklı maliyet artışının tüketici fiyatlarına yansımasını izlemek zorunda kalabilir. Kısa vadeli görünümde Hürmüz Boğazı trafiğinin normalleşip normalleşmeyeceği belirleyici bir unsur olacak. Tankerlerin geçişleri ertelemesi veya geri çevirmesi, arz risk primini koruyabilir. Yeni saldırı haberi gelmemesi ve sevkiyatların yeniden artması halinde fiyatlarda kâr satışı görülebilir. Ancak mevcut durum, petrol piyasasında jeopolitik riskin yeniden ana fiyatlama unsuru haline geldiğini gösteriyor.




