Büyük Türbinler, İngiltere’nin En Büyük Rüzgar Santralini Güçlendirebilir
Büyük türbinler, İngiltere’nin en büyük rüzgar santralinin kapasitesini artırma potansiyeline sahip. Proje detayları ve çevresel etkiler değerlendiriliyor.
Yeni türbinlerin kurulumu, rüzgar enerjisi projeleri için önemli bir adım olarak öne çıkıyor. Ancak, bu süreç kolay değil. Daha büyük ekipmanlar, projenin bulunduğu alana ulaşım sağlayan yolların ve köprülerin ağırlık sınırlarını aşabilir. Ayrıca, güzergah üzerindeki alt geçitlerin yükseklik limitleri de dikkate alınmalı. Geliştiriciler, ulaşım altyapısını güçlendirmenin maliyetini, parçaları ayrı ayrı gönderip sahada birleştirmenin getireceği ek iş yüküyle karşılaştırmak zorundalar. Bunun yanı sıra, daha büyük türbinlerin ağırlığını desteklemek için temellerin de güçlendirilmesi gerekiyor.
ScottishPower, türbinlerin yeniden kurulumu için İskoç hükümetinden onay almak zorunda. Bu süreç, toplumsal ve çevresel etkilerin detaylı bir değerlendirmesini gerektiriyor. Ancak bu yeniden güçlendirme projesinin, tamamen yeni bir projeye göre iki büyük avantajı bulunuyor: Aynı alanda daha fazla türbin inşa etme izni zaten alınmış durumda ve kapasite artırımı, henüz geliştirilmemiş kırsal alanlara yayılmadan gerçekleştirilecek.
ScottishPower, Whitelee rüzgar santralini daha geniş bir topluma açmak için çeşitli adımlar atıyor. Enerji şirketi, alanı ticari ağaç kesiminden sonra devraldı ve bu alandaki turba alanı ekosisteminin geniş çaplı restorasyonuna yatırım yaptı. Ziyaretçiler, alanda bisiklet sürüp yürüyüş yapabilir, rehberli otobüs turlarına katılabilir ve yerel satıcılardan “lezzetli kekler” sunan ziyaretçi merkezinden manzaranın tadını çıkarabilir. Şirket, bu projeyi #MoreThanAWindfarm etiketiyle tanıtıyor.
ABD Rüzgar Enerjisi Yeniden Güçlendirme Sürecine Girebilir mi?
BloombergNEF rüzgar analisti Harrison Sholler, Whitelee için önerilen boyuttaki türbinlerin dünya genelinde yeni yeni kurulmaya başlandığını belirtiyor. Çinli üreticiler, karasal türbin boyutlarını artırma konusunda sınırları zorluyor, ancak bu tür üniteler genellikle Avrupa ve ABD’de jeopolitik kaygılar nedeniyle tercih edilmiyor. Bu nedenle, bu bölgelerdeki geliştiriciler Siemens Gamesa, Vestas ve Nordex gibi üreticilere yöneliyor. Bu firmalar, şu anda 7 MW kapasiteli karasal rüzgar türbinleri satıyor; GE ise 6 MW’a kadar karasal modeller sunuyor.
Sholler, “Bu türbinler, 6 MW’lık türbinlerden çok farklı değil, bu nedenle teknoloji kanıtlanmış bir düzeyde kabul ediliyor” diyor. ABD’de henüz bu boyutta türbin bulunmamakla birlikte, ScottishPower’ın değiştirmeyi hedeflediği daha küçük türbinlerin sayısı oldukça fazla. ABD’deki ortalama karasal rüzgar türbini kapasitesi, 2000 yılında 0.8 MW’dan 2010 yılında 1.8 MW’a, 2024 yılında ise 3.5 MW’a kadar yükseldi. Ülkenin ilk 6 MW’lık türbin projesi, bu yıl Oklahoma’da devreye girdi.
BNEF, ABD’nin önümüzdeki on yıl içinde inşa edeceği 86 GW’lık yeni rüzgar kapasitesinin 10 GW’ının yeniden güçlendirme projelerinden geleceğini öngörüyor. Sholler, “2030’ların başı ile ortalarında, bazı büyük rüzgar santrallerinin işletme ömrünün sona ermesiyle yeniden güçlendirme faaliyetlerinin artmasını bekliyoruz” diyor.
BNEF, Kuzeybatı ve Orta Batı’nın önümüzdeki 10 yıl içinde en fazla yeniden güçlendirilmiş rüzgar kapasitesine sahip olacağını, Texas, California ve Orta Atlantik’te de önemli kapasitelerin ortaya çıkacağını öngörüyor. California’da, yeniden güçlendirmeler bu dönemde karasal rüzgar kapasitesinin neredeyse tamamını sağlayacak, çünkü eyaletteki en iyi rüzgar santrali alanları, 1980’lerde başlayan sübvansiyonlarla geliştirildi.
Ancak, BNEF’nin önümüzdeki on yıl içinde radarında bulunan en büyük ABD yeniden güçlendirme projesi, sadece 200 MW civarında kalıyor ki bu, yenilenen Whitelee’deki 1 GW hedefinin oldukça altında.
Sholler, “ABD’de henüz bu tür büyük ölçekli projelerin yeniden güçlendirilme aşamasına gelmediğini düşünüyorum. Ancak, sonunda oraya ulaşacağız” diyor.




