ABD’nin Yeni Gümrük Vergileri Türk Tekstil Sektörünü Zorlayacak
ABD’nin yeni ek gümrük vergileri, Türk tekstil sektörünü olumsuz etkileyebilir. Rekabet avantajı kaybı ve pazar dinamikleri üzerine detaylar.
Amerika Birleşik Devletleri (ABD), 1974 tarihli Ticaret Yasası’nın 301. Bölümü kapsamında 60 ülkeye %10 ile %12,5 arasında yeni ek gümrük vergileri uygulama kararı aldı. Bu düzenleme, “Tamamen veya kısmen zorla çalıştırma yoluyla üretilen malların ithalatını yasaklamadığı ya da bu yasağı etkin bir şekilde uygulamadığı” gerekçesiyle Türkiye’yi %12,5 oranında ek gümrük vergisine tabi ülkeler arasında yer aldı.
Öte yandan, Türk tekstil ve hazır giyim sektörünün en büyük rakipleri arasında bulunan Bangladeş ve Kamboçya gibi ülkelerin %10 vergi oranına tabi olması ve bu ülkelere ek gümrük vergisinden muafiyet hakkı tanınması, Türkiye’yi uluslararası pazarda dezavantajlı bir konuma soktu.
ABD’nin uyguladığı gümrük vergisi, Avrupa Birliği veya Tayvan menşeli ürünler için %10’dan düşükse, toplam gümrük vergisi %10’a tamamlanacak. Eğer bu ürünlerin MFN gümrük vergisi oranı %10 veya üzerinde ise, ek bir gümrük vergisi uygulanmayacak.
Türkiye’nin karşılaştığı %12,5 oranındaki ek gümrük vergisi, Japonya, Güney Kore ve İsviçre gibi diğer ülkeler için %12,5’tan düşükse, toplam gümrük vergisi %12,5’a tamamlanacak. Ancak bu ülkelerin MFN gümrük vergisi oranı %12,5 veya üzerinde ise, ek bir vergi uygulanmayacak.
ABD, Türkiye’nin Önemli İhracat Pazarlarından Biri
Son yıllarda Avrupa pazarındaki talep daralması nedeniyle Türk tekstil ve hazır giyim sektörü, pazar çeşitliliği stratejisi benimsemiştir. Bu süreçte ABD, Türkiye için en hızlı büyüyen pazar olarak öne çıkmıştır. 2026 yılının Ocak-Nisan döneminde ABD, Türkiye’nin teknik tekstil ihracatında birinci, ev tekstili ihracatında ise ikinci sırada yer almıştır. Yılın ilk yarısında Türkiye’nin en fazla tekstil ihracatı gerçekleştirdiği ülke ABD olmuştur; bu dönemde ülkeye %14’lük bir artışla 409 milyon dolar değerinde ihracat yapılmıştır.
Özel Tarife Uygulamaları
Yeni düzenleme kapsamında, sadece Bangladeş, Kamboçya, Endonezya ve Malezya gibi ülkelere yönelik özel bir sistem de bulunmaktadır. Bu ülkeler, ABD menşeli pamuk veya tekstil girdisi kullanmaları durumunda belirli miktardaki tekstil ve hazır giyim ürününü Section 301 vergisi olmadan ABD’ye gönderebilecekleri tarife kontenjanlarından yararlanabileceklerdir. Bu kontenjan sisteminin, en erken 1 Eylül 2026 tarihinde uygulanması beklenmektedir.
Türk Sanayisinin Dezavantajlı Durumu
İstanbul Sanayi Odası (İSO) Yönetim Kurulu Başkanı Erdal Bahçıvan, ABD’nin Türk tekstil, hazır giyim ve konfeksiyon sektörlerine yönelik ek gümrük vergisi kararını değerlendirirken, bu durumun sadece ek bir vergi uygulaması olmadığını, Türk sanayisinin rakipleri karşısında sistematik olarak dezavantajlı bir konuma itildiğini vurguladı. Bahçıvan, bazı rakip ülkelere tanınan vergi indirimleri ve tarife avantajlarının Türkiye açısından açık bir rekabet eşitsizliği yarattığını belirtti.
Toplam Gümrük Vergisi Yükü Artabilir
Bahçıvan, Türkiye için benzer bir üst sınır öngörülmemesi ve %12,5’lik ek verginin mevcut vergilerin üzerine eklenmesinin, toplam gümrük vergisi yükünü %25-30 seviyelerine çıkarabileceğini ifade etti. Türkiye’nin, ABD ile ticaretinde yapısal olarak yüksek dış ticaret fazlası veren ülkeler arasında olmamasına rağmen, bazı ülkelerle benzer bir muameleye tabi tutulmasının ekonomik gerçeklerle örtüşmediğini belirtti. Avrupa pazarındaki daralma nedeniyle ABD’yi alternatif bir pazar olarak gören sektörlerin, bu dönemde rakiplerine göre daha dezavantajlı hale gelmesinin kaygı verici olduğunu sözlerine ekledi.
Tekstil, hazır giyim ve konfeksiyon sektörlerinin Türkiye ekonomisi için kritik öneme sahip olduğunu belirten Bahçıvan, bu sektörlerin üretim, istihdam, ihracat ve bölgesel kalkınma açısından stratejik yapı taşları olduğunu vurguladı. Bu nedenle, bu sektörlerin rekabet gücünü zayıflatacak her düzenlemenin, sadece ihracat rakamlarını değil, aynı zamanda üretim merkezlerini, istihdam kapasitesini ve sanayi ekosisteminin dayanıklılığını da olumsuz etkileyeceğini ifade etti.
Türkiye-ABD Müzakereleri Önemli
Bahçıvan, Türkiye ile ABD arasında başlatılması planlanan yeni müzakerelerin son derece önemli olduğunu belirterek, bu süreçte gümrük vergileri, toplam tarife yükü, vergisiz tarife kontenjanları ve zorla çalıştırma konusundaki mevzuatın kapsamlı bir şekilde ele alınması gerektiğini söyledi. Kamu otoritelerinin, Türkiye’nin vergisiz tarife kontenjanına dahil edilmesi ve toplam tarife yüküne üst sınır getirilmesi için güçlü ve sonuç odaklı girişimlerde bulunmasını beklediklerini ifade etti.
Eşit Rekabet Şartları Talep Ediyoruz
Bahçıvan, Türk sanayicisinin kalite, üretim kabiliyeti, zamanında teslimat ve sürdürülebilirlik gibi unsurlarla rekabet ettiğini, ancak rekabetin adil olmadığı bir ortamda sanayicilerin gerçek potansiyellerini ortaya koyamayacaklarını dile getirdi. Türkiye’nin üretim gücünü ve ihracat kapasitesini korumanın, yalnızca sektörel bir mesele değil, ülkenin ekonomik geleceği açısından stratejik bir sorumluluk olduğunu hatırlattı.
Avrupa Pazarında Fiyat Baskısı Artabilir
Denizli İhracatçılar Birliği Başkanı Osman Uğurlu, yeni gümrük vergisi düzenlemelerinin Türk ihracatçılarının rekabet gücünü zorlayacağını belirterek, bu durumun dolaylı olarak Avrupa pazarında yaşanabilecek gelişmelere de etkisi olabileceğine dikkat çekti. Uğurlu, Çin’e uygulanan yüksek gümrük vergilerinin, Çinli üreticileri alternatif pazarlara yönlendirebileceğini ve bunun da Avrupa pazarında fiyat baskısını artırarak Türk ihracatçısının rekabet gücü üzerinde ek bir baskı oluşturabileceğini ifade etti.




