Açık Ocak Madenciliğinde Acele Kamulaştırmanın Önemi

Açık ocak madenciliğinde acele kamulaştırmanın gerekliliği ve enerji arz güvenliği üzerindeki etkileri ele alınıyor.

Kamulaştırma süreçlerinin acele olarak gerçekleştirilmesi, yalnızca mevcut kazı alanlarını açmak için değil, ileride ihtiyaç duyulacak enerji üretiminin teknik hazırlıklarını başlatmak amacıyla değerlendirilmektedir. Türkiye, enerji alanında önemli bir dönüm noktasında bulunuyor; sanayileşme, dijitalleşme ve elektrikli ulaşım sistemleri nedeniyle elektrik talebi hızla artarken, enerjide dışa bağımlılığı azaltma hedefi de büyük önem taşıyor. Özellikle çevresindeki jeopolitik sorunlar, bu durumu daha da kritik hale getiriyor. Enerji arz güvenliği, ekonomik büyüme, sanayi üretimi ve toplumsal refah açısından vazgeçilmez bir unsur olarak öne çıkıyor.

Uluslararası Enerji Ajansı’nın verilerine göre, dünya genelinde enerji talebi tarihi bir hızla artış gösteriyor. Elektrikli araçların yaygınlaşması, veri merkezlerinin artan ihtiyaçları ve dijitalleşme yatırımları, elektrik tüketimini yeni bir seviyeye taşıyor. Türkiye de bu eğilimden bağımsız değil; sanayileşme ve nüfus artışı ile birlikte elektrik talebinin artması bekleniyor. Bu bağlamda, enerji arz güvenliğinin korunması ve ithal kaynaklara bağımlılığın azaltılması, stratejik bir öneme sahip.

Yerli kaynakların önemi, Türkiye’nin yıllık enerji ithalatının 70 milyar doları aşmasıyla daha da belirginleşiyor. Yerli linyit rezervleri, ekonomik dayanıklılık ve enerji bağımsızlığı açısından kritik bir rol oynamaktadır. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı’nın “Kritik ve Stratejik Madenler” raporunda kömür, enerji arz güvenliği açısından stratejik bir kaynak olarak değerlendirilmektedir. Ancak enerji arz güvenliği, yalnızca elektrik üretim kapasitesiyle sınırlı değildir; bir santralin ihtiyaç duyduğu yakıtın kesintisiz temini ve madencilik faaliyetlerinin sürdürülebilirliği de büyük önem taşır.

Acele kamulaştırma uygulamaları, özellikle termik santrallere yakıt sağlayan açık ocak linyit işletmeleri için kritik bir hazırlık aracı olarak görülmelidir. Muğla’nın Milas ilçesinde bulunan Yeniköy ve Kemerköy termik santralleri, yerli kaynak temelli enerji üretiminin önemli örnekleri arasında yer alıyor. Bu santraller, toplamda 1.119 MW kurulu güce sahip olup, Güney Ege Bölgesi’nin elektrik ihtiyacının yaklaşık yüzde 65’ini karşılıyor. Yaz aylarında artan turizm nüfusu ve tarımsal faaliyetler için gerekli olan enerji ihtiyacı da bu santraller tarafından sağlanıyor.

Bu tesislerin konumu, elektrik tüketiminin yoğun olduğu Batı Anadolu’da bulunmaları nedeniyle de önemlidir. Türkiye’de elektrik üretim kapasitesinin büyük kısmı doğuda yer alırken, tüketim batıda yoğunlaşmaktadır. Yeniköy ve Kemerköy gibi santraller, bu dengesizliği gidermekte ve enerji sistemine katkı sağlamaktadır. Yerli linyit kaynaklarından elde edilen enerji, yılda yaklaşık 1,4 milyar metreküp doğal gaz ithalatını engelleyerek, ülke ekonomisine önemli katkılar sunmaktadır.

Santrallerin ekonomik etkisi, yalnızca enerji üretimiyle sınırlı değildir. Bölgedeki binlerce kişiye istihdam sağlayan bu tesisler, taşeronlar, yükleniciler ve yerel esnaf ile birlikte geniş bir ekonomik ekosistem oluşturmaktadır. Ancak santrallerin kesintisiz üretim yapabilmesi için maden sahasında yer alan özel mülkiyete ait bazı taşınmazların kamulaştırılması gerekmektedir. 10 Ocak 2026 tarihinde yayımlanan Cumhurbaşkanı Kararı ile Milas’taki 6 mahallede belirli 679 parsel için acele kamulaştırma kararı alınmıştı. Ancak Danıştay, bu parsellerden 194’ü için yürütmeyi durdurma kararı verdi. Bu durum, acele kamulaştırma sürecinin durmasına neden olabilir ve santrallerin üretiminde ciddi sorunlar yaratabilir.

Açık ocak madenciliği, genellikle kamuoyunda bir alanın kamulaştırılması ile hemen madencilik faaliyetlerine başlanacağı algısını doğuruyor. Ancak bu, yüksek derinlikli açık ocak madenciliğinde doğru değildir. Büyük ölçekli açık ocaklarda üretim başlamadan önce uzun bir hazırlık süreci gerekmektedir. Örneğin, Akbelen-Karacahisar sahasında yaklaşık 250 metre derinlikte üretim yapılabilmesi için birçok hazırlık aşaması gerekmektedir. Bu süreç, şev geri çekmeleri, ön dekapaj çalışmaları, nakliye yollarının oluşturulması gibi işlemleri içerir. Uluslararası madencilik uygulamalarında bu tür hazırlıklar, yıllar öncesinden tamamlanmak zorundadır.

Dünya genelinde birçok ülkede de benzer uygulamalar görülmektedir. Almanya’daki Hambach Linyit Madeni, bu konuda dikkat çekici bir örnektir. Burada, maden ilerleme yönünde bulunan yollar ve altyapı unsurları, kazı faaliyetleri başlamadan önce yıllar önce deplase edilmektedir. Şili, Kanada ve Avustralya gibi ülkelerde de büyük ölçekli açık ocak işletmelerinde benzer planlama anlayışı uygulanmaktadır.

Açık ocak madenciliğinde geciken hazırlık çalışmaları, gelecekteki üretim planlarını olumsuz etkilemektedir. Her aşama, bir sonraki aşamanın ön koşulunu oluşturur ve zamanın yerine konulamaz. Bu nedenle hukuki kullanım hakkının elde edilmesi, üretimin hemen başlayacağı anlamına gelmez; aksine uzun yıllar sürecek hazırlık çalışmalarının başlangıç noktasıdır.

Acele kamulaştırmanın amacı, yarın yapılacak kazı için alan açmak değil, birkaç yıl sonra ihtiyaç duyulacak üretimin teknik hazırlıklarını başlatmaktır. Eğer Yeniköy ve Kemerköy santrallerinde üretim durursa, enerji arzında ciddi sorunlar yaşanacak ve bölgesel ekonomide büyük kayıplar meydana gelecektir. Soma Termik Santrali örneğinde olduğu gibi, santralin kapanması, çevresindeki ekonomik yapıyı da olumsuz etkilemiştir. Yeniköy ve Kemerköy santralleri, yaklaşık 3.100 kişiye doğrudan istihdam sağlarken, tedarik zinciri ve yan sektörlerle birlikte yaklaşık 100.000 kişilik bir ekonomik ekosistem oluşturuyor. Bu nedenle acele kamulaştırma, hukuki boyutuyla tartışılmakla birlikte, Türkiye’nin artan enerji talebi ve yerli kaynakların stratejik önemi açısından göz önünde bulundurulmalıdır. Önemli olan, bugünün planlamasıyla yarının enerjisini güvence altına almaktır.

Doç. Dr. Ömer Ündül – İstanbul Teknik Üniversitesi Madencilik Fakültesi

Not: Bu makalede yer alan teknik değerlendirmeler, İstanbul Teknik Üniversitesi tarafından hazırlanan Yüksek Derinlikli Açık Ocak Madenciliğinde (Akbelen-Karacahisar Açık Ocağı) Kazı Öncesi Saha Hazırlık Süreçlerinin Acele Kamulaştırma Bağlamında Değerlendirilmesi Mühendislik Raporu (Mayıs 2026) bulgularından yararlanılarak hazırlanmıştır.

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu