Kritik mineral üretimi için USA Rare Earth ortaklığı
USA Rare Earth, Pasqal ve Riven Systems, kuantum makine öğrenimiyle kritik mineral üretiminde daha verimli ve düşük maliyetli ayrıştırma teknolojileri geliştirecek.
USA Rare Earth, kuantum bilgisayar alanında faaliyet gösteren Pasqal ve endüstriyel kimya için yapay zekâ çözümleri geliştiren Riven Systems, nadir toprak elementleri değer zincirine yönelik yeni nesil ayrıştırma teknolojileri geliştirmek üzere stratejik iş birliğine gitti.
Ortak projenin merkezinde, nadir toprak elementlerine mevcut seçeneklerden daha güçlü bağlanabilecek yeni ayrıştırma moleküllerinin belirlenmesi yer alıyor. Şirketler, kuantum makine öğreniminden yararlanarak daha küçük ölçekli, düşük maliyetli ve daha az enerji tüketen işleme tesislerinin önünü açmayı hedefliyor.
İş birliği, kritik mineraller ile kuantum bilişim alanlarındaki ABD ve Fransa merkezli uzmanlıkları bir araya getiriyor. Taraflar, bu ortak çalışmanın Batı ülkeleri için daha güvenli, verimli ve rekabetçi bir nadir toprak elementleri tedarik zincirinin kurulmasına katkı sağlayabileceğini belirtiyor.
Planlanan çalışma kapsamında Riven Systems, otonom mineral ayrıştırma laboratuvarında binlerce otomatik deney gerçekleştirecek ve nadir toprak elementlerine yönelik ekstrakt seçiciliğini modellemek için gerekli verileri üretecek. Pasqal ise nötr atom tabanlı kuantum işlem birimiyle, bu veriler kullanılarak oluşturulan kuantum makine öğrenimi modellerini klasik bilgisayar modelleriyle karşılaştıracak. Elde edilecek sonuçlar, USA Rare Earth’ün uygun ekstraktları seçmesine ve işleme süreçlerini geliştirmesine yardımcı olacak.
USA Rare Earth Kıdemli Başkan Yardımcısı Alex Moyes, nadir toprak sektöründeki temel zorluklardan birinin, üst aşamalardaki işlemlerden çıkan karışık nadir toprak karbonatının ayrı oksitlere dönüştürülmesi olduğunu ifade etti. Moyes, özellikle disprosyum, terbiyum ve itriyum gibi ağır nadir toprak elementlerinde Çin’in güçlü konumuna dikkat çekerek, kimya geliştirme süreçlerinde yıllar süren deneme-yanılma yönteminin yerine daha hızlı ve sürdürülebilir bir yaklaşım getirmeyi amaçladıklarını söyledi.
Moyes’e göre yeni sistem, ekstrakt moleküllerinin sanal ortamda belirlenip test edilmesini sağlayacak. USA Rare Earth’ün üretim akışlarına uygun bir ekstraktın hızlı biçimde geliştirilmesi; işlem aşamalarının, ekipman ihtiyacının ve hammadde tüketiminin azaltılmasına, dolayısıyla sermaye ve işletme maliyetleriyle birlikte tesislerin karbon ve çevresel etkisinin düşürülmesine katkı sunabilir.
Pasqal ve Riven Systems, çalışmalarını USA Rare Earth’ün kullanmayı planladığı hammaddelere göre şekillendirecek. Bu girdiler arasında Teksas’ın Sierra Blanca bölgesindeki Round Top madeni, üçüncü taraflardan temin edilecek karışık nadir toprak karbonatları ve mıknatıs üretiminden kaynaklanan, swarf olarak bilinen geri dönüştürülebilir kesim atıkları bulunuyor. Bu hammaddelere odaklanılması, projenin USA Rare Earth’ün malzeme işleme faaliyetlerinin farklı aşamalarında kullanılabilmesine imkân sağlayabilir.
Pasqal Üst Yöneticisi Wasiq Bokhari, ortaklığın ekonomik büyüme, sanayi rekabetçiliği ve ulusal dayanıklılık açısından önem taşıyan üç teknolojik uzmanlığı buluşturduğunu belirtti. Bokhari, kuantum bilişim, malzeme uzmanlığı ve gelişmiş otomasyonun bir arada kullanılmasının kritik tedarik zincirlerinde inovasyonu hızlandırabileceğini ve Fransız ve Amerikan şirketleri arasındaki iş birliğine örnek oluşturabileceğini kaydetti.
Şirketler, başlangıç niteliğindeki makine öğrenimi projesinin daha kapsamlı bir iş birliğine dönüşebileceğini düşünüyor. Uzun vadeli hedef, kuantum makine öğrenimi modelinin yüksek potansiyel taşıyan ekstraktları belirlediği, bu adayların Riven Systems’in otonom laboratuvarında test edildiği ve en başarılı sonuçların Colorado eyaletindeki Wheat Ridge’de bulunan USA Rare Earth araştırma ve geliştirme tesisinde doğrulandığı uçtan uca bir keşif süreci oluşturmak.
Riven Systems Teknoloji Direktörü ve kurucu ortağı Dr. Orion Archer Cohen, yapay zekâ ile otonom laboratuvarların kritik mineral işleme alanında yeni dönemi temsil ettiğini söyledi. Cohen, USA Rare Earth’ün bu teknolojileri erken aşamada benimsemesinin, geleneksel kimyasal yöntemlerin ötesinde verimlilik artışlarının önünü açabileceğini ve Batı’nın gelişmiş bilgi işlem kapasitesini kullanarak sanayisini daha hızlı yeniden yapılandırmasına katkı sağlayabileceğini ifade etti.




