Türkiye’nin Avrupa Savunma Sanayisindeki Yükselişi ve Bayraktar TB3
Brookings Enstitüsü, Türkiye’nin Avrupa savunma sanayisindeki rolünü ve Bayraktar TB3’ün önemini analiz etti.
ABD merkezli Brookings Enstitüsü, Türkiye’nin Avrupa savunma sanayiindeki rolünün son yıllarda önemli değişiklikler gösterdiğini ortaya koyan yeni bir analiz yayımladı. Türkiye, Avrupa Birliği’nin gelişmekte olan savunma yapısının dışında kalmaya devam etmesine rağmen, Avrupa’nın savunma sanayi altyapısına giderek daha fazla entegre olmaktadır.
Raporda, Avrupa için temel sorunun artık Türkiye ile savunma iş birliği yapılıp yapılmayacağı değil, bu iş birliğinin geçici ortaklıkların ötesine geçip daha kurumsal bir yapıya dönüşüp dönüşmeyeceği olduğu ifade ediliyor. Bu dönüşümün en somut örneği ise İtalya’da gözlemleniyor.
İtalya Deniz Kuvvetleri’nin, BAYKAR tarafından geliştirilen Bayraktar TB3 SİHA’yı Cavour uçak gemisinde kullanma planı, sadece yeni bir platform tedariki olarak değerlendirilmemekte. Brookings, bu kararın Türk savunma sanayiinin Avrupa’nın üretim, sertifikasyon, görev sistemleri ve lojistik altyapısına entegrasyonunun başlangıcını temsil ettiğini vurguluyor.
Bu süreçte, 2025 yılında kurulan BAYKAR-LEONARDO ortak girişimi LBA Systems önemli bir rol oynamaktadır. Rapor, BAYKAR’ın artık yalnızca Avrupa’ya ürün satan bir firma değil, aynı zamanda Avrupa’nın en büyük savunma şirketlerinden biri olan Leonardo’nun stratejik sanayi ortaklarından biri haline geldiğini belirtiyor.
TB3’ün Stratejik Önemi
Analiz, Bayraktar TB3’ün Avrupa açısından yalnızca yeni bir insansız hava aracı olmadığını da vurguluyor. Ukrayna savaşının ardından deniz harekât konseptlerinin önemli ölçüde değiştiği gözlemleniyor. Uzun menzilli hassas taarruz sistemleri, gemisavar füzeler, dolanan mühimmatlar ve insansız platformlar, klasik uçak gemisi konseptini yeniden şekillendiriyor.
Cavour-TB3 kombinasyonu, İtalya’ya daha düşük maliyetle daha uzun görev süresi ve geniş bir harekât alanı sunma potansiyeline sahip.
Türkiye’nin Avrupa’daki Rolü Genişliyor
Brookings analizi, Türkiye’nin Avrupa savunma sanayiindeki yükselişinin yalnızca İtalya ile sınırlı olmadığını ortaya koyuyor. İspanya’nın HÜRJET programındaki iş birliği, Polonya’nın Bayraktar TB2 tedariki, Romanya’nın deniz platformları ve zırhlı araç projeleri gibi örnekler, bu eğilimin farklı yansımaları olarak değerlendiriliyor. Ayrıca, Mayıs 2026’da Baykar ile Safran Electronics & Defense arasında imzalanan stratejik ortaklık, Avrupa’nın Türkiye’ye bakışındaki değişimi gösteren önemli bir gelişme olarak kaydediliyor.
Türkiye: Avrupa’nın Yakın Üretim Merkezi
Raporda Türkiye, Avrupa açısından “savunma sanayiinde yakın üretim merkezi” olarak tanımlanıyor. Türk savunma şirketleri, maliyet etkin üretim, ortak üretime açıklık, kısa tedarik süreleri ve gerçek savaş tecrübesi sayesinde Avrupa’nın artan savunma ihtiyaçlarına hızlı yanıt verebiliyor. Bu durum, Türkiye’nin Avrupa savunma ekosistemine siyasi mekanizmalar aracılığıyla değil, fabrikalar, ortak girişimler, ana yükleniciler ve tedarik zincirleri üzerinden entegre olduğunu göstermektedir.




