Bayraktar TB3’ten denizaltılara karşı kritik hamle

Bayraktar TB3, Denizkurdu-I/2026 Tatbikatı’nda TCG Anadolu’dan sonobuoy bırakarak denizaltı savunma harbinde yeni bir kabiliyet sergiledi.

Bayraktar TB3, Denizkurdu-I/2026 Tatbikatı kapsamında TCG Anadolu’dan havalanarak denizaltı savunma harbine yönelik önemli bir görevi tamamladı. Baykar tarafından geliştirilen Sonobuoy Atım Sistemi (SAS POD) ile iki sonobuoy denize bırakılırken, görev bölgesindeki deniz karakol uçağıyla koordineli operasyon gerçekleştirildi.

20-25 Eylül 2026 tarihleri arasında Karadeniz, Marmara Denizi, Ege Denizi ve Doğu Akdeniz’de eş zamanlı yürütülen tatbikata Deniz, Kara, Hava ve Sahil Güvenlik Komutanlıklarına bağlı unsurlar katılıyor. Tatbikatın öne çıkan platformlarından Bayraktar TB3 ise senaryo kapsamında denizaltı savunma harbi görevinde kullanıldı.

Operasyon sırasında kanat altında taşıdığı Baykar SAS POD üzerinden iki sonobuoy bırakan Bayraktar TB3, yalnızca kendi sensörlerinden elde edilen verilerle sınırlı kalmadı. İHA üzerindeki sonobuoy işleme birimi, deniz karakol uçağının daha önce denize bıraktığı sonobuoylardan gelen bilgileri de işledi.

Bu veriler tatbikat ortamında anlık olarak görüntülenerek sistemin veri toplama ve değerlendirme kabiliyeti ortaya konuldu. Böylece Bayraktar TB3, denizaltı tespitine yönelik sensör ağının bir parçası olarak görev yapabileceğini gösterdi.

TB3’ün denizaltı savunma harbi kabiliyeti

Bayraktar TB3’ün bu alandaki kullanımı, daha önceki gelişmelerin devamı niteliğinde. Platform, Haziran 2026’da düzenlenen Denizkurdu-2 Tatbikatı’nda ANTIDOT 2-U elektronik harp podlarıyla görüntülenmişti. Ağustos 2026’da düzenlenen TEKNOFEST Mavi Vatan’da ise ASELSAN tarafından geliştirilen ASELBUOY POD sistemi TB3 üzerinde sergilenmişti.

Denizkurdu-I/2026’da kullanılan SAS POD’un Baykar tarafından geliştirilen ayrı bir çözüm olması, Bayraktar TB3 için sonobuoy kullanımında farklı sistemlerin değerlendirildiğine işaret ediyor.

İHA’ların denizaltı avındaki rolü

Denizaltı savunma harbi uzun süre deniz karakol uçakları, fırkateynler ve helikopterler gibi maliyeti yüksek ve sayısı sınırlı platformların sorumluluğunda yürütüldü. Sonobuoy sistemlerinin İHA’lara entegre edilmesi ise deniz gözetleme faaliyetlerinde daha esnek bir kullanım imkânı sağlayabilir.

Uzun süre havada kalabilen Bayraktar TB3 gibi platformlar, geniş deniz alanlarının sürekli izlenmesine katkı sunarak denizaltıların hareket serbestisini kısıtlamaya yardımcı olabilir. Bu kabiliyet, özellikle Ege, Doğu Akdeniz ve Karadeniz gibi stratejik ve yoğun takip gerektiren bölgelerde önem taşıyor.

Bayraktar TB3’ün görevi TCG Anadolu’dan gerçekleştirmesi de dikkat çekici bir başka unsur oldu. Bu kullanım, denizaltı savunma harbi görevlerinin yalnızca sabit üslerden veya sınırlı sayıdaki hava platformundan değil, harekât bölgesine yakın deniz unsurlarından da desteklenebileceğini ortaya koydu.

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu