Denizüstü rüzgâr enerjisi için 3 milyar dolarlık adım
Türkiye, 2027’deki 1000 megavatlık ilk denizüstü rüzgâr enerjisi YEKA ihalesiyle 3 milyar dolarlık yatırım ve 2035 için 5 bin megavat hedefliyor.
Türkiye, 2027’nin ilk çeyreğinde gerçekleştirilmesi planlanan 1000 megavatlık ilk denizüstü rüzgâr enerjisi Yenilenebilir Enerji Kaynak Alanı (YEKA) ihalesiyle enerji dönüşümünde yeni bir aşamaya geçmeye hazırlanıyor. Projenin hayata geçmesiyle yaklaşık 3 milyar dolarlık yatırımın devreye alınması bekleniyor.
Söz konusu kaynağın yaklaşık yarısının denizüstü rüzgâr türbinlerinin tedarikine ayrılması öngörülüyor. Kalan bölüm ise elektrik iletim altyapısı, inşaat çalışmaları ve deniz koşullarına uygun lojistik operasyonlar gibi kalemlerde kullanılacak.
Denizüstü rüzgâr enerjisi projeleri, ilk yatırım maliyetleri bakımından karasal santrallere göre daha yüksek bir bütçe gerektiriyor. Buna karşılık denizlerdeki rüzgârın daha güçlü ve düzenli olması, santrallerin üretim verimliliğini artırıyor. Karasal rüzgâr tesislerinde yaklaşık yüzde 35 olan kapasite faktörü, denizüstü projelerde yüzde 45 ila 50 aralığına çıkabiliyor.
Türkiye Rüzgâr Enerjisi Birliği Başkanı İbrahim Erden, yüksek kapasite faktörünün daha fazla elektrik üretimine imkân verdiğini belirterek, başlangıç maliyetleri yüksek olsa da denizüstü projelerin rekabetçi üretim maliyetlerine ulaşabileceğini ifade etti.
Yatırım, farklı sektörlerde hareketlilik yaratacak
İhalenin ayrıntılarının yılın son çeyreğinde açıklanması, sürecin ise 2027’nin ilk çeyreğinin sonunda tamamlanması planlanıyor. İhale sonrasında oluşacak yatırım hacminin yalnızca elektrik üretimiyle sınırlı kalmayarak geniş bir sanayi ekosistemini harekete geçirmesi bekleniyor.
Denizüstü inşaat faaliyetleri, özel elektrik ekipmanlarının üretimi, deniz taşımacılığı, gemicilik, gemi inşa sanayisi ve açık deniz projelerine yönelik özel ekipman imalatı, bu süreçten etkilenebilecek başlıca alanlar arasında bulunuyor. Erden’e göre sektör büyüdükçe ölçek ekonomisinin etkisiyle maliyetlerin düşmesi ve yeni faaliyet alanlarının ortaya çıkması mümkün olacak.
Türkiye’nin uzun vadeli planları da bu alanda daha geniş bir kapasite artışına işaret ediyor. Ülke, 2035 yılına kadar denizüstü rüzgâr enerjisinde toplam 5 bin megavat kurulu güce ulaşmayı hedefliyor. Projelerin yaygınlaşması, yerli sanayinin üretim süreçlerine uyum sağlaması ve maliyetlerin zaman içinde azalmasıyla denizcilik, lojistik ve özel imalat sektörlerinde nitelikli büyüme bekleniyor.
İlk sahalar Marmara ve Ege’de belirlendi
Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı, denizüstü rüzgâr enerjisini öncelikli stratejik alanlardan biri olarak değerlendiriyor. Yapılan araştırma ve teknik incelemeler sonucunda ilk çalışmalar için Marmara ve Ege bölgelerinde dört saha öne çıkarıldı. Saros Körfezi, Gökçeada, Bozcaada ve Edremit açıklarındaki bu alanlar, Türkiye’nin denizüstü rüzgâr yatırımlarındaki ilk merkezleri olacak.
1000 megavatlık ilk ihale, Türkiye’nin denizlerdeki rüzgâr potansiyelini elektrik üretimine dönüştürmesi açısından kritik bir başlangıç niteliği taşıyor.
Proje, uluslararası yatırımcıların ve teknoloji şirketlerinin de ilgisini çekiyor. Avrupa’dan Danimarka ve Almanya, Asya’dan ise Çin merkezli şirketler süreci takip ediyor. Birleşik Arap Emirlikleri, Suudi Arabistan ve Katar da finansman ve yatırım fırsatları bakımından öne çıkan ülkeler arasında yer alıyor. İbrahim Erden, Türkiye’nin mühendislik ve imalat kapasitesine duyulan güvenin bu uluslararası ilgiyi desteklediğini belirtti.




