Dünya Genelinde Pestisit Risk Azaltımında İlerleme Yok

Yeni araştırmalar, ülkelerin BM’nin pestisit riskini azaltma hedefinde ilerleme kaydetmediğini ortaya koyuyor.

Birleşmiş Milletler, pestisit riskini 2030 yılına kadar %50 oranında azaltmayı hedeflerken, bu amaca ulaşma yolunda dünya genelindeki ülkelerin kayda değer bir ilerleme kaydetmediği ortaya çıktı. Almanya’daki Kaiserslautern-Landau Üniversitesi’nden çevre bilimcilerin yaptığı kapsamlı bir araştırma, yalnızca Şili’nin bu hedefe ulaşma yolunda ilerlediğini gösteriyor.

Araştırma, çoğu ülkenin pestisitlerin ekolojik riskleriyle ilgili yanlış bir yön izlediğini ve tarım sistemlerinde gerekli değişiklikler yapılmadan, BM’nin küresel risk azaltım hedefinin gerçekleştirilemeyeceğini vurguluyor. 2013-2019 yılları arasında 65 ülkede yapılan pestisit kullanımıyla ilgili veriler incelendi ve bu veriler, sucul omurgasızlar, balıklar, tozlayıcı böcekler, toprak organizmaları ve kara ekosistemlerindeki çeşitli türlerle birleştirildi.

Bu yeni analiz yöntemi, “toplam uygulanan toksisite” (Total Applied Toxicity – TAT) olarak adlandırılıyor ve ülkelerin pestisit riskini ne ölçüde azalttığını değerlendirmek için kullanılacak. Araştırmanın yürütücülerinden ekotoksikolog Ralf Schulz, BM’nin pestisit riskini azaltma kararında “risk” kavramının net bir şekilde tanımlanmadığını belirtti.

Çalışma, dünya genelindeki ekolojik toksisitenin arttığını ve küresel TAT değerinin yarısından fazlasının Brezilya, Çin, Hindistan ve ABD tarafından oluşturulduğunu ortaya koydu. Bazı ülkelerde, örneğin Çin ve Japonya’da, pestisit riskinin azalma eğilimi gösterdiği gözlemlense de, 2030 hedeflerine ulaşmak için daha fazla çaba sarf edilmesi gerektiği vurgulandı. Öte yandan, Tayland ve Danimarka gibi ülkeler ise yanlış yönde ilerliyor ve acil önlemler almak zorunda.

Araştırma, birçok tür için küresel TAT değerinin arttığını ve özellikle kara eklembacaklıları, toprak organizmaları ve balıklar için toksisitenin yüksek olduğunu gösterdi. Ayrıca, meyve, sebze, mısır ve pirinç gibi ürünlerde kullanılan pestisitlerin, küresel pestisit toksisitesinin %75’inden fazlasını oluşturduğu belirlendi. Araştırmacılar, küresel pestisit riskinin büyük ölçüde birkaç yüksek derecede toksik kimyasaldan kaynaklandığını ve bu kimyasalların azaltılmasının ülkelerin hedeflerine ulaşmasında önemli bir fırsat olabileceğini ifade etti.

Prof. Schulz, farklı tür gruplarına bakıldığında yalnızca birkaç pestisitin TAT açısından en belirleyici olduğunu vurgulayarak, ülkelerin bu bilgiyi kullanarak daha az zararlı alternatifler geliştirebileceğini ve tarım sistemlerini toksik pestisit kullanımını azaltacak şekilde dönüştürebileceğini belirtti. Pestisitler, böcekleri öldürmek için tasarlanmış olsa da, türlerine ve maruziyet düzeyine bağlı olarak birçok canlı üzerinde olumsuz etkilere yol açabiliyor ve insan sağlığıyla çeşitli sorunlar arasında ilişki kurulabiliyor.

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu