Mobilya Sektörü Maliyet Baskısıyla İhracata Odaklandı
Mobilya sektörü, artan işçilik ve finansman giderleri nedeniyle rekabet gücünü korumakta zorlanıyor. İhracat ise yaklaşık 5 milyar dolarda kaldı.
Türkiye’nin önemli üretim alanlarından mobilya sektörü, yükselen işçilik ve finansman giderlerinin oluşturduğu baskıyla karşı karşıya. Maliyetlerdeki artış, üreticilerin hem iç pazardaki kârlılığını hem de küresel pazarlardaki fiyat rekabetini olumsuz etkiliyor. Sektör temsilcileri, özellikle emek yoğun işletmelerin desteklenmesi için yeni teşvik mekanizmalarına ihtiyaç duyulduğunu belirtiyor.
Yüksek finansman maliyetleri, şirketlerin elde ettiği kazancın önemli bölümünü işletme giderlerine ayırmasına yol açıyor. Bu durum, firmaların yatırım ve kapasite artırma imkanlarını sınırlarken, enflasyon kaynaklı maliyet yükselişlerinin ihracat fiyatlarına aynı ölçüde yansıtılamaması kâr marjlarını daha da daraltıyor. Yurt dışındaki alıcıların fiyat artışlarına direnç göstermesi de Türk üreticilerin rekabet gücünü korumasını zorlaştırıyor.
İşçilik giderleri maliyet yapısını değiştirdi
Emek yoğun üretim modeli nedeniyle mobilya sektöründe işçilik maliyetlerindeki değişim, toplam giderlere doğrudan yansıyor. Sektörden aktarılan bilgilere göre daha önce üretim maliyetlerinin yüzde 15 ila 20’sini oluşturan işçilik giderlerinin payı yüzde 50’nin üzerine çıktı.
Bu tablo, özellikle yüksek sayıda çalışan istihdam eden işletmelerin maliyet yapısında önemli bir dönüşüme neden oldu. Temsilciler, artan işçilik giderlerinin girişimcilerin emek yoğun alanlarda yeni yatırım yapma isteğini de zayıflattığına dikkat çekiyor.
İhracat yaklaşık 5 milyar dolarda kaldı
Mobilya sektöründe ihracat artışının da beklentilerin gerisinde kaldığı ifade ediliyor. 2022 sonrasındaki dönemde miktar bazında yaklaşık yüzde 10’luk pazar kaybı yaşandığı belirtilirken, toplam ihracat gelirinin yaklaşık 5 milyar dolar seviyesinde seyrettiği aktarılıyor.
Sektör temsilcileri, mevcut üretim kapasitesi ve Türkiye’nin potansiyeli dikkate alındığında ihracatın 7 ila 7,5 milyar dolar aralığına çıkabileceğini değerlendiriyor. Bu hedefe ulaşılabilmesi için üretim giderlerinin kontrol altına alınması ve ihracatçıların finansmana daha kolay erişmesi gerektiği vurgulanıyor.
Yaklaşık 14 milyar dolarlık ekonomik büyüklüğe sahip olan mobilya sektöründe 49 bin 179 üretici işletme faaliyet gösteriyor. Sektörün yaklaşık 500 bin kişiye istihdam sağladığı belirtilirken, yaşanabilecek üretim ve pazar kayıplarının yalnızca ihracat gelirlerini değil, istihdamı ve yan sanayileri de etkileyebileceği ifade ediliyor.
Rekabet için tasarım ve inovasyon öne çıkıyor
Sektör temsilcileri, Türkiye’nin küresel mobilya pazarında yalnızca düşük fiyat avantajıyla ilerlemesinin sürdürülebilir olmadığı görüşünde. Tasarım, inovasyon, markalaşma ve katma değerli üretimin güçlendirilmesi, sektörün uluslararası konumunu sağlamlaştırması açısından öncelikli alanlar arasında gösteriliyor.
Mobilya sektörünün rekabet gücünü artırması için finansmana erişimin kolaylaştırılması, ihracat desteklerinin genişletilmesi ve emek yoğun işletmelerin maliyet yükünün azaltılması talep ediliyor.




