Solarlap: Avustralya’yı Güneş Enerjisiyle Turlamak
Solarlap projesi, bir Tesla Model 3 ile Avustralya çevresinde 16 bin 940 kilometrelik yolculuğun ağırlıklı olarak güneş enerjisiyle yapılabileceğini gösterdi.
Elektrikli araçların fosil yakıtlarla üretilen elektrikle çalıştığını savunan eleştirilere yanıt vermek isteyen emekli elektrik mühendisi Andrew Mangano, Avustralya çevresinde ağırlıklı olarak güneş enerjisiyle çalışan bir yolculuğa çıktı. Solarlap adını verdiği proje kapsamında Mangano, elektrikli araçların yalnızca fosil yakıtlara dayalı şarj altyapısına mahkûm olmadığını sahada göstermeyi amaçladı.
Mangano, Perth’ten yola çıkarak Tesla Model 3 Long Range ile 42 günde 16 bin 940 kilometre katetti. Yolculuk boyunca 69 kez şarj işlemi gerçekleştiren sürücünün ortalama enerji tüketimi kilometre başına 149,4 vat-saat oldu. Toplam şarj maliyeti ise 1.649,04 Avustralya doları olarak kayda geçti.
Elektrik ve telekomünikasyon altyapısı alanında 40 yıllık deneyime sahip olan Mangano; optik fiber, telsiz sistemleri, doğru akım, güneş enerjisi ve enerji altyapıları üzerine çalıştı. Daha önce 2001 yılında bir Ford Laser TX3’ü elektrikliye dönüştüren mühendis, 2017’den bu yana Holden Volt EREV kullandı. Bu yıl Tesla Model 3 Long Range’e geçen Mangano, Şubat ayında aynı modelle Tasmanya turu da yaptı.
Solarlap güzergâhı hazırlanırken PlugShare ve Google Earth kullanıldı. Mangano, rotadaki güneş panellerini ve güneş enerjisiyle ilişkilendirilebilecek şarj noktalarını uydu görüntüleri üzerinden belirledi. Yolculuğun 10. gününde, Avustralya’yı elektrikli motosikletle ters yönde dolaşan Ed Darmanin ile karşılaştı.
Projenin temel hedefi, güneş enerjisinin bulunduğu noktalarda gündüz saatlerinde şarj etmek ve mümkün olduğunca dizel jeneratörlerden ya da fosil yakıt ağırlıklı şebekeden kaçınmaktı. Küçük ölçekli güneş panellerinin bulunduğu istasyonlar dahi bu plan kapsamında değerlendirildi. Katherine ve Norseman gibi bazı yerleşimlerde ise şarj, kasabanın genel güneş enerjisi altyapısıyla ilişkilendirildi.
Yolculuğun en zorlu bölümü Batı Avustralya’nın kuzey kesimlerinde yaşandı. Çok sayıda şarj cihazının arızalı veya düşük kapasitede çalışması nedeniyle Mangano, bölgedeki ağı “çalışmayan Batı Avustralya elektrikli araç ağı” anlamında “EV Notwork” diye adlandırdı. Arızaların yanı sıra vandalizm, yetersiz bakım, iletişim sorunları ve dizel destek sistemlerinin devreye girmemesi de yolculuğu güçleştirdi.
İkinci günde Billabong Roadhouse’a ulaşan Mangano, istasyonun yalnızca 3 kilovat güç verdiğini gördü. Bunun üzerine Overlander Roadhouse’a geçen sürücü, yüzde 19 batarya seviyesiyle 1,5 saat boyunca 24 kilovat hızında şarj oldu. İstasyonda 250 kilovatlık güneş paneli sistemi, 191 kilovat-saatlik batarya ve dizel yedekleme ünitesi bulunuyordu.
Sandfire Roadhouse’ta ise doğru akım şarj cihazının 150 kilovat yerine yalnızca 8 kilovat verdiği belirlendi. Mangano, bu düşüşün Tritium cihazlarındaki soğutma pompalarının arızalanmasından kaynaklandığını aktardı. Bidyadanga yönündeki istasyonun da sorunlu olduğunu bildiği için Sandfire’da dört saat bekleyen sürücü, yüzde 95 dolulukla yola çıktı ve 320 kilometrelik mesafeyi aşarak Broome’a yüzde 15 batarya ile ulaştı.
Broome’daki Town Beach istasyonunda da benzer bir sorun yaşandı. Güneş enerjisiyle çalışmayan bu cihaz, 150 kilovat kapasitesine rağmen yalnızca 2,9 kilovat güç sağlayabildi. Derby ve Fitzroy Crossing bölgelerindeki istasyonlarda ise kırık ekranlardan tamamen kullanılamaz durumdaki ekipmanlara kadar uzanan vandalizm izleri görüldü.
Ngumban’daki şarj cihazının 8 kilovatla sınırlı kalması, yüzde 19’dan tam doluluğa ulaşmak için altı buçuk saatten fazla beklenmesine yol açtı. Warmun’da ise şarj işlemini başlatabilmek için Chargefox müşteri hizmetlerinin iki kez manuel doğrulama yapması gerekti. Buna karşın cihaz çalıştığında 114 kilovata kadar çıktı ve şarj işlemi yaklaşık 50 dakikada tamamlandı. Warmun’da topluluk çatılarında toplam 420 kilovatlık güneş enerjisi sistemi bulunuyor.
Batı Avustralya’dan Kuzey Toprakları’na geçildikten sonra şarj deneyimi büyük ölçüde iyileşti. Mangano, bölgedeki cihazları Batı Avustralya’dakilere kıyasla daha güvenilir buldu. Timber Creek’te kasırga koşullarına dayanıklı güneş paneli montajlarını inceleyen sürücü, Katherine yakınlarında 100 bin panelden oluşan 34 megavatlık güneş tarlası ile 3,4 megavat-saatlik batarya sisteminin bulunduğunu aktardı.
Queensland yönüne ilerlerken karşı rüzgârlar ve yan rüzgârlar aracın menzilini yaklaşık yüzde 10 azalttı. Bu nedenle Camooweal’a yüzde 29 batarya ile ulaşan Mangano, Mount Isa’ya kadar devam etmek yerine geceyi burada geçirmeyi tercih etti. Cloncurry’de sorunsuz çalışan bir Tritium cihazı bulan sürücü, daha sonra Karumba’ya kadar 452 kilometre yol aldı. Bu, tek şarjla gerçekleştirdiği en uzun sürüş oldu.
Karumba yolunda araç yüzde 7 seviyesine kadar düştü. Yaban hayvanları nedeniyle son iki saatte hızını azaltan Mangano, varışa yaklaşık bir kilometre kala bir kangurunun aracın arka tekerleğinin ön kısmına çarpması sonucu gövdede küçük bir göçük oluştuğunu belirtti.
Georgetown ile Mount Surprise arasındaki etapta ise menzili korumak için düşük hızla sürüş ve yokuş inişlerindeki hareket enerjisinden yararlanma yöntemine başvurdu. Mount Surprise’a yalnızca yüzde 4 batarya ile ulaşabildi. Cairns’teki Mount Sheridan Plaza’da ilk kez Tesla Supercharger kullanan Mangano, istasyonda güneş panelli bir otopark gölgeliği bulunduğunu, ancak bu sistemin 25-30 kilovatlık üretim kapasitesinin aracın çektiği gücün dörtte birinden az olduğunu kaydetti.
Queensland, Yeni Güney Galler, Avustralya Başkent Bölgesi, Victoria ve Güney Avustralya kıyıları boyunca yolculuk daha sorunsuz ilerledi. Mangano bu bölümde arkadaşları ve akrabalarıyla görüştü, çocukluğundan tanıdığı yerleri ziyaret etti. Ancak Batı Avustralya sınırına ve Nullarbor Ovası’na dönüş, şarj güvenilirliği sorunlarını yeniden gündeme getirdi.
Yolculuğun 41. gününde Balladonia’daki cihaz tamamen devre dışıydı. İstasyonda güneş enerjisi yetersiz kaldığında dizel jeneratörün otomatik olarak çalışması gerekiyordu; ancak sistem devreye girmediği için bataryalar boşalmıştı. Mangano, aracında kalan yüzde 50 enerjiyle 191 kilometre uzaklıktaki Norseman’a ulaşmayı başardı ve orada 104 kilovata kadar güçle şarj oldu. Norseman’da 758 kilovatlık güneş tarlası ile 336 kilovat-saatlik batarya bulunuyor.
Şarj kaygısını azaltmak için sonraki iki istasyonun durumunu Chargefox üzerinden önceden doğrulayan Mangano, Ravensthorpe’ta 50 dakika boyunca 114 kilovata kadar şarj edildi. Yolculuğun son şarj işlemi, Avustralya Elektrikli Araçlar Birliği’nin Corrigin Roadhouse’taki cihazında gerçekleşti.
Mangano’ya göre bu deneyim, elektrikli araç sahiplerinin yalnızca araç seçimine değil, şarjın nerede ve ne zaman yapıldığına da dikkat etmesi gerektiğini ortaya koydu. Güneş enerjili istasyonlar arasındaki mesafenin uzun olduğu bölgelerde rota önceden ayrıntılı biçimde planlanmalı, PlugShare kullanıcı bildirimleri incelenmeli ve gerektiğinde işletmeciyle telefonla iletişime geçilerek cihazın çalıştığı doğrulanmalı.
Şarj sürecinin özellikle 20 kilovatın altındaki istasyonlarda uzun sürebileceğini belirten Mangano, elektrikli araç yolculuklarında sabrın önemli olduğunu vurguladı. 11 kilovatlık bir noktada küçük bir aracın tamamen dolması yedi saati bulabilirken, karavan parklarındaki şarj işlemleri 24 saate kadar uzayabiliyor. Yüksek hızın menzili hızla tükettiğini belirten sürücü, menzil ihtiyacı kesin olarak bilinmiyorsa saatte yaklaşık 100 kilometrelik hızın tercih edilmesini önerdi.
Araç seçiminin de kritik olduğunu ifade eden Mangano, otoyol menzili 400 kilometrenin altında kalan modellerin bu tür rotalar için uygun olmayabileceğini söyledi. Güneş enerjili istasyonların Batı Avustralya, Queensland, Kuzey Toprakları ve Güney Avustralya’da birbirinden uzak olması nedeniyle en az 500 kilometrelik menzilin daha güvenli bir seçenek olduğunu belirtti. Daha hafif, küçük ve aerodinamik araçların daha az enerji tükettiğini, bu nedenle daha kısa sürede şarj olacağını kaydetti.
Uzun rotalara çıkan sürücülerin farklı şarj standartlarına uygun kablolar taşıması da gerekiyor. Mangano; karavan parkları için 240 volt 15 amper ve 240 volt 10 amper bağlantıları, Kuzey Toprakları ile kuzey Queensland’deki bazı noktalar için 32 amper üç fazlı beş pimli kabloyu, 11 kilovatlık Schneider ve kablosuz Tesla hedef şarj cihazları için de Tip 2-Tip 2 kablosunu yanında bulundurdu.
Şarj istasyonlarında kimlik doğrulama sorunları yaşanabileceği için RFID kartlarının taşınmasını öneren Mangano, Chargefox veya Avustralya Elektrikli Araçlar Birliği kartlarının gerekli olabildiğini belirtti. Operatörle iletişim kurmak için Telstra mobil hat bulundurulmasını, Tesla Supercharger istasyonlarında ise Tesla uygulamasının kullanılmasını tavsiye etti.
Batı Avustralya’daki sorunların önemli bir bölümü Tritium RTM50 cihazlarının soğutma pompalarındaki arızalardan kaynaklandı. Pompa çalışmadığında cihazlar gücü 8-10 kilovata düşürüyor. Şebekeden bağımsız istasyonlarda kullanılan güneş enerjisi, batarya ve dizel kombinasyonunda da sorunlar yaşandı; Balladonia’da batarya boşaldığında dizel jeneratörün devreye girmemesi istasyonun çalışmasını engelledi.
150 kilovatlık Kempower cihazlarında bulunan üç güç ünitesinden biri arızalandığında kapasite 100 kilovata, ikisi arızalandığında 50 kilovata düşüyor. Üç ünitenin de devre dışı kalması ise istasyonu tamamen kullanılamaz hale getiriyor. Karratha’da bu ünitelerden ikisinin arızalı olduğu görüldü. Bunun yanı sıra iletişim ve Chargefox doğrulama problemleri, şarj gücünü gereksiz biçimde düşüren yazılım sorunları ve onarılmayan vandalizm vakaları da altyapının güvenilirliğini etkiledi.
Solarlap, Avustralya’nın geniş ve seyrek yerleşimli bölgelerinde elektrikli araçla seyahat etmenin dikkatli planlama, yeterli menzil ve sabır gerektirdiğini gösterdi. Mangano’nun deneyimi aynı zamanda şehirlerde ve taşrada, uygun altyapı bulunduğu sürece bir elektrikli aracın ağırlıklı olarak güneş enerjisiyle kullanılabileceğini ortaya koydu. Şebekedeki yenilenebilir enerji payı arttıkça, güneş enerjisiyle çalışan şarj noktalarının elektrikli ulaşımın geleceğindeki rolünün de büyümesi bekleniyor.




